Sonunda ilmek olan 8 harfli 35 kelime var. İLMEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ilmek olan kelimeler listesine ya da başında ilmek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E K L M İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

EMLİK, İLMEK, İMLEK, MELİK

4 Harfli Kelimeler

EKİM, EKLİ, ELİK, ELİM, EMİK, İLEK, İLKE, İLME, KİLE, LİME

3 Harfli Kelimeler

ELK, İLE, İLK, KEL, KEM, KİL, KİM, LİM, MİL

2 Harfli Kelimeler

EK, EL, EM, İL, İM, KE, Kİ, LE, ME, Mİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DİRİLMEK

  1. [nsz] Güçlenip canlanmak
    • "Bir bardak suyu içince dirildi."
  2. Bitki solmuş, pörsümüş durumdayken yeniden canlılık kazanmak, diri duruma gelmek
  3. Hasta yeniden sağlığını kazanmak, iyileşmek
  4. Öldüğü sanılan şey canlılık kazanmak
    • "Masal bu, ölüyken dirilmiş, kabirden dışarı atlamış insanların masalı." (Peyami Safa)
  5. Yeniden etkin olmak, geçerli duruma gelmek
    • "Aruz ölçüsü bir gün yeniden dirilecek mi bilmiyorum." (Nurullah ataç)

SERİLMEK

  1. [-e] Serme işi yapılmak
    • "Sanki sedirlerine Bursa ipeklileri serilen bizim odalarımız değildi." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. Bir yere uzanıp yatmak
    • "Kanepenin birinden kalkıp ötekine serildim." (Sait Faik Abasıyanık)

BEZİLMEK

  1. [nsz] Bezme işine konu olmak, bezme durumuna gelinmek

DEŞİLMEK

  1. [nsz] Deşme işi yapılmak
    • "Çıban deşildi."

DİKİLMEK

  1. [nsz] Dikme (I) işi yapılmak
    • "Buraya anıt dikilecek. Bahçeye ağaçlar dikildi."
  2. Dik duruma gelmek
  3. Ayakta durmak
    • "Hissem neyse ben de isterim diye karşıma dikilmez mi?" (Haldun Taner)
  4. Göz belli bir noktaya uzun süre bakmak
    • "Gözlerime dikilen gözlerinden damla damla inen yaşları unutmuyordum." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. Karşı koymak, engellemek
  6. Bazı üreme organları dokularına kan dolmasıyla sert ve dik bir duruma gelmek

YENİLMEK

  1. [nsz] Yeme işi yapılmak veya yeme işine konu olmak

KESİLMEK

  1. [nsz] Kesme işi yapılmak
  2. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak
    • "Sonunda elleri, ayakları yorgunluktan kesilerek uzanıyorlardı yattıkları hasırlara." (Necati Cumalı)
  3. Gibi olmak, benzemek, dönmek
    • "Senelerden beri hizmetçinin, sütninenin türlü çeşidi ile uğraşa uğraşa insan sarrafı kesilmiş." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek
  5. Dinmek
    • "Rüzgâr kesilmiş, toprak üstüne yalın ayak basılmayacak kadar ısınmıştı." (Necati Cumalı)
  6. Sona ermek
    • "Tam umudumuz kesilecek gibi olup da epey üzüldükten sonra kapı tokmağı tak ederdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  7. Akmamak
    • "Su kesilmek."
  8. Akım gelmez olmak
    • "Dışarıdan biri mi geldi de onları söndürdü yoksa şehir cereyanı mı kesilmiş?" (Reşat Nuri Güntekin)
  9. Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil
    • "Acele yürümeden nefesi tıkanmış ve heyecandan yüzü kıpkırmızı kesilmiş bir hâlde ihtiyarın yanına girdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  10. Son veya aralık verilmek
    • "Dersler kesildi."
  11. Kendini herhangi bir şey gibi göstermek
    • "Üçüncü gün sabahı, o bir kuzu oldu, ben bir iradeli aslan kesildim." (Aka Gündüz)
  12. Tutulmak, kapatılmak
  13. Makaslanmak
  14. Durmak
    • "Muazzez cevap vermedi ve münakaşa kesildi." (Peyami Safa)
  15. [-den] Yoksun kalmak
    • "Çocuk yiyip içmeden kesildi." (Reşat Nuri Güntekin)
  16. Sünnet olmak
    • "Galip Baba, çeker gider, diye çocuk kesilinceye dek böyle yapmayı uygun görmüştü." (Muammer İzgü)
  17. Çok beğenmek, çok hoşlanmak

BİÇİLMEK

  1. [nsz] Biçme işine konu olmak
    • "Zırhlı otomobilin mitralyözü tarafından biçilir biçilmez bilincini yitiriyor." (Atilla İlhan)
    • "Adliye vekilliği hakikaten senin için biçilmiş kaftandır." (Halide Edip Adıvar)

SEVİLMEK

  1. [nsz] Sevgi duyulmak, sevgi beslenilmek, beğenilmek
    • "Pek sevilecek, beğenilecek yanı da yoktu zavallının." (Yaşar Nabi Nayır)

YERİLMEK

  1. [nsz] Yerme işine konu olmak, kötülenmek

GEDİLMEK

  1. [nsz] Gedik olmak, gedik açılmak
  2. Bıçak, keser vb.nin ağızları aşınmak

GEZİLMEK

  1. [nsz] Gezme işi yapılmak, dolaşılmak
    • "Bugün müzeler gezildi. Bu kılıkla sokakta gezilmez."

SEÇİLMEK

  1. [nsz] Seçme işine konu olmak
    • "Seçilmiş ve görevlendirilmiş bir ekip tarafından satın alınıyordu." (Tarık Buğra)

EVRİLMEK

  1. [nsz] Bir biçimden başka bir biçime doğal olarak dönmek

ÇEKİLMEK

  1. [nsz] Çekme işi yapılmak
    • "Ağlar çekiliyor dalyanlarda." (Orhan Veli Kanık)
  2. [-e] Kendini geriye veya bir yana çekmek
  3. [-den] Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek
    • "Hiçbir zaman mebusluktan çekilmek niyetinde değilim." (Tarık Buğra)
  4. Azalmak
  5. Yok olmak
    • "İneğin sütü çekildi."
  6. [-e] Bir yere geçmek
    • "Bir köşeye çekilerek ben de bir çay getirttim." (Reşat Nuri Güntekin)
  7. Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak
    • "Dükkân karmakarışık, mallar bayat, kibar müşteriler birer birer çekiliyor, ayak takımı her gün artıyor." (Halide Edip Adıvar)
  8. Geri gitmek, ricat etmek
    • "Türklerin çekilmesiyle beraber hain ve zehirli bir çekirge bulutu gibi oraya üşüşen Avrupalılar..." (Ömer Seyfettin)
  9. [-den] Katılmamak, vazgeçmek
    • "Yarışmadan çekildi."
  10. Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek
    • "Çekilmez dert."
  11. Tartılmak

DENİLMEK

  1. [nsz] Ad verilmek
    • "Hıyarlar, o marul denilen yağlı yapraklar da ateş pahasınaydı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Söylenmek, sözü edilmek

EKSİLMEK

  1. [nsz] Azalmak, az duruma gelmek
    • "Doktorun eksilmeyen güleçliğini, cana yakınlığını maske sanıyor." (Tarık Buğra)
  2. Bulunmamak, var olmamak, rastlanmamak
    • "Bu dağdan kar eksilmez."

TEPİLMEK

  1. [nsz] Tepme işi yapılmak
    • "Dış tarafımdan bitkin, hevessizim ama geriye tepilmiş arzular yüzünden şuuraltı benliğim isyan hâlinde." (Refik Halit Karay)
  2. Geri çevrilmek

GİDİLMEK

  1. [-e] Gitme işi yapılmak
    • "Pazar günü gezmeye gidildi."

EĞRİLMEK

  1. [nsz] Eğri duruma gelmek
    • "Ayağa kalkarak gözlerimle derenin eğrilen, kıvrılan yerlerinde avcıyı aradım." (Memduh Şevket Esendal)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü