Başında in olan 6 harfli 34 kelime var. İn ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde in olan kelimeler listesine ya da sonu in ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında in bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İNANCI
-
-
[sıfat, din bilimi]
İnancılığı savunan; fideist
-
[sıfat, din bilimi]
İnancılığı savunan; fideist
- İNATLA
-
-
[zarf]
Ayak direyerek
- "Gene de her ikimiz de inatla sarıldık kendi aldatmacamıza."
-
[zarf]
Ayak direyerek
- İNTANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça intānī
-
[sıfat, eskimiş, tıp]
Bakınız mikroplu
-
Mikropla oluşan
-
[sıfat, eskimiş, tıp]
Bakınız mikroplu
- İNANCA
-
-
[isim]
Bakınız güvence
-
[isim]
Bakınız güvence
- İNAYET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿināyet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız lütuf
- "Gayret bizden, inayet Allah'tan."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız lütuf
- İNEGÖL
-
-
[isim]
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
- İNANLI
-
-
[sıfat]
Bakınız inançlı
-
[sıfat]
Bakınız inançlı
- İNATÇI
-
-
[sıfat]
Ayak direyen, direnen; aksi, direngen, inat, inatçı, pek başlı, anut, muannit
- "Akşam ezanı sokaktaki çocukların inatçı, oyunbozan çığlıklarını bastırıyor."
-
[sıfat]
Ayak direyen, direnen; aksi, direngen, inat, inatçı, pek başlı, anut, muannit
- İNDİFA
-
Kelime Kökeni: Arapça indifāʿ
-
[isim, eskimiş, jeoloji]
Bakınız püskürme
-
Başkaldırma, isyan etme, ayaklanma
-
[tıp]
Kızamık, kızıl vb. hastalıklarda vücutta kırmızı lekeler görülme
-
[isim, eskimiş, jeoloji]
Bakınız püskürme
- İNEKÇİ
-
-
[isim]
Sütünü ve süt ürünlerini satmak için inek besleyen kimse
-
[argo]
Ezberci, ezberleyerek öğrenen öğrenci
-
[isim]
Sütünü ve süt ürünlerini satmak için inek besleyen kimse
- İNANIŞ
-
-
[isim]
İnanmak işi
-
İnanılan şey
-
[isim]
İnanmak işi
- İNEKLİ
-
-
[sıfat]
İneği olan
-
[sıfat]
İneği olan
- İNANMA
-
-
[isim]
İnanmak işi
- "Sizi de inanmaya cebretmek isteyen bunamış bir inat ve ısrar ile söylüyor."
-
[isim]
İnanmak işi
- İNCİLİ
-
-
[sıfat]
İnci takınmış olan
-
[sıfat]
İnci takınmış olan
- İNLEME
-
-
[isim]
İnlemek işi; inildeme
- "Pansiyonun kağşamış tahta merdiveni ağır bir vücudun adımları altında inlemeye başladı."
-
[isim]
İnlemek işi; inildeme
- İNİŞLİ
-
-
[sıfat]
İnişi olan, bayır aşağı
-
[sıfat]
İnişi olan, bayır aşağı
- İNZİVA
-
Kelime Kökeni: Arapça inzivāʾ
-
[isim]
Toplum hayatından kaçıp tek başına yaşama
- "Yalnızlık, huzur ve inziva arayanlar buralara gelmeli."
-
[din bilimi]
Kendini Allah’a adayıp dünya işlerinden el çekme
-
[isim]
Toplum hayatından kaçıp tek başına yaşama
- İNHİNA
-
Kelime Kökeni: Arapça inḥinā
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eğrilme
-
[mecaz]
Birine baş eğme, yumuşaklık gösterme
- "Ona küçük bir samimiyet kelimesi ile hitap ederken sesimin inhinası bile yeni değildi."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eğrilme
- İNSANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça insānī
-
[sıfat]
Bakınız insanca
- "Öteden beriden konuşabilirler hatta birbirlerinin hâline insani bir alaka gösterebilirlerdi."
-
İnsanla ilgili, insana özgü
-
[sıfat]
Bakınız insanca
- İNTİFA
-
Kelime Kökeni: Arapça intifāʿ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız asılanma
-
[isim, eskimiş]
Bakınız asılanma