Sonunda ici olan 6 harfli 33 kelime var. İCİ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ici olan kelimeler listesine ya da başında ici olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DERİCİ
-
-
[isim]
Dericilik yapan kimse
-
[isim]
Dericilik yapan kimse
- GİDİCİ
-
-
[sıfat]
Kısa süre için var olan, kalıcı karşıtı
- "Gidici müdür."
-
Gitme durumunda bulunan, gitmek üzere olan
-
Ölmek üzere olan
- "Gidici bir hasta."
-
[sıfat]
Kısa süre için var olan, kalıcı karşıtı
- İÇKİCİ
-
-
[isim]
İçki yapan veya satan kimse
-
[sıfat]
Ayyaş
- "Sayacı Abdullah içkici bir adamdı ama evine de düşkündü." (Reşat Enis)
-
[isim]
İçki yapan veya satan kimse
- SEÇİCİ
-
-
[sıfat]
Seçme işini yapan (kimse, kurul vb.)
-
[sıfat]
Seçme işini yapan (kimse, kurul vb.)
- SEVİCİ
-
-
[isim]
Kendi cinsinden kimselerle cinsel ilişkide bulunan kadın, lezbiyen
-
[isim]
Kendi cinsinden kimselerle cinsel ilişkide bulunan kadın, lezbiyen
- MİRİCİ
- ...
- LOBİCİ
-
-
[isim]
Çıkarları ortak olan grupların temsilcisi, dalancı
-
[isim]
Çıkarları ortak olan grupların temsilcisi, dalancı
- ÇİNİCİ
-
-
[isim]
Çini yapan veya satan kimse
-
[isim]
Çini yapan veya satan kimse
- GEÇİCİ
-
-
[sıfat]
Çok sürmeyen
- "Bunu evvela gençliğe mahsus geçici bir heves zannettim." (Peyami Safa)
-
Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı
- "Eğer yazmaktan para ve ün gibi iki geçici kıymet ve zevk elde edemezsem acaba yazı yazar mıydım?" (Halide Edip Adıvar)
-
Bulaşan, bulaşıcı
-
[isim]
Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu
- "Onları sokakta gördüğünüz zaman adi bir geçiciden farklı bulmazsınız, sanırsınız ki bir yazıcı ticarethanesine gidiyor." (Cenap Şehabettin)
-
[sıfat]
Çok sürmeyen
- BİÇİCİ
-
-
[isim]
Biçme işini yapan kimse
-
[isim]
Biçme işini yapan kimse
- SEPİCİ
-
-
[isim]
Sepi işini yapan kimse, tabak (II), debbağ
-
[isim]
Sepi işini yapan kimse, tabak (II), debbağ
- YENİCİ
-
-
[sıfat]
Yenen, üstün gelen, mağlup eden
-
[sıfat]
Yenen, üstün gelen, mağlup eden
- ÇİZİCİ
-
-
[isim]
Tarlada haşhaş kozalaklarını afyon almak için çizen kimse
-
[isim]
Tarlada haşhaş kozalaklarını afyon almak için çizen kimse
- BALİCİ
- ...
- KESİCİ
-
-
[isim]
Kesme işini yapan kimse
- "Yol kesici."
-
Kasaplık hayvanları kesen kimse
-
Kesme işinde kullanılan araç
-
[isim]
Kesme işini yapan kimse
- GEMİCİ
-
-
[isim]
Gemide çalışan veya gemi işleten kimse
-
[isim]
Gemide çalışan veya gemi işleten kimse
- ESKİCİ
-
-
[isim]
Her türlü eski eşya alım satımıyla uğraşan kimse
-
Eskimiş ayakkabıları onaran kimse
-
[isim]
Her türlü eski eşya alım satımıyla uğraşan kimse
- VERİCİ
-
-
[isim]
Veren, verme yanlısı kimse
- "Cahilden kral olur ama tarihe vesika verici olmaz." (Aka Gündüz)
-
Çıkar gözetmeksizin her türlü yardımı yapan, esirgemeyen kimse
-
Elektromanyetik dalgalar yardımıyla işaret, ses ve görüntü iletmeye yarayan cihazların genel adı
- "Anten olursa verici istasyonları da kurulabilir." (Falih Rıfkı Atay)
-
Başkasına aktarılmak üzere kan, doku veya organ veren kimse, donör
-
[isim]
Veren, verme yanlısı kimse
- YİYİCİ
-
-
[sıfat]
Yiyen
- "Et yiyici hayvanlar."
-
Rüşvet alan (kimse), mürtekip
-
Çok yiyen, obur
-
[sıfat]
Yiyen
- SİLİCİ
-
-
[isim]
Silip temizleme, düzeltme, parlatma vb. işleri yapan kimse
-
[isim]
Silip temizleme, düzeltme, parlatma vb. işleri yapan kimse