Başında in olan 8 harfli 40 kelime var. İn ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde in olan kelimeler listesine ya da sonu in ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında in bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İNCİTİCİ

  1. [sıfat] İnciten, dokunaklı, gönül kırıcı (söz veya davranış)

İNANILMA

  1. [isim] İnanılmak işi

İNSANCIL

  1. [sıfat] İnsan seven
  2. İnsanla ilgili
    • "Böylesi bir yaklaşım arzusunu sarmalayacak insancıl birikimden yoksundum." (Çetin Altan)
  3. İnsana değer veren
    • "İşte o gün hocamızın yine insancıl bir yanını keşfetmiştik." (Haldun Taner)
  4. İnsancılık yanlısı olan, beşeriyetçi, hümanist

İNİLDEME
...
İNZİBATİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Sıkı düzeni sağlayıcı, düzene bağlayıcı, insan davranışlarını sınırlayıcı, düzenleyici, baskı altına alıcı
    • "İnzibati tedbir. İnzibati karar."

İNFORMEL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Biçimsel olmayan
  2. Resmî olmayan

İNCELTME

  1. [isim] İnceltmek işi veya durumu

İNDİRTME

  1. [isim] İndirtmek işi

İNCİNMEK

  1. [nsz] Çarpma, sıkışma, burkulma vb. etkenlerle vücudun bir yeri ağrı verir duruma gelmek
    • "İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar." (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  2. [-den] Birinin herhangi bir davranışı yüzünden üzüntü duymak, gücenmek, kırılmak

İNCEKARA
...
İNANÇSIZ

  1. [sıfat] İnancı olmayan, imansız, itikatsız

İNOVATİF

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Yenileşimci

İNCELMEK

  1. [nsz] İnce duruma gelmek
    • "Sahnede siyah organtin tuvaletiyle beli incelmiş, göğsü kabarmış." (Refik Halit Karay)
  2. Zayıflamak
    • "İstasyonda mavi gözleri solmuş, incelmiş bir nefer Hasan'ı karşıladı." (Halide Edip Adıvar)
  3. Sıvı, koyu durumdan akışkan duruma gelmek, akışkanlığı artmak
  4. Davranışları incelik kazanmak, kibarlaşmak
    • "Avrupa görmüş, incelmiş bir delikanlıya kızların nasıl içi gitmesin." (Haldun Taner)

İNDİRMEK

  1. [-i] Yüksekten, sarp ve kötü yerden veya yukarıdan aşağıya inmesini sağlamak
    • "Zeynep'i o sel yatağından, yağdan kıl çeker gibi indirdi." (Yahya Kemal)
  2. Bir taşıt veya binek hayvanından aşağıya almak
  3. Fiyatını azaltmak, düşürmek
  4. Hızla vurmak
    • "Genç adamın başına son darbeyi indirdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  5. Kapamak
    • "Kepenkleri indirmek."
  6. [nsz] Yağmur, sis, birdenbire bastırmak
    • "Haberlerle birlikte hızlı bir yağmur indirdi." (Necati Cumalı)
  7. Kırmak, tahrip etmek
    • "Göstericiler yapının camlarını indirmişler."

İNSİRAFİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. Bükünlü

İNDÜKLEÇ

  1. [isim] İndükleme akımı elde etmeye yarayan araç

İNTANİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Mikropla bulaşan hastalıklar

İNTERNET
...
İNTİFADA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Filistin halkının başkaldırısı

İNCİRLİK

  1. [isim] İncir yetiştirilen alan, incir bahçesi
  2. İncir ağaçları çok olan yer
    • "Tam öğle vakti incirlikte iğne atsanız düşecek yer kalmamıştı." (Osman Cemal Kaygılı)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü