İçinde şıl olan 8 harfli 18 kelime var. İçerisinde ŞIL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şıl olan kelimeler listesine ya da sonu şıl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AŞILAMAK
-
-
[-e, -i, tıp]
Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek
-
[tıp]
Başkasına hastalık geçirmek
-
Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek
-
Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak
-
[mecaz]
Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek
- "Çalışıp çabaladı, sonunda bana da tahlilci bir zihniyet aşıladı."
-
[-e, -i, tıp]
Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek
- IŞILAMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız ışıldamak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız ışıldamak
- ALIŞILMA
-
-
[isim]
Alışılmak işi
-
[isim]
Alışılmak işi
- AŞILAYIŞ
-
-
[isim]
Aşılamak işi
- "Bu semtin adamı, tabiatın kendi kendine ürettiği tohumlar misali, bir koyun tüyüne ilişip veya bir esintiye katılıp uzak bir toprağı aşılayışı nevinden…"
-
[isim]
Aşılamak işi
- ŞAŞILASI
-
-
[sıfat]
Şaşılacak, şaşırtıcı
-
[sıfat]
Şaşılacak, şaşırtıcı
- AŞILANMA
-
-
[isim]
Aşılanmak işi
-
[biyoloji]
Bakınız döllenme
-
[isim]
Aşılanmak işi
- AŞILANIŞ
-
-
[isim]
Aşılanmak işi
-
[isim]
Aşılanmak işi
- IŞILDAMA
-
-
[isim]
Işıldamak işi; ışılama
- "Eğer karşısında bir ayna olsaydı, deniz mavisi gözlerinin içinde iki güneş damlasının ışıldamaya başladığını görecekti."
-
[isim]
Işıldamak işi; ışılama
- AŞILATMA
-
-
[isim]
Aşılatmak işi
-
[isim]
Aşılatmak işi
- IŞILATMA
-
-
[isim]
Bakınız ışıldatma
-
[isim]
Bakınız ışıldatma
- AYBAŞILI
-
-
[sıfat]
Âdet görmüş (kadın)
-
[sıfat]
Âdet görmüş (kadın)
- IŞILTILI
-
-
[sıfat]
Işıltısı olan, ışıltı yapan; ışıl ışıl
- "Bulutun ardından yine ışıltılı bir gece yarısı çıkıp gelmişti."
-
[sıfat]
Işıltısı olan, ışıltı yapan; ışıl ışıl
- AŞILILIK
-
-
[isim]
Aşılı olma durumu
-
[isim]
Aşılı olma durumu
- KARŞILIK
-
-
[isim]
Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış; mukabele, ivaz
- "Haykırışlarına etraftan karşılık gelmiyordu."
-
Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz
- "Sonra temaşa kelimesi doğrudan doğruya tiyatro kelimesinin karşılığı olarak kullanılmıştır."
-
Verilen cevap
-
Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey
- "Bir buçuk aylığının karşılığı olan üç yüz lira hatırı sayılır bir para idi."
-
Bir iş için ayrılmış para
-
[edat]
Karşılaştırma, oran ve benzetme bildiren bir söz
- "Buna karşılık köy halkı, üyelerinden birinin davranışı hakkındaki görüşlerini ve yargılarını açıkça dile getirebilirdi."
-
[isim]
Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış; mukabele, ivaz
- ŞAŞILMAK
-
-
[-e, nesnesiz]
Şaşkınlığa uğranılmak
- "Cidden şaşılacak şeyler yapıyor."
-
[-e, nesnesiz]
Şaşkınlığa uğranılmak
- HAŞILSIZ
-
-
[sıfat]
Haşıl içine konulmamış
-
[sıfat]
Haşıl içine konulmamış
- ULAŞILMA
-
-
[isim]
Ulaşılmak işi
-
[isim]
Ulaşılmak işi
- FLORIŞIL
-
Kelime Kökeni: Latince + Türkçe ışıl
-
[isim, fizik]
Florışı özelliği gösteren; floresan
-
[isim, fizik]
Florışı özelliği gösteren; floresan