Sonunda in olan 6 harfli 107 kelime var. İN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde in olan kelimeler listesine ya da başında in olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BLUCİN

Kelime Kökeni: İngilizce blue-jeans

  1. [isim] Bakınız kot (I)
FİBRİN

Kelime Kökeni: Fransızca fibrine

  1. [isim, biyoloji] Kanda pıhtılaşma sonucu oluşan bir protein
KOKAİN

Kelime Kökeni: Fransızca cocaïne

  1. [isim, kimya] Koka yapraklarından çıkarılan ve bağımlılık yapan uyuşturucu bir madde
    • "Kocası kokain alır, zati hep bu yüzden satıp savdılar." (Falih Rıfkı Atay)
TEKVİN

Kelime Kökeni: Arapça tekvīn

  1. [isim, eskimiş] Oluşturma, var etme
TAHMİN

Kelime Kökeni: Arapça taḫmīn

  1. [isim] Yaklaşık olarak değerlendirme; oranlama
  2. Akla, sezgiye veya bazı verilere dayanarak olabilecek bir şeyi, bir olayı önceden kestirme; kestirim
    • "Bu hususlardaki vesikaların azlığı maalesef ancak küçük bir ipucu üzerinde yapılan tahminlerden ibaret kalıyor." (Asaf Halet Çelebi)
  3. Önceden kestirilen, düşünülen şey; kestirme
    • "Tahminlerinde yanılmaz."
  4. Bakınız keşif
KAOLİN

Kelime Kökeni: Fransızca kaolin

  1. [isim] Bakınız arı kil
    • "Yumuşak porselende kaolin miktarı az, sert porselende ise daha çoktur." (Oktay Aslanapa)
DUBLİN

  1. [isim] İrlanda'nın başkenti
VİTRİN

Kelime Kökeni: Fransızca vitrine

  1. [isim] Nesnelerin insanlara gösterilmek ve satılmak için sergilendiği camlı bölme veya yer; camekân, sergen
    • "Sarışın bir kız, pastacının vitrinine dikkatle bakıyordu." (Peyami Safa)
  2. İçine konan şeylerin görünmesi için yapılmış camlı dolap
    • "Vitrinin yan aynasında eşyayı seyreder gibi görünerek kendime de bakıyorum." (Refik Halit Karay)
TEDVİN

Kelime Kökeni: Arapça tedvīn

  1. [isim, eskimiş] Bakınız derleme
DREZİN

Kelime Kökeni: Fransızca draisine

  1. [isim] Demir yollarında yol kontrol ve bakımı için kullanılan küçük araba
SEÇKİN

  1. [sıfat] Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan; değme (II), mümtaz, güzide, mutena
    • "Burası seçkin konukların ağırlandığı yerdi." (İhsan Oktay Anar)
  2. Bir toplumda saygın ve etkin mevkilerde bulunan ve toplumun eğitim, ekonomi, siyaset, askeriye, din, sanat vb. alanlarıyla ilgili etkinliklerin denetimini elinde tutan (kişi veya grup); elit
OPALİN

Kelime Kökeni: Fransızca opaline

  1. [isim] Opali andıran camdan yapılmış vazo, kupa vb
KAFEİN

Kelime Kökeni: Fransızca caféine

  1. [isim] Kahve ve çayda bulunan, hekimlikte kullanılan, kasları, sinirleri uyarıcı, mide salgısını ve metabolik hızı artırıcı etki yapan bir madde
FLORİN

Kelime Kökeni: Fransızca florin

  1. [isim, eskimiş] Hollanda'nın para birimi; gulden
GERGİN

  1. [sıfat] Gerilmiş durumda olan
    • "Avuç içlerine gergin ip iyice oturmasına, avuçlarını yakmasına karşın iki üç karıştan fazla çekemedi." (Osman Şahin)
  2. Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt)
    • "Siyah jarse elbisesi içinde, hâlâ diri, gergin vücuduyla güzel ve ihtişamlıydı." (Peyami Safa)
  3. [mecaz] Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki)
    • "Arkadaşımın kocasıyla arası gergin."
  4. [mecaz] Can sıkıcı şeylerle tatsız bir durum almış
    • "Her hadisenin rüzgârı onun gergin sinirlerini derin derin sarsmıştır." (İbrahim Alâeddin Gövsa)
ORİJİN

Kelime Kökeni: Fransızca origine

  1. [isim] Soy sop
  2. Başlangıç, kaynak
  3. Bakınız köken
SAMİİN

Kelime Kökeni: Arapça sāmiʿįn

  1. [isim] İşitenler
  2. Dinleyenler, dinleyiciler
    • "Bazen vakit geçirmek için birkaç arkadaş samiin locasına gider, müzakereyi seyrederiz." (Orhan Seyfi Orhon)
SİNSİN

  1. [isim] Geceleyin, ateş çevresinde, genç erkeklerin davul ve zurna eşliğinde oynadıkları bir halk oyunu
  2. Bu oyunun müziği
MİSKİN

Kelime Kökeni: Arapça miskīn

  1. [sıfat] Çok uyuşuk olan (kimse)
    • "Hayran olduğum adamı miskin bir mektep çocuğu gibi yaka paça alıp götürdü." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Hoş görülemeyecek durumlar karşısında tepki göstermeyen (kimse)
  3. Cüzzam hastalığına tutulmuş olan (kimse)
  4. [eskimiş] Âciz, zavallı olan
    • "Âşık olan miskin olur / Hak yoluna teslim olur" (Yunus Emre)
TERHİN

Kelime Kökeni: Arapça terhīn

  1. [isim, eskimiş, ticaret] Rehin olarak bırakma, rehine koyma, tutuya koyma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü