İçinde şıl olan 11 harfli 21 kelime var. İçerisinde ŞIL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şıl olan kelimeler listesine ya da sonu şıl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AŞÇIBAŞILIK
-
-
[isim]
Aşçıbaşı olma durumu
-
Aşçıbaşının görevi
-
[isim]
Aşçıbaşı olma durumu
- USTABAŞILIK
-
-
[isim]
Ustabaşı olma durumu
-
Ustanın görevi
- "İstinye doklarında çalışmış, ustabaşılık etmiş, sonra buraya takma bölgesi şefi olmuş."
-
[isim]
Ustabaşı olma durumu
- İŞÇİBAŞILIK
-
-
[isim]
İşçibaşı olma durumu, işçibaşının görevi; başçılık
-
[isim]
İşçibaşı olma durumu, işçibaşının görevi; başçılık
- ÇARPIŞILMAK
-
-
[nesnesiz]
Çarpışma işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Çarpışma işi yapılmak
- KARŞILANMAK
-
-
[nesnesiz]
Karşılama işi yapılmak
- "İzmir’de nasıl karşılanacağımı bilmiyordum."
-
[nesnesiz]
Karşılama işi yapılmak
- KALKIŞILMAK
-
-
[nesnesiz]
Kalkışma işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Kalkışma işine konu olmak
- AŞILATILMAK
-
-
[nesnesiz]
Aşılatma işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Aşılatma işine konu olmak
- ALIŞILMADIK
-
-
[sıfat]
Alışılmamış, az görülen, olağanüstü olan
-
[sıfat]
Alışılmamış, az görülen, olağanüstü olan
- ÇERİBAŞILIK
-
-
[isim]
Çeribaşı olma durumu
-
[isim]
Çeribaşı olma durumu
- KARŞILAYICI
-
-
[isim]
Karşılama işini yapan kimse
- "Bütün ticaret yolları boyunca bu yapılar bize kapılarını açtı, oradaki bekçilerin ve karşılayıcıların selamlarıyla kendimize geldik."
-
[isim]
Karşılama işini yapan kimse
- ALIŞILMAMIŞ
-
-
[sıfat]
Nadir, bilinmeyen, az rastlanan
- "Toprak rengi yüzünde alışılmamış çizgiler vardı."
-
[sıfat]
Nadir, bilinmeyen, az rastlanan
- KARŞILAŞMAK
-
-
[-le]
Bir kimseyle veya bir şeyle karşı karşıya gelmek
- "Terdit, yazıda beklenmedik bir sonuçla karşılaşmak demektir."
-
[nesnesiz, spor]
İki sporcu veya iki takım kazanmak amacıyla karşılıklı olarak yarışmak
-
İki ordu savaşmak
- "Bunun üzerine Çavlı, Halep Meliki Rıdvan ve Artuklu İlgazi kuvvetleri ile birleşerek Muhammed Tapar adına Kılıç Arslan’la karşılaşmak istedi."
-
[-le]
Bir kimseyle veya bir şeyle karşı karşıya gelmek
- HIŞILDATMAK
-
-
[-i]
Hışıldamasına sebep olmak
- "Kuru yaprakları hışıldatan rüzgâr gibi güldü."
-
[-i]
Hışıldamasına sebep olmak
- YAKLAŞILMAK
-
-
[-e]
Yaklaşma işi yapılmak
-
[-e]
Yaklaşma işi yapılmak
- TAŞILLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız fosilleşmek
-
[nesnesiz]
Bakınız fosilleşmek
- KARŞILIKSIZ
-
-
[sıfat]
Karşılığı olmayan; ivazsız
-
Karşılık gerektirmeyen
-
[zarf]
Karşılık verilmeyerek
- "Dış dünyayı çok iyi algılayan, içsel sorunlarını çözümlemiş olan babam karşılıksız sever, her şeyden önce kendisinin bir insan olduğunu vurgulardı."
-
[sıfat]
Karşılığı olmayan; ivazsız
- PAYLAŞILMAK
-
-
[nesnesiz]
Paylaşma işi yapılmak; bölüşülmek, üleşilmek
- "Fırlayan arsa rantları, oy ticareti hissesi olarak paylaşıldı."
-
[nesnesiz]
Paylaşma işi yapılmak; bölüşülmek, üleşilmek
- BAĞDAŞILMAK
-
-
[nesnesiz]
Bağdaşma işine konu olmak
- "Hoş zaten bunların hiçbiri geçinilir, bağdaşılır insanlar değildi ya."
-
[nesnesiz]
Bağdaşma işine konu olmak
- TARTIŞILMAK
-
-
[nesnesiz]
Tartışma işi yapılmak
- "Aileyi ilgilendiren bir konu tartışılırken amcasına bütün ömründe ilk ve son defa bağırıvermişti."
-
[nesnesiz]
Tartışma işi yapılmak
- AŞILABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Aşılma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Harcanabilecek tutarın Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle aşılabileceğine dair bütçe kanununa hüküm konulamaz."
-
[nesnesiz]
Aşılma ihtimali veya imkânı bulunmak