Sonunda in olan 5 harfli 89 kelime var. İN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde in olan kelimeler listesine ya da başında in olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ERKİN

  1. [sıfat] Bakınız liberal
İÇKİN

  1. [sıfat, felsefe] Varlığın içinde bulunan, varlığın yapısına karışmış olan; mündemiç
  2. Yalnızca bilinçten olan, yalnızca bilinç içeriği olarak var olan; mündemiç
  3. Deney içinde kalan, deneyi aşmayan
  4. Dünya içinde, dünyada olan
YEMİN

Kelime Kökeni: Arapça yemīn

  1. [isim] Bakınız ant
LAKİN

Kelime Kökeni: Arapça lākin

  1. [bağlaç] Bakınız ama
    • "Halis bir şiir fena okunabilir lakin sahte bir şiir iyi okunamaz." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bakınız ancak
ŞAHİN

Kelime Kökeni: Farsça şāhīn

  1. [isim, hayvan bilimi] Kartalgillerden, Avrupa ve Asya'nın dağ, orman ve çalılıklarında yaşayan, 50-55 santimetre uzunluğunda yırtıcı bir kuş (Buteo buteo)
    • "Bingöl bugün de şahinlerin yaylağı, çobanın uğrağı ve Türk'ün sevgisidir." (Etem İzzet Benice)
ÇETİN

  1. [sıfat] Amaçlanan duruma getirilmesi, elde edilmesi, çözümlenmesi, işlenmesi güç veya engeli çok olan; ağır, zorlu
    • "Mühendislerin ayakları doğayı yokluyordu, onunla daha çetin bir savaşa hazırlanıyorlardı." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Aşılması zor olan
  3. Karakteri yumuşak olmayan, geçimsiz, dik başlı olan
KOŞİN

Kelime Kökeni: İngilizce cochin

  1. [isim, hayvan bilimi] Ağır, hareketsiz, bol ve kabarık tüylü bir tavuk ırkı
DİZİN

  1. [isim] Bir kitabın veya derginin kişi, konu, yer adı vb. bakımından içindekileri yer numarasıyla belirten ve eserin arkasında yer alan alfabetik liste; endeks, indeks, fihrist
  2. Belli bir konuda çıkan kitap ve dergideki yazılarla ilişkiyi sağlayan ve ayrı bir kitap veya süreli yayın biçiminde çıkan eser
  3. Kütüphane, belge vb. için düzenlenen belli bir bilginin veya belgenin bulunduğu yeri gösteren düzenli liste
TAYİN

Kelime Kökeni: Arapça taʿyīn

  1. [isim] Ne olduğunu anlama, gösterme, belirtme, kararlaştırma belirleme
    • "Yola devam edilmesini tayin için sordu." (Refik Halit Karay)
  2. Bakınız atama
    • "İstanbul'a tayinimi yaptırdım, hiç mi hiç karışmadılar." (Emine Işınsu)
EVSİN

  1. [isim] Bakınız öneze
    • "Avcılar evsinler yapmışlardı ağaçlıkların arasında." (Ayla Kutlu)
OLEİN

Kelime Kökeni: Fransızca oléine

  1. [isim, kimya] Sıvı yağlarda ve margarinlerde bulunan oleik asidin bir esteri
EZGİN

  1. [sıfat, ağızlardan] Paraca durumu bozuk olan (kimse)
  2. Çok cefa görmüş (kimse)
    • "Emir, hüküm altında yetişmiş bir sığıntı olduğunu çekingen, ezgin tavrıyla daima belli ederdi." (Refik Halit Karay)
  3. Çürük, ezik (meyve)
  4. [mecaz] Sıkıntı veren
    • "Bir gece önce çadırın kenarında dinlediğimiz o ezgin, baygın nağmeyi tutturdu." (Osman Cemal Kaygılı)
METİN

Kelime Kökeni: Arapça metn

  1. [isim] Bir yazıyı biçim, anlatım ve noktalama özellikleriyle oluşturan kelimelerin bütünü; tekst
  2. Basılı veya el yazması parça; tekst
    • "Eserin Farsça metninin yazma nüshaları arasında da bazen oldukça büyük farklara tesadüf edilmektedir." (Asaf Halet Çelebi)
KÜTİN

Kelime Kökeni: Fransızca cutine

  1. [isim, bitki bilimi] Bitkilerin kütiküllerini oluşturan, geçirgen olmayan, bal mumu yapısında madde
PİSİN

Kelime Kökeni: Fransızca piscine

  1. [isim] Bakınız yüzme havuzu
    • "Sadece kıyıdaki lüks kulüpte bir pisin vardı." (Çetin Altan)
ŞİRİN

Kelime Kökeni: Farsça şīrīn

  1. [sıfat] Bakınız sevimli
    • "Gözlerin, dişlerin ve ak gerdanınla / Ne şirin komşumuzdun sen Fahriye Abla" (Ahmet Muhip Dıranas)
BESİN

  1. [isim] Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde; gıda
  2. [mecaz] Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey
ŞİLİN

Kelime Kökeni: İngilizce shilling

  1. [isim, eskimiş] Avusturya'nın para birimi
  2. Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti, Kenya, Somali ve Uganda’nın para birimi
  3. [eskimiş] İngiliz lirasının yirmide biri olan para
TEKİN

  1. [sıfat] Boş, içinde kimse bulunmayan
  2. Güvenilir (kişi, yer)
    • "Aynı zamanda burası korkulacak ve hiç değilse çekinilecek, tekin olmayan bir yer olmuştu." (Asaf Halet Çelebi)
  3. İçinde doğaüstü varlıklar bulunmadığı için uğurlu sayılan (kimse veya yer) inanılan (yer)
    • "Ninem, akşam saatlerinde hamamlar tekin değildir, insanı çarpar, demişti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
DEMİN

  1. [zarf] Biraz önce; demincek, deminden
    • "Demin aynanın arkasına baktım, bulamadım." (Mahmut Yesari)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü