Başında in olan 9 harfli 51 kelime var. İn ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde in olan kelimeler listesine ya da sonu in ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında in bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İNKÜBATÖR

Kelime Kökeni: Fransızca incubateur

  1. [isim] Bakınız kuluçkalık
İNANÇLICA

  1. [zarf] İnançlı bir biçimde
İNDİKATÖR

Kelime Kökeni: Fransızca indicateur

  1. [isim, fizik] Bakınız gösterge
İNCİTİLME

  1. [isim] İncitilmek işine konu olma
İNDİRİLİŞ

  1. [isim] İndirilmek işi
İNSANÜSTÜ

  1. [sıfat] İnsan gücünü ve yeteneklerini aşan; fevkalbeşer
    • "Tahammülsüzlük duymadan sürekli sevecenlik verebilmek insanüstü bir güç ister." (Erendiz Atasü)
İNEBİLMEK

  1. [nesnesiz, -den] İnme ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Gelecek istasyonlardan birinde nasıl inebilirim görünmeden?" (Nâzım Hikmet)
  2. İnmeye gücü yetmek
İNCELEMEK

  1. [-i] Bir işi veya bir şeyi ele alıp özelliklerini, ayrıntılarını inceden inceye, özenli bir biçimde anlamaya, öğrenmeye çalışmak; tetkik etmek
    • "Ne kitap okur ne de başkalarının düşüncesini inceler." (Salâh Birsel)
İNANCILIK

  1. [isim, din bilimi] Temel gerçeklerin akılla kavranamayacağını ancak inan yoluyla elde edilebileceğini savunan öğretilerin genel adı; imaniye, fideizm
İNCELENME

  1. [isim] İncelenmek işi
    • "Şu 70'li yılların incelenmesi töresel olarak tam bir çöküntü tablosu ile karşı karşıya bırakır bizi." (Necati Cumalı)
İNİLDEMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız inlemek
    • "Saat acı bir sesle çınladı ve inildedi / Ve benim boynu bükük ömrüm kaldı yarına" (Halit Fahri Ozansoy)
İNFİRATÇI

  1. [sıfat] Bakınız yalnızcı
İNCELENİŞ

  1. [isim] İncelenmek işi
İNDİBİNDİ

  1. [isim] Dolmuş taşımacılığında belli bir alan içinde yapılan en kısa yolculuk
İNANIRLIK

  1. [isim, felsefe] İnanılabilir bir şeyin niteliği
  2. İnanma eğilimi
İNTİHABAT

Kelime Kökeni: Arapça intiḫābāt

  1. [isim, eskimiş] Seçimler
    • "Bizim düşünülecek daha mühim şeylerimiz var. İntihabat yaklaşıyor." (Reşat Nuri Güntekin)
İNCELETME

  1. [isim] İnceletmek işi
İNSİCAMLI

  1. [sıfat] Bakınız tutarlı
    • "Siyaset adamlarının açık ve seçik, insicamlı ve sürekli kanaatlere sahip olmaları şarttır." (Mehmet Kaplan)
İNTİHALCİ

  1. [isim, edebiyat] Başka bir yazarın eserinden konu veya biçim alan kimse; aşırmacı
İNATÇILIK

  1. [isim] İnatçı olma durumu; aksilik, direngenlik, inatlık, anutluk, muannitlik
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü