Sonunda ik olan 6 harfli 175 kelime var. İK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ik olan kelimeler listesine ya da başında ik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
K İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
Kİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞİŞLİK
-
-
[isim]
Şiş (I)
- "Bileğinde şişlik kalmamışsa da daha ağrısı varmış." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Şiş (II) olmaya elverişli
- "Şişlik et."
-
[isim]
Şiş (I)
- TEBRİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kutlama
- "Dostlar tebriğe gelip el sıkıyorlardı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
- "Müfettişler, müdürü tebrik edip gittiler." (Haldun Taner)
-
Tebrik kartı
-
[isim]
Kutlama
- TUĞRİK
-
-
[isim]
Moğolistan'da kullanılan bir para birimi
-
[isim]
Moğolistan'da kullanılan bir para birimi
- PENDİK
- ...
- EROTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Aşkla ilgili olan, aşkı anlatan, kösnül, erosal, şehevi, şehvani
- "Erotik şiir."
-
Cinsel aşkla, cinsiyetle ilişkisi olan, kösnül, erosal
-
[sıfat]
Aşkla ilgili olan, aşkı anlatan, kösnül, erosal, şehevi, şehvani
- PSİŞİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Ruhsal
- "Ciddileşir, olanca psişik ve bedenî güçlerini, rollerine seferber ederlerdi." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Ruhsal
- REPLİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Oyuncunun sözü karşısındakine bırakırken söyleyeceği son söz
- "Peş peşe sıralanan mizansen bozukluklarıyla, kötü okunan replikleriyle bu piyes baştan başa fiyaskoydu." (Cahit Uçuk)
- "Spritüel dostum Pişekâr'ından dişi bir replik almış bir Kavuklu kadar sevinçli, gülümsedi." (Haldun Taner)
-
Diğer oyuncunun sözüne göre verilmesi gereken karşılık
-
[isim]
Oyuncunun sözü karşısındakine bırakırken söyleyeceği son söz
- YEĞLİK
-
-
[isim]
Bir şeyin, başkalarından üstün sayılması, rüçhan
-
[isim]
Bir şeyin, başkalarından üstün sayılması, rüçhan
- İTALİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Eğik yazı
-
[isim]
Eğik yazı
- PRATİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
Uygulamalı
-
Kolaylıkla uygulanabilir, kullanışlı
- "Çok görmüş halk adamlarına mahsus pratik bir zekâsı vardı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Bir şeyi yapma yöntemi veya biçimi, teamül
-
[isim]
Bir sanat ve bilim dalının ilkelerinin, kurallarının uygulanışı, kılgı, uygulama, tatbik, ameliye
-
Uygulamalı
- MÜŞFİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Sevecen, şefkatli
- "Annem müşfik aferinlerle saçlarımı okşadı." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Sevecen, şefkatli
- ÜREMİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Üremiyle ilgili olan
-
[sıfat]
Üremiyle ilgili olan
- DİKLİK
-
-
[isim]
Dik olma durumu
-
[isim]
Dik olma durumu
- TRAFİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ulaşım yollarının yayalar ve her türlü taşıt tarafından kullanılması, seyrüsefer
-
Ulaşım yollarında bulunan taşıt ve yayaların tümü
- "Trafik, Bankalar Caddesi'nin ağzından Taksim doğrultusuna aralıksız boşalıyor." (Atilla İlhan)
-
Yoğunluk
- "Telefon trafiği."
-
Önemli görevlerde bulunan kişilerin bir yere gidiş gelişi
-
[isim]
Ulaşım yollarının yayalar ve her türlü taşıt tarafından kullanılması, seyrüsefer
- BİTNİK
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Genel davranışları ve hırpani giysileri ile toplum hayatından kopma eğilimi gösteren ve toplum dışında bir yaşantısı olan genç
-
[isim]
Genel davranışları ve hırpani giysileri ile toplum hayatından kopma eğilimi gösteren ve toplum dışında bir yaşantısı olan genç
- TAHKİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Soruşturma
- "Bunun böyle olduğunu iyice tahkik için yola çıkmak üzere idim." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Bu meseleyi fakültedeki mütehassıslardan tahkik etmesini rica ettim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Soruşturma
- TATBİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Uygulama, pratik
- "Yeni yazıyı tatbik etmek için ne düşündünüz?" (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Uygulama, pratik
- KAOTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Karmakarışık, altüst olmuş
-
[sıfat]
Karmakarışık, altüst olmuş
- KOSTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Hayvan ve bitki dokularını yakan, aşındıran
- "Kostik sıvı."
-
[sıfat]
Hayvan ve bitki dokularını yakan, aşındıran
- MİSTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Mistisizm yanlısı olan, ilahiyat veya mistik yaşamla uğraşan kimse, gizemci
-
[sıfat]
Mistisizm ile ilgili
- "Gaipten sesler duyuyor, ruhuna fısıldanan mistik şiirler yazıyordu artık." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Mistisizm yanlısı olan, ilahiyat veya mistik yaşamla uğraşan kimse, gizemci