Başında in olan 7 harfli 73 kelime var. İn ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde in olan kelimeler listesine ya da sonu in ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında in bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İNCİNİŞ
- ...
- İNKIYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Boyun eğme, uyma
-
[isim]
Boyun eğme, uyma
- İNCELME
-
-
[isim]
İncelmek işi
-
[isim]
İncelmek işi
- İNSANCA
-
-
[sıfat]
İnsana yakışan, insana özgü olan, insanla ilgili
-
[zarf]
İnsana yakışır biçimde
- "İnsana insanca muamele etmek, Türk geleneğinde bir fevkaladelik sayılmazdı." (Samiha Ayverdi)
-
[zarf]
İnsan bakımından
- "İnsanca kayıp yok."
-
[sıfat]
İnsana yakışan, insana özgü olan, insanla ilgili
- İNDİNDE
-
-
[zarf]
Bir kimseye göre
- "Onun indinde varlığın, dirliğin, bir kara mangır kadar dahi hükmü olmadığını bilirlerdi." (Samiha Ayverdi)
-
Yanında
-
[zarf]
Bir kimseye göre
- İNHİSAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tekel
- "Konuşmamız bu meseleye inhisar etmeli."
- "Vatanperverlik kimsenin inhisarında değildir."
-
Tek başına sahip olma
- "Söz hürriyeti şu kürsüye inhisar etmiş bulunuyordu, yarın buradan konuşmak hakkından da mahrum olacağız." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Tekel
- İNDİRİŞ
-
-
[isim]
İndirme işi veya biçimi
-
[isim]
İndirme işi veya biçimi
- İNHİMAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şeye aşırı düşkünlük gösterme, kapılma
-
[isim]
Bir şeye aşırı düşkünlük gösterme, kapılma
- İNFAZCI
-
-
[isim]
Öldürme veya cezalandırma işini yapan kimse
-
[isim]
Öldürme veya cezalandırma işini yapan kimse
- İNZİMAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Katılma, ulanma, eklenme
-
[isim]
Katılma, ulanma, eklenme
- İNCECİK
-
-
[sıfat]
Çok ince
- "Birincisi o incecik o dal gibi kız / Şimdi galiba bir tüccar karısı." (Orhan Veli Kanık)
-
[sıfat]
Çok ince
- İNCELİK
-
-
[isim]
İnce olma durumu
-
İnce davranış gösterme, zarafet, nezaket
- "Yüzündeki incelik, olgunluk, onu bambaşka seviyede bir erkek gösteriyor." (Halide Edip Adıvar)
-
Bir işin herkesçe görülemeyen nitelikleri
- "Oyunculuk sanatının inceliklerini ya ustalarından öğrenip ya da kendi kendine arayıp bularak sonradan edinmişti." (Haldun Taner)
-
Ayrıntı
- "Necati'ye vaziyeti bütün inceliğiyle anlattım." (Orhan Kemal)
-
[isim]
İnce olma durumu
- İNSÜLİN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Şeker hastalığına karşı kullanılan bir hormon
-
[isim]
Şeker hastalığına karşı kullanılan bir hormon
- İNCİZAP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çekme, çekilme
-
Cazibeye tutulma, ilgi duyma
- "Kâtibe karşı incizabı, halk türkülerine bile geçti." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Çekme, çekilme
- İNGİLİZ
- ...
- İNANMAK
-
-
[-e]
Bir şeyi doğru olarak benimsemek
- "Bizim şairlerimiz sanatın sanat için olduğuna inanırlar, başka bir ereği olabileceği akıllarına gelmez." (Nurullah ataç)
-
Birini doğru sözlü olarak bilmek, güvenmek
- "Ben size inanırım."
-
Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek
- "Bu başın bir kadına değil, bir hamala ait olduğuna inanmak zor değildi." (Peyami Safa)
-
Sevecek, güvenecek ve bağlanacak en yüksek varlık olarak bilmek, iman etmek
- "Tanrı'ya inanmak."
-
Kanarak aldanmak
- "Her reklama inanmayın."
-
İman etmek
-
[-e]
Bir şeyi doğru olarak benimsemek
- İNSİYAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İçgüdü
- "Çok geçmeden haber çıkacağını kadınlık insiyakiyle derhâl sezmişti." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
İçgüdü
- İNEBOLU
- ...
- İNDİYUM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Atom numarası 49, atom ağırlığı 114,8 olan, gümüş parlaklığında, kurşundan daha kolay ezilen yumuşak bir element (simgesi In)
-
[isim]
Atom numarası 49, atom ağırlığı 114,8 olan, gümüş parlaklığında, kurşundan daha kolay ezilen yumuşak bir element (simgesi In)
- İNANSIZ
-
-
[sıfat]
İnanı olmayan, imansız
-
[sıfat]
İnanı olmayan, imansız