İçinde şıl olan 8 harfli 18 kelime var. İçerisinde ŞIL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şıl olan kelimeler listesine ya da sonu şıl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AŞILAMAK

  1. [-e, -i, tıp] Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek
  2. [tıp] Başkasına hastalık geçirmek
  3. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek
  4. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak
  5. [mecaz] Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek
    • "Çalışıp çabaladı, sonunda bana da tahlilci bir zihniyet aşıladı." (Halide Edip Adıvar)
IŞILAMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Bakınız ışıldamak
ALIŞILMA

  1. [isim] Alışılmak işi
AŞILAYIŞ

  1. [isim] Aşılamak işi
    • "Bu semtin adamı, tabiatın kendi kendine ürettiği tohumlar misali, bir koyun tüyüne ilişip veya bir esintiye katılıp uzak bir toprağı aşılayışı nevinden…" (Sâmiha Ayverdi)
ŞAŞILASI

  1. [sıfat] Şaşılacak, şaşırtıcı
AŞILANMA

  1. [isim] Aşılanmak işi
  2. [biyoloji] Bakınız döllenme
AŞILANIŞ

  1. [isim] Aşılanmak işi
IŞILDAMA

  1. [isim] Işıldamak işi; ışılama
    • "Eğer karşısında bir ayna olsaydı, deniz mavisi gözlerinin içinde iki güneş damlasının ışıldamaya başladığını görecekti." (Nâzım Hikmet)
AŞILATMA

  1. [isim] Aşılatmak işi
IŞILATMA

  1. [isim] Bakınız ışıldatma
AYBAŞILI

  1. [sıfat] Âdet görmüş (kadın)
IŞILTILI

  1. [sıfat] Işıltısı olan, ışıltı yapan; ışıl ışıl
    • "Bulutun ardından yine ışıltılı bir gece yarısı çıkıp gelmişti." (Burhan Günel)
AŞILILIK

  1. [isim] Aşılı olma durumu
KARŞILIK

  1. [isim] Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış; mukabele, ivaz
    • "Haykırışlarına etraftan karşılık gelmiyordu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz
    • "Sonra temaşa kelimesi doğrudan doğruya tiyatro kelimesinin karşılığı olarak kullanılmıştır." (Ahmet Kutsi Tecer)
  3. Verilen cevap
  4. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey
    • "Bir buçuk aylığının karşılığı olan üç yüz lira hatırı sayılır bir para idi." (Refik Halit Karay)
  5. Bir iş için ayrılmış para
  6. [edat] Karşılaştırma, oran ve benzetme bildiren bir söz
    • "Buna karşılık köy halkı, üyelerinden birinin davranışı hakkındaki görüşlerini ve yargılarını açıkça dile getirebilirdi." (Engin Geçtan)
ŞAŞILMAK

  1. [-e, nesnesiz] Şaşkınlığa uğranılmak
    • "Cidden şaşılacak şeyler yapıyor." (Abdülhak Şinasi Hisar)
HAŞILSIZ

  1. [sıfat] Haşıl içine konulmamış
ULAŞILMA

  1. [isim] Ulaşılmak işi
FLORIŞIL

Kelime Kökeni: Latince + Türkçe ışıl

  1. [isim, fizik] Florışı özelliği gösteren; floresan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü