Sonunda il olan 4 harfli 21 kelime var. İL ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde il olan kelimeler listesine ya da başında il olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AMİL

Kelime Kökeni: Arapça ʿāmil

  1. [isim] Bakınız etken
    • "Acaba bu cereyan ne gibi tarihî amillerin tesiriyle doğdu." (Fuat Köprülü)
ACİL

Kelime Kökeni: Arapça ʿācil

  1. [sıfat] Hemen yapılması gereken; ivedi, ivedili, evgin, müstacel
ZAİL

Kelime Kökeni: Arapça zāʾil

  1. [sıfat, eskimiş] Yok olan, ortadan kalkan
  2. Sürekli olmayan
HAİL

Kelime Kökeni: Arapça ḥāʾil

  1. [isim, eskimiş] Bakınız engel
    • "Turan kıtasının ülkeleri arasında gidip gelmek için hiçbir hail yoktur." (Ziya Gökalp)
KAİL

Kelime Kökeni: Arapça ḳāʾil

  1. [sıfat, eskimiş] Söyleyen
  2. İnanmış, aklı yatmış
    • "İkimiz de bu odayı tutmakla çok akıllılık ettiğimize kaildik." (Memduh Şevket Esendal)
FİİL

Kelime Kökeni: Arapça fiʿl

  1. [isim] Bakınız eylem
  2. [dil bilgisi] Bir kılışı, bir oluşu veya bir durumu anlatan, zaman ve kiplerle çekimlenebilen, -ma- ekiyle olumsuz biçimi yapılabilen kelime türü; eylem
EĞİL

  1. [isim] Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri
AKİL

Kelime Kökeni: Arapça ʿāḳil

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız akıllı
    • "Ne akilem ne divane / Gel gör beni aşk n'eyledi" (Yunus Emre)
MAİL

Kelime Kökeni: Arapça māʾil

  1. [sıfat] Eğilimi olan
    • "Türk ruhu, çocukluğu anından itibaren mücerrede maildir." (Asaf Halet Çelebi)
  2. [eskimiş] Bakınız eğik
  3. [eskimiş] Benzeyen, andıran
AZİL

Kelime Kökeni: Arapça ʿazl

  1. [isim] Görevden alma
    • "Efruz Bey, üçüncü gününü de alkış, şabaş, nümayiş, azil, nasp, hitap içinde, halkın mabudu olarak, tıpkı rüya gibi geçirdi." (Ömer Seyfettin)
ERİL

  1. [sıfat, dil bilgisi] Cinsiyet kategorisinin söz konusu olduğu dillerde erkek cinsten sayılan (kelime); müzekker
ALİL

Kelime Kökeni: Arapça ʿalīl

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız hasta
  2. Bakınız sakat
    • "Madrabaz ve kaparozcuların, hasta ve alillerin toplandığı bir merkezdir." (Burhan Felek)
İDİL

Kelime Kökeni: Fransızca idylle

  1. [isim, edebiyat] Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir
ETİL

Kelime Kökeni: Fransızca éthyle

  1. [isim, kimya] Organik birleşiklerin birleşimine giren karbon ve hidrojen atomları grubu
    • "Etil klorür."
EHİL

Kelime Kökeni: Arapça ehl

  1. [isim] Bir işte yetkili olan, bir işi yapan
    • "O, bu işin ehlidir."
  2. Bakınız sahip
    • "Sanat ehli. Zevk ehli."
  3. Bakınız eş
    • "Bu adam ehliyle iyi geçinmiyor."
  4. [eskimiş] Bir yerin, bir topluluğun halkından olanlar
ASİL

Kelime Kökeni: Arapça aṣīl

  1. [sıfat] Bakınız soylu
    • "Kaybettiğimiz bu asil adamın bizimle beraber çalışmasına hakikaten imkân yokmuş." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  2. Yüce duygularla yapılan
    • "... belki İttihatçı basından daha çok keder ve üzüntü gösterişi, Ahmet Kerim'e çok asil bir davranış gibi geldi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
NAİL

Kelime Kökeni: Arapça nāʾil

  1. [sıfat] Erişmiş, ele geçirmiş, başarmış, kazanmış, ulaşmış
ADİL

Kelime Kökeni: Arapça ʿādil

  1. [sıfat] Adaletle iş gören, adaletten, doğruluktan ayrılmayan, hakkı yerine getiren; adaletli
    • "Milletler tarihte fatihlerden fazla adillere bağlıdırlar." (Falih Rıfkı Atay)
GRİL

Kelime Kökeni: Fransızca grille

  1. [isim] Bakınız ızgara
FAİL

Kelime Kökeni: Arapça fāʿil

  1. [sıfat] Eden, yapan, işleyen
    • "Vilayetin bir yerinde faili yakalanamayan bir irtica vakası çıkar." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [isim, dil bilgisi] Bakınız özne
  3. [isim, hukuk] Hukuki sonuç doğuracak bir suç işleyen kimse
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü