Başında il olan 7 harfli 34 kelime var. İl ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde il olan kelimeler listesine ya da sonu il ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında il bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İLAÇSIZ

  1. [sıfat] İlacı olmayan
  2. İlaçlanmamış

İLKELCE

  1. [sıfat] İlkel
  2. [zarf] İlkel bir biçimde

İLKOKUL

  1. [isim] Zorunlu öğrenim çağındaki kız ve erkek çocuklarının temel eğitim ve öğretimini sağlamak için devletçe açılan veya açılmasına izin verilen beş yıllık okul, iptidai, iptidai mektep

İLMİKLİ

  1. [sıfat] Kolay çözülür biçimde düğümlenmiş
  2. Herhangi bir sayıda düğümü, ilmiği olan

İLKESEL

  1. [sıfat] İlke ile ilgili

İLTİHAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Katılma
    • "Ricat yolu üstünde bıraktığımız nöbetçiler birer birer müfrezeye iltihak etti." (Falih Rıfkı Atay)

İLERLEK

  1. [sıfat] İlerlemiş, ileriye varmış

İLLİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Nedensellik

İLİKSİZ

  1. [sıfat] İliği olmayan

İLETMEK

  1. [-i] Götürmek, ulaştırmak, nakletmek, geçirmek
    • "Bunların tek kaygıları gördüklerini, duyduklarını okurlara iletmektir." (Salâh Birsel)
  2. Elektrik akımı, ısı, gaz vb.ni bir yerden başka bir yere götürmek

İLGİSİZ

  1. [sıfat] İlgisi olmayan veya ilgilenmeyen, kayıtsız, aldırmaz, alakasız, lakayıt, bigâne

İLİŞKİN

  1. [sıfat] İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik
    • "Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler..." (Anayasa)

İLİŞMEK

  1. [-e] Bir şeye hafifçe dokunmak, takılmak
    • "Elim çiçeklere ilişti, vazo devrildi."
  2. Elini sürmek, dokunmak
    • "Bir sancılı yerine dokunmuşum gibi ıstırapla: -Bırak, ilişme, diye inledi." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Bir şeyin kenarına kısa bir süre için oturmak
    • "Sonra gene usulca hastanın karyolasına yandan ilişerek oturdu." (Necati Cumalı)
  4. Karışmak, rahat vermemek, müdahale etmek
    • "Köylüler, vakfedilmiş bir hayvanın işte kullanılıp kullanılmayacağından şüphe ediyorlar, boz eşeğe ilişmiyorlardı." (Refik Halit Karay)
  5. Değinmek, sözünü etmek
    • "O konuya hiç ilişmedik."
  6. Şaka etmek

İLETİCİ

  1. İletme özelliği olan şey

İLLETLİ

  1. [sıfat] Hastalığı olan
  2. İkide bir aksaklık gösteren

İLAVELİ

  1. [sıfat] Eki olan
    • "İlaveli ikinci baskı."
  2. Abartılmış, yalan katılmış, abartılı

İLETKEN

  1. [sıfat] Akım, ısı, ses vb.ni geçiren (madde), nâkil, yalıtkan karşıtı
  2. Elektrik akımı, ısı, gaz vb.ni bir yerden başka bir yere aktaran (madde, şey)

İLENÇLİ

  1. [sıfat] İlence uğramış
    • "Kendi iç yalnızlığına geri dönen, ilençli bir şair gibidir." (Selim İleri)

İLENMEK

  1. [-e] Birinin kötü bir duruma düşmesi dileğini gönlünden geçirmek veya açıkça söylemek, beddua etmek

İLTİFAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma
    • "Genç kızlar erkeklerin iltifatlarına nasıl karşılık vereceklerini şaşırmışlardı." (Mahmut Yesari)
    • "İltifat etti, hatırını sordu." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İlgi gösterme, rağbet etme
    • "Kime iltifat dozunu artırırsa o gerçekten de bir şeyler olurdu." (Çetin Altan)
    • "Akşamki yemeklere iltifat eden çok oldu."
  3. Söz söylerken, daha çok etki sağlamak için beklenmedik bir anda sözü, konu ile çok yakından ilgili birine veya bir şeye yöneltme
  4. Yüzünü çevirerek bakma

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü