Sonunda il olan 7 harfli 31 kelime var. İL ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde il olan kelimeler listesine ya da başında il olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AVROVİL

  1. [isim, ekonomi] Avrupa Birliği dışındaki ülkeler tarafından çıkarılan ve tutulan avroya dayalı borç senedi
İSRAFİL

Kelime Kökeni: Arapça isrāfīl

  1. [isim, din bilimi] Allah tarafından boru üfleyerek kıyamet gününü bildirmekle görevlendirilen melek
SUZİDİL

Kelime Kökeni: Farsça sūz + dil

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
BOPSTİL

Kelime Kökeni: Fransızca bob style

  1. [isim] Züppece giyiniş biçimi
  2. Bu biçimde giyinen kimse
    • "Nihayet bir tanesi, ‘Yahu âşık, ne bopstil imişsin de haberimiz yok’ demez mi?" (Kemal Tahir)
CEBRAİL

Kelime Kökeni: Arapça cebrāʾīl

  1. [isim, din bilimi] Allah tarafından peygamberlere vahiy getirmekle görevlendirilen melek; Ruhülkudüs
MÜDAHİL

Kelime Kökeni: Arapça mudāḫil

  1. [sıfat] Karışan, araya giren, el atan
  2. [hukuk] Davaya müdahale eden; katılan
    • "Müdahil avukat."
BİLFİİL

Kelime Kökeni: Arapça bi'l-fiʿl

  1. [zarf] Bakınız fiilen
    • "Türk milleti bu mütecavizlerin hadlerini ihtar ederek hâkimiyet ve saltanatını, isyan ederek kendi eline, bilfiil almış bulunuyor." (Atatürk)
ESKİCİL

  1. [sıfat] Konuşulan ve yazılan dilde kullanımdan düşmüş olan (söz veya deyim); arkaik
MÜNFAİL

Kelime Kökeni: Arapça munfaʿil

  1. [sıfat, eskimiş] Gücenmiş, alınmış, kırgın
    • "Sende kalmıştı münfail, kırgın / Muzdarip gönlümün son ümidi" (Tevfik Fikret)
  2. [ruh bilimi, felsefe] Bakınız edilgin
MAKABİL

Kelime Kökeni: Arapça māḳabl

  1. [isim, eskimiş] Bir şeyin öncesi, geçmişi
MUKABİL

Kelime Kökeni: Arapça muḳābil

  1. [sıfat] Bir şeye karşılık olarak yapılan, bir şeyin karşılığı olan
    • "Düşmanlarla beraber Anadolu'da mukabil teşkilat yapmak üzere yetmiş beş kişi kadar göndermiş." (Atatürk)
  2. Bir şeyin karşısında bulunan
  3. Bakınız karşılıklı
    • "Hatta bir halıdaki mukabil iki şekilden bile biri diğerine tamamıyla müşabih değildir." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  4. [edat] Bakınız karşı
    • "Bir iki iyi habere mukabil her gün nice kaza ve bela haberleri verir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  5. [edat] Bakınız karşın
    • "Bir iki iyi habere mukabil her gün nice kaza ve bela haberleri verir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
TEKSTİL

Kelime Kökeni: Fransızca textile

  1. [isim] Bakınız dokuma
  2. Bakınız dokumacılık
NEVAZİL

Kelime Kökeni: Arapça nevāzil

  1. [isim, eskimiş, tıp] Bakınız nezle
    • "Sabah erkenden ayaza çıkarsan nevazil olursun..." (Burhan Felek)
MUTEDİL

Kelime Kökeni: Arapça muʿtedil

  1. [sıfat] Bakınız ılımlı
    • "O, tarafsızlığın mutedil duygularından ziyade taraftarlığın şiddetli hırslarından zevk alırdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. [coğrafya] Bakınız ılıman
EHLİDİL

Kelime Kökeni: Arapça ehl + Farsça dil

  1. [isim, eskimiş] Bakınız gönül eri
    • "Ehlidildir diyemem sinesi saf olmayana." (Nefi)
EMBESİL

Kelime Kökeni: Fransızca imbécile

  1. [sıfat] Zekâ ve düşünceden tamamen yoksun olan
İKİRCİL

  1. [sıfat, felsefe] İki anlama da gelen ve iki türlü yorumlanabilecek nitelikte olan; iki anlamlı
    • "Mısır, ikircil bir kelimedir."
MÜBADİL

Kelime Kökeni: Arapça mubādil

  1. [sıfat] Başkasının yerine getirilmiş, mübadele edilmiş
  2. [isim] Lozan Antlaşması'na göre, İstanbul dışında oturan Rumlarla değiştirilmek üzere Batı Trakya dışındaki Yunanistan'dan getirilen Türkler
İKİNCİL

  1. [sıfat] Sırada önem bakımından ikinci derecede olan; yan, tali, sekunder
    • "Savaş cehennemine bizzat tanık olmuş bir adam için, bu hedefin dışında her şey ikincil kalıyordu." (Ayşe Kulin)
HEMOFİL

Kelime Kökeni: Fransızca hémophile

  1. [sıfat, tıp] Kanaması dinmeyen, hemofili hastalığına tutulan (kimse)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü