Sonunda in olan 6 harfli 107 kelime var. İN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde in olan kelimeler listesine ya da başında in olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BLUCİN
-
Kelime Kökeni: İngilizce blue-jeans
-
[isim]
Bakınız kot (I)
-
[isim]
Bakınız kot (I)
- FİBRİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca fibrine
-
[isim, biyoloji]
Kanda pıhtılaşma sonucu oluşan bir protein
-
[isim, biyoloji]
Kanda pıhtılaşma sonucu oluşan bir protein
- KOKAİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca cocaïne
-
[isim, kimya]
Koka yapraklarından çıkarılan ve bağımlılık yapan uyuşturucu bir madde
- "Kocası kokain alır, zati hep bu yüzden satıp savdılar."
-
[isim, kimya]
Koka yapraklarından çıkarılan ve bağımlılık yapan uyuşturucu bir madde
- TEKVİN
-
Kelime Kökeni: Arapça tekvīn
-
[isim, eskimiş]
Oluşturma, var etme
-
[isim, eskimiş]
Oluşturma, var etme
- TAHMİN
-
Kelime Kökeni: Arapça taḫmīn
-
[isim]
Yaklaşık olarak değerlendirme; oranlama
-
Akla, sezgiye veya bazı verilere dayanarak olabilecek bir şeyi, bir olayı önceden kestirme; kestirim
- "Bu hususlardaki vesikaların azlığı maalesef ancak küçük bir ipucu üzerinde yapılan tahminlerden ibaret kalıyor."
-
Önceden kestirilen, düşünülen şey; kestirme
- "Tahminlerinde yanılmaz."
-
Bakınız keşif
-
[isim]
Yaklaşık olarak değerlendirme; oranlama
- KAOLİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca kaolin
-
[isim]
Bakınız arı kil
- "Yumuşak porselende kaolin miktarı az, sert porselende ise daha çoktur."
-
[isim]
Bakınız arı kil
- DUBLİN
-
-
[isim]
İrlanda'nın başkenti
-
[isim]
İrlanda'nın başkenti
- VİTRİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca vitrine
-
[isim]
Nesnelerin insanlara gösterilmek ve satılmak için sergilendiği camlı bölme veya yer; camekân, sergen
- "Sarışın bir kız, pastacının vitrinine dikkatle bakıyordu."
-
İçine konan şeylerin görünmesi için yapılmış camlı dolap
- "Vitrinin yan aynasında eşyayı seyreder gibi görünerek kendime de bakıyorum."
-
[isim]
Nesnelerin insanlara gösterilmek ve satılmak için sergilendiği camlı bölme veya yer; camekân, sergen
- TEDVİN
-
Kelime Kökeni: Arapça tedvīn
-
[isim, eskimiş]
Bakınız derleme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız derleme
- DREZİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca draisine
-
[isim]
Demir yollarında yol kontrol ve bakımı için kullanılan küçük araba
-
[isim]
Demir yollarında yol kontrol ve bakımı için kullanılan küçük araba
- SEÇKİN
-
-
[sıfat]
Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan; değme (II), mümtaz, güzide, mutena
- "Burası seçkin konukların ağırlandığı yerdi."
-
Bir toplumda saygın ve etkin mevkilerde bulunan ve toplumun eğitim, ekonomi, siyaset, askeriye, din, sanat vb. alanlarıyla ilgili etkinliklerin denetimini elinde tutan (kişi veya grup); elit
-
[sıfat]
Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan; değme (II), mümtaz, güzide, mutena
- OPALİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca opaline
-
[isim]
Opali andıran camdan yapılmış vazo, kupa vb
-
[isim]
Opali andıran camdan yapılmış vazo, kupa vb
- KAFEİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca caféine
-
[isim]
Kahve ve çayda bulunan, hekimlikte kullanılan, kasları, sinirleri uyarıcı, mide salgısını ve metabolik hızı artırıcı etki yapan bir madde
-
[isim]
Kahve ve çayda bulunan, hekimlikte kullanılan, kasları, sinirleri uyarıcı, mide salgısını ve metabolik hızı artırıcı etki yapan bir madde
- FLORİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca florin
-
[isim, eskimiş]
Hollanda'nın para birimi; gulden
-
[isim, eskimiş]
Hollanda'nın para birimi; gulden
- GERGİN
-
-
[sıfat]
Gerilmiş durumda olan
- "Avuç içlerine gergin ip iyice oturmasına, avuçlarını yakmasına karşın iki üç karıştan fazla çekemedi."
-
Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt)
- "Siyah jarse elbisesi içinde, hâlâ diri, gergin vücuduyla güzel ve ihtişamlıydı."
-
[mecaz]
Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki)
- "Arkadaşımın kocasıyla arası gergin."
-
[mecaz]
Can sıkıcı şeylerle tatsız bir durum almış
- "Her hadisenin rüzgârı onun gergin sinirlerini derin derin sarsmıştır."
-
[sıfat]
Gerilmiş durumda olan
- ORİJİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca origine
-
[isim]
Soy sop
-
Başlangıç, kaynak
-
Bakınız köken
-
[isim]
Soy sop
- SAMİİN
-
Kelime Kökeni: Arapça sāmiʿįn
-
[isim]
İşitenler
-
Dinleyenler, dinleyiciler
- "Bazen vakit geçirmek için birkaç arkadaş samiin locasına gider, müzakereyi seyrederiz."
-
[isim]
İşitenler
- SİNSİN
-
-
[isim]
Geceleyin, ateş çevresinde, genç erkeklerin davul ve zurna eşliğinde oynadıkları bir halk oyunu
-
Bu oyunun müziği
-
[isim]
Geceleyin, ateş çevresinde, genç erkeklerin davul ve zurna eşliğinde oynadıkları bir halk oyunu
- MİSKİN
-
Kelime Kökeni: Arapça miskīn
-
[sıfat]
Çok uyuşuk olan (kimse)
- "Hayran olduğum adamı miskin bir mektep çocuğu gibi yaka paça alıp götürdü."
-
Hoş görülemeyecek durumlar karşısında tepki göstermeyen (kimse)
-
Cüzzam hastalığına tutulmuş olan (kimse)
-
[eskimiş]
Âciz, zavallı olan
- "Âşık olan miskin olur / Hak yoluna teslim olur"
-
[sıfat]
Çok uyuşuk olan (kimse)
- TERHİN
-
Kelime Kökeni: Arapça terhīn
-
[isim, eskimiş, ticaret]
Rehin olarak bırakma, rehine koyma, tutuya koyma
-
[isim, eskimiş, ticaret]
Rehin olarak bırakma, rehine koyma, tutuya koyma