Sonunda il olan 5 harfli 77 kelime var. İL ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde il olan kelimeler listesine ya da başında il olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇİPİL

  1. [sıfat] Ağrılı ve kirpikleri dökülmüş (göz)
    • "Annesininki gibi çipil fakat daha siyah ve kapakları şişmiş gözleri parlak, ufarak ve batıktı." (Peyami Safa)

MOBİL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Hareketli, taşınabilir
  2. [isim] Parçalar hâlinde yapılmış olup hava hareketleriyle kımıldayan heykel

SİCİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Resmî belgelerin kaydedildiği kütük
  2. Görevlilerin her türlü durumlarının işlendiği dosya
    • "Sicil ve bürokrasi baskı ve sıkısına pek gelemezdi." (Falih Rıfkı Atay)

TACİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hızlandırma, çabuklaştırma, tezleştirme

TECİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Erteleme

DELİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare
    • "Milletlerin hürriyet için yaptıkları fedakârlıklardan canlı deliller gösteriyordu." (Peyami Safa)
  2. Kanıt
    • "Elde hiçbir delil olmadığı için serbest bırakıldı." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. (deli:li) Kılavuz, rehber

METİL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Doymuş hidrokarbon kökleri serisinin ilk basamağı

SAHİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü, kıyı, yaka, yalı
    • "Bir gün, adanın sahilinde, bir soğan yüklü kayık gelip demirledi." (Sait Faik Abasıyanık)

DAHİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işe karışmış olma, karışma
    • "Yok, paşa kardeş, bu zaferde benim dahlim yok." (Feridun Fazıl Tülbentçi)

TADİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tadilat
    • "Teklif olunan antlaşma tadilleri pek sudan şeylerdi." (Falih Rıfkı Atay)
    • "İyi bir terzinin bize giydirdiği esvaplar yalnız vücudumuza geçmiş ve onun şeklini tadil etmiş sayılamaz." (Abdülhak Şinasi Hisar)

VEKİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse
  2. Milletvekili
  3. Bakan
    • "Hanın avlusundan sokağa vekil ve sefir otomobillerine taş çıkartacak bir lüks otomobil yürüdü." (Reşat Nuri Güntekin)

ZELİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Hor görülen, aşağı tutulan, aşağılanan
    • "Şımarık kantocu kim bilir hangi tesirler altında eski mütevazı, zelil, ahiretlik olmuştu." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Onun namusu için ben zelil oldum, onun saati için ben bedbaht oldum." (Aka Gündüz)

FOSİL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin, yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları veya izleri, müstehase, taşıl
  2. Düşünce, yaşayış biçimi vb. bakımlardan çağın gerisinde kalmış kimse

NAZİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] İnen, inmiş
  2. Konaklayan

SEBİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kutsal günlerde karşılık beklemeden hayır için dağıtılan içme suyu
  2. Genellikle camilere bitişik özel bir biçimde yapılmış, karşılık beklemeden hayır için içme suyu dağıtılan taş yapı, sebilhane
  3. Meyan kökü şerbetini bir hayır için dağıtma

VARİL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çoğunlukla sıvı maddeleri koymak için kullanılan, metalden yapılmış, silindir biçiminde, üstü kapalı kap
    • "Yetmişer kiloluk varilleri raylar üzerinde yuvarlayarak tıngır tıngır getiriyorlar." (Aka Gündüz)
  2. Petrol ölçü birimi (158,8l litre)
  3. Bir kabın içine aldığı madde miktarı
    • "Petrolün varili 25 dolara yükseldi."

SİTİL

  1. [isim] Büyük bakraç, su kovası

ZEYİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ek
  2. Bir yazıya ek olarak katılan parça
  3. Bir eseri tamamlamak için sonradan yazılan ek eser

FİTİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılan genellikle yağ çekici madde
    • "Lambanın fitili biraz daha açılmış." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi
    • "Fitiller işliyor azgın yarada." (Halk türküsü)
  3. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç
  4. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde
  5. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılan kabartma yol
  6. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit
  7. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş
  8. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu
    • "... fitil oynarken kâğıtları bir müddet masaya bırakır." (Sait Faik Abasıyanık)
  9. 0,0125 g olan ağırlık ölçü birimi

BERİL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Doğada altıgen billurlar durumunda bulunan, saydam, çoğu yeşil renkli berilyum ve alüminyum silikat

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü