Başında in olan 7 harfli 73 kelime var. İn ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde in olan kelimeler listesine ya da sonu in ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında in bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İNANMAK

  1. [-e] Bir şeyi doğru olarak benimsemek
    • "Bizim şairlerimiz sanatın sanat için olduğuna inanırlar, başka bir ereği olabileceği akıllarına gelmez." (Nurullah Ataç)
  2. Birini doğru sözlü olarak bilmek, güvenmek
    • "Ben size inanırım."
  3. Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek
    • "Bu başın bir kadına değil, bir hamala ait olduğuna inanmak zor değildi." (Peyami Safa)
  4. Sevecek, güvenecek ve bağlanacak en yüksek varlık olarak bilmek, iman etmek
    • "Tanrı'ya inanmak."
  5. Kanarak aldanmak
    • "Her reklama inanmayın."
  6. İman etmek
İNCELİŞ

  1. [isim] İncelmek işi
İNANÇLI

  1. [sıfat] İnancı olan, bir şeye bütün varlığıyla inanmış bulunan; inanlı, itikatlı
    • "Paşa, sağlam inançlı bir Müslümandı." (Yusuf Ziya Ortaç)
İNFİRAK

Kelime Kökeni: Arapça infirāḳ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ayrılma
İNFİLAK

Kelime Kökeni: Arapça infilāḳ

  1. [isim] Güçlü bir biçimde patlama
    • "Bazen en ehemmiyetsiz bir kıvılcım en müthiş bir infilaka sebep olur." (Reşat Nuri Güntekin)
İNCELİK

  1. [isim] İnce olma durumu
  2. İnce davranış gösterme; kibarlık, letafet
    • "Yüzündeki incelik, olgunluk onu bambaşka seviyede bir erkek gösteriyor." (Halide Edip Adıvar)
  3. Bir işin herkesçe görülemeyen nitelikleri
    • "Bir sihirbaz inceliği ile başlayan iş, bir hamal kabalığı ile bitirilmeli ki neticeye aklı ersin." (Necip Fazıl Kısakürek)
  4. Bakınız ayrıntı
    • "Necati'ye vaziyeti bütün inceliğiyle anlattım." (Orhan Kemal)
İNCECİK

  1. [sıfat] Çok ince
    • "Birincisi o incecik o dal gibi kız / Şimdi galiba bir tüccar karısı" (Orhan Veli Kanık)
İNFİRAT

Kelime Kökeni: Arapça infirād

  1. [isim, eskimiş] Topluluktan ayrı durma
İNCİZAP

Kelime Kökeni: Arapça inciẕāb

  1. [isim, eskimiş] Bir şeyin cazibesine tutulup ona ilgi duyma
    • "Kâtibe karşı incizabı, halk türkülerine bile geçti." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [gök bilimi] Gök cisimlerinin birbirini çekmesi
İNSÜLİN

Kelime Kökeni: Fransızca insuline

  1. [isim, tıp] Pankreas tarafından salgılanan, kan şekeri düzeyini ayarlayan, birçok hücre için büyüme faktörü olarak görev yapan, protein yapılı bir hormon
İNDİRİM

  1. [isim, ticaret] Fiyatta yapılan değer düşürümü; tenzilat, iskonto
    • "Ankara Palas'ta kendisine dörtte üç oranında indirim yapılırdı." (Çetin Altan)
İNKIRAZ

Kelime Kökeni: Arapça inḳirāż

  1. [isim, eskimiş] Bir soy veya topluluğun bireylerinden hiçbiri kalmayacak şekilde tükenmesi, son bulması
    • "Taksim, hicret ve inkırazla harp arasında bırakıldık." (Falih Rıfkı Atay)
İNLETME

  1. [isim] İnletmek işi
İNTİSAP

Kelime Kökeni: Arapça intisāb

  1. [isim, eskimiş] Bakınız bağlanma
  2. Bakınız girme
  3. Bakınız kapılanma
İNŞİRAH

Kelime Kökeni: Arapça inşirāḥ

  1. [isim, eskimiş] İç açılması, gönül açılması, ferahlık
    • "Bu kararı size tebliğ ederken çok derin bir inşirah ve iftihar duyduğumu ehemmiyetle kaydetmek isterim." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
İNTİZAR

Kelime Kökeni: Arapça intiẓār

  1. [isim] Birinin gelmesini, bir şeyin olmasını bekleme, gözleme
    • "Hastanede ilk günü ve ilk gecesi bu ümit ve intizar ile geçti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [ağızlardan] Bakınız ilenme
İNTİZAM

Kelime Kökeni: Arapça intiẓām

  1. [isim] Düzenli, düzgün olma
    • "Her memleket başkalarının yeniliklerini taklit ile başladığı intizama kendisinin eskiliklerini tahkik ile nihayet verir." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  2. Düzen, çekidüzen
İNSİCAM

Kelime Kökeni: Arapça insicām

  1. [isim] Benzer nesneler arasındaki veya bir bütünü oluşturan parçalar arasındaki uyum; bağdaşım
    • "Caminin iç güzelliğinin hususiyeti bu çinilerdeki nefaset ve insicamdan ileri gelmektedir." (Sermet Muhtar Alus)
  2. [edebiyat] Bakınız tutarlılık
İNDİRİŞ

  1. [isim] İndirmek işi
İNKIBAZ

Kelime Kökeni: Arapça inḳibāż

  1. [isim, eskimiş] Büzülüp toplanma
  2. Bakınız keder
  3. Bakınız kabız
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü