Başında in olan 8 harfli 40 kelime var. İn ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde in olan kelimeler listesine ya da sonu in ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında in bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İNANÇSIZ

  1. [sıfat] İnancı olmayan; imansız, inansız, itikatsız
İNCİTMEK

  1. [-i] İncinmesine yol açmak
    • "Sol ayağımı geçen gün biraz incitmiştim." (Aka Gündüz)
  2. [mecaz] Kötü söz veya davranışla birini kırmak, üzmek; kıtlamak
    • "Bu gibi işlerin halkı incitmeyeceğini söylediler." (Memduh Şevket Esendal)
İNTRANET

Kelime Kökeni: İngilizce intranet

  1. [isim] Bakınız yerel ağ
İNTİFADA

Kelime Kökeni: Arapça intifāda

  1. [isim] Filistin halkının başkaldırısı
İNZİBATİ

Kelime Kökeni: Arapça inżibāṭī

  1. [sıfat, eskimiş] Sıkı düzeni sağlayıcı, düzene bağlayıcı, insan davranışlarını sınırlayıcı, düzenleyici, baskı altına alıcı
    • "Yalnız idarenin inzibati yetkilerini de kollamaya mecburuz." (Kerim Korcan)
İNİVERME

  1. [isim] İnivermek işi
İNİLDEME

  1. [isim] Bakınız inleme
İNLETMEK

  1. [-i] İnlemesine yol açmak
  2. [mecaz] Çok eziyet vermek, eziyet çektirmek
İNSANLIK

  1. [isim] İnsan olma durumu; insaniyet
  2. İnsanca davranma; insaniyet
    • "Bakışları insanlıktan çıkmış, sanki karşımda ürkmüş, azgın bir hayvan var." (Ahmet Ümit)
  3. İnsanların tümü; beşeriyet
    • "İnsanlığın belli bir sonuca yöneldiğini gösterir hiçbir alamet yok." (Cemil Meriç)
  4. Doğru dürüst insana yakışır durum; adamlık, âdemiyet
  5. İnsanı insan yapan, insanın doğasını oluşturan niteliklerin hepsi; insaniyet
    • "Bugün her şeye karşın en güçlü günlerimi yaşıyorsam bunu gördüğüm insanlık eğitimine borçluyum." (Azra Erhat)
  6. İnsanın değerini, saygınlığını veren öz, insana yaraşır yaşama ve düşünme ilkesi; insaniyet
    • "Benim ona fenalık etmem, insanlığa aykırı bir şeydir." (Reşat Nuri Güntekin)
  7. İnsanı sevme, insan sevgisi, insancıl olma; insaniyet
    • "Öyle kimseler ki, insana insanlık dersi verebilirler." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
İNEKHANE

Kelime Kökeni: Türkçe inek + Farsça ḫāne

  1. [isim] İneklerin barındığı yer
İNİLTİLİ

  1. [sıfat] İnleme sesiyle yüklü, inlemeli
İNCELEME

  1. [isim] İncelemek işi; tetkik
    • "Bu sorunun sistematik incelemesini yapmak bana düşmez." (Aydın Boysan)
  2. [edebiyat] Bir bilim veya sanat konusunu her yönüyle geniş biçimde açıklayan eser veya yazılı araştırma
    • "İlk çalışmaları daha çok deneme ve inceleme türünde olmuş, bunları edebî hatıraları izlemiştir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
İNANILMA

  1. [isim] İnanılmak işi
İNGİNLİK

  1. [isim] İngin olma durumu
  2. [mecaz] Güçten düşme, yaşlanma; inhitat
İNCEKARA

  1. [isim] İnce kabuklu, siyah renkli bir üzüm çeşidi
    • "İlk eren üzümler bu incekaralar olurdu." (Yusuf Atılgan)
İNDÜKLEÇ

  1. [isim, fizik] İndükleme akımı elde etmeye yarayan araç
İNTEGRAL

Kelime Kökeni: Fransızca intégral

  1. [isim] Parçalardan oluşmuş bütün
  2. [matematik] Türevi bilinen fonksiyon
İNŞALLAH

Kelime Kökeni: Arapça inşāʾe + allāh

  1. [ünlem] “Allah isterse” anlamında kullanılan bir söz
    • "İnşallah memlekete hayırlı olursunuz." (Çetin Altan)
İNCELMEK

  1. [nesnesiz] İnce duruma gelmek
    • "Sahnede siyah organtin tuvaletiyle beli incelmiş, göğsü kabarmış." (Refik Halit Karay)
  2. Bakınız zayıflamak
    • "İstasyonda mavi gözleri solmuş, incelmiş bir nefer Hasan'ı karşıladı." (Halide Edip Adıvar)
  3. Sıvı, koyu durumdan akışkan duruma gelmek, akışkanlığı artmak
  4. [mecaz] Davranışları incelik kazanmak, kibarlaşmak
    • "Avrupa görmüş, incelmiş bir delikanlıya kızların nasıl içi gitmesin." (Haldun Taner)
İNSAFSIZ

  1. [sıfat] İnsafı olmayan
    • "Dünyanın en insafsız elleri sanki beni kırbaçlarla, sopalarla dövdüler." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. [zarf] Vicdansız bir biçimde, acımasızca
    • "Ancak bu emirler insafsız görünseler bile katiyen ahlaksızca olamazlardı." (Asaf Halet Çelebi)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü