İçinde şıkl olan 10 harfli 28 kelime var. İçerisinde ŞIKL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şıkl olan kelimeler listesine ya da Sonu şıkl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
I K L Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KIL, KIŞ, ŞIK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SIKIŞIKLIK
-
-
[isim]
Sıkışık olma durumu
-
[isim]
Sıkışık olma durumu
- BULAŞIKLIK
-
-
[isim]
Bulaşık olma durumu
- "Kalbi güp güp vuruyordu. Ellerinde kan bulaşıklığı hissi. Bir yıkasa mı?" (Atilla İlhan)
-
[isim]
Bulaşık olma durumu
- KATIŞIKLIK
-
-
[isim]
Katışık olma durumu
-
[isim]
Katışık olma durumu
- BAĞIŞIKLIK
-
-
[isim]
Muafiyet
- "Vergi bağışıklığı."
-
Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu, muafiyet
-
[isim]
Muafiyet
- YAPIŞIKLIK
-
-
[isim]
Yapışık olma durumu
-
[isim]
Yapışık olma durumu
- SIVIŞIKLIK
- ...
- ALMAŞIKLIK
-
-
[isim]
Dönüşümlü ve düzenli sıralanma
-
[isim]
Dönüşümlü ve düzenli sıralanma
- TIKIŞIKLIK
-
-
[isim]
Tıkışık olma durumu
- "Sınırsız bir kazanç hırsının beton tıkışıklığı ile rezil ettiği Anadolu sahilinin böyle bir kurtarıcıya ihtiyacı vardı." (Haldun Taner)
-
Bir yerde aşırı kalabalık olma durumu, izdiham
- "Tombul sevgilim hep gülümsüyor. Belki bu kadar tıkışıklık olmasa kalkıp yanıma da gelecek." (Haldun Taner)
-
[isim]
Tıkışık olma durumu
- BARIŞIKLIK
-
-
[isim]
Barışık olma durumu
- "Uğurlu, kıdemli olsun, Allah yıldız barışıklığı versin." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Barışık olma durumu
- SARMAŞIKLI
- ...
- KIRIŞIKLIK
-
-
[isim]
Kırışık olma durumu
-
Kırışık olan yüzeyin durumu
-
Kırışmış olan yer, kırışık
-
[isim]
Kırışık olma durumu
- TANIŞIKLIK
-
-
[isim]
Birbiriyle tanışmış bulunma, birbirini tanımış olma durumu
- "Ali ile tanışıklık oluncaya kadar Behin, İstanbul'a gidip babası ile de konuşmak istedi." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Birbiriyle tanışmış bulunma, birbirini tanımış olma durumu
- IŞIKLANMAK
-
-
[nsz]
Işıklı duruma gelmek, aydınlanmak, ışımak
- "Durum aynı kaldığı hâlde, onun duruma bakış açısı ışıklanır ve sevimli kahkahalarını atmaya başlardı." (Haldun Taner)
-
[nsz]
Işıklı duruma gelmek, aydınlanmak, ışımak
- KAŞIKLAMAK
-
-
[-i]
Kaşıkla yemek
- "Sustular, bir zaman konuşmadan çorbalarını kaşıkladılar." (Necati Cumalı)
-
Kaşıkla yenen yemekleri severek, iştahla yemek
-
[-i]
Kaşıkla yemek
- KAŞIKLATMA
-
-
[isim]
Kaşıklatmak işi
-
[isim]
Kaşıklatmak işi
- MAYIŞIKLIK
- ...
- YANAŞIKLIK
-
-
[isim]
Yanaşık olma durumu
-
[isim]
Yanaşık olma durumu
- YILIŞIKLIK
-
-
[isim]
Yılışık olma durumu
-
[isim]
Yılışık olma durumu
- ÇAKIŞIKLIK
- ...
- DOLAŞIKLIK
-
-
[isim]
Dolaşık olma durumu
-
[isim]
Dolaşık olma durumu