İçinde şıl olan 11 harfli 21 kelime var. İçerisinde ŞIL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şıl olan kelimeler listesine ya da sonu şıl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AŞÇIBAŞILIK

  1. [isim] Aşçıbaşı olma durumu
  2. Aşçıbaşının görevi
USTABAŞILIK

  1. [isim] Ustabaşı olma durumu
  2. Ustanın görevi
    • "İstinye doklarında çalışmış, ustabaşılık etmiş, sonra buraya takma bölgesi şefi olmuş." (Memduh Şevket Esendal)
İŞÇİBAŞILIK

  1. [isim] İşçibaşı olma durumu, işçibaşının görevi; başçılık
ÇARPIŞILMAK

  1. [nesnesiz] Çarpışma işi yapılmak
KARŞILANMAK

  1. [nesnesiz] Karşılama işi yapılmak
    • "İzmir’de nasıl karşılanacağımı bilmiyordum." (Halikarnas Balıkçısı)
KALKIŞILMAK

  1. [nesnesiz] Kalkışma işine konu olmak
AŞILATILMAK

  1. [nesnesiz] Aşılatma işine konu olmak
ALIŞILMADIK

  1. [sıfat] Alışılmamış, az görülen, olağanüstü olan
ÇERİBAŞILIK

  1. [isim] Çeribaşı olma durumu
KARŞILAYICI

  1. [isim] Karşılama işini yapan kimse
    • "Bütün ticaret yolları boyunca bu yapılar bize kapılarını açtı, oradaki bekçilerin ve karşılayıcıların selamlarıyla kendimize geldik." (Sevinç Çokum)
ALIŞILMAMIŞ

  1. [sıfat] Nadir, bilinmeyen, az rastlanan
    • "Toprak rengi yüzünde alışılmamış çizgiler vardı." (Sait Faik Abasıyanık)
KARŞILAŞMAK

  1. [-le] Bir kimseyle veya bir şeyle karşı karşıya gelmek
    • "Terdit, yazıda beklenmedik bir sonuçla karşılaşmak demektir." (Çetin Altan)
  2. [nesnesiz, spor] İki sporcu veya iki takım kazanmak amacıyla karşılıklı olarak yarışmak
  3. İki ordu savaşmak
    • "Bunun üzerine Çavlı, Halep Meliki Rıdvan ve Artuklu İlgazi kuvvetleri ile birleşerek Muhammed Tapar adına Kılıç Arslan’la karşılaşmak istedi." (Ahmet Efe)
HIŞILDATMAK

  1. [-i] Hışıldamasına sebep olmak
    • "Kuru yaprakları hışıldatan rüzgâr gibi güldü." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
YAKLAŞILMAK

  1. [-e] Yaklaşma işi yapılmak
TAŞILLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız fosilleşmek
KARŞILIKSIZ

  1. [sıfat] Karşılığı olmayan; ivazsız
  2. Karşılık gerektirmeyen
  3. [zarf] Karşılık verilmeyerek
    • "Dış dünyayı çok iyi algılayan, içsel sorunlarını çözümlemiş olan babam karşılıksız sever, her şeyden önce kendisinin bir insan olduğunu vurgulardı." (Şükran Kozalı)
PAYLAŞILMAK

  1. [nesnesiz] Paylaşma işi yapılmak; bölüşülmek, üleşilmek
    • "Fırlayan arsa rantları, oy ticareti hissesi olarak paylaşıldı." (Aydın Boysan)
BAĞDAŞILMAK

  1. [nesnesiz] Bağdaşma işine konu olmak
    • "Hoş zaten bunların hiçbiri geçinilir, bağdaşılır insanlar değildi ya." (Refik Halit Karay)
TARTIŞILMAK

  1. [nesnesiz] Tartışma işi yapılmak
    • "Aileyi ilgilendiren bir konu tartışılırken amcasına bütün ömründe ilk ve son defa bağırıvermişti." (Tarık Buğra)
AŞILABİLMEK

  1. [nesnesiz] Aşılma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Harcanabilecek tutarın Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle aşılabileceğine dair bütçe kanununa hüküm konulamaz." (Anayasa)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü