İçinde şık olan 8 harfli 15 kelime var. İçerisinde ŞIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şık olan kelimeler listesine ya da sonu şık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Şık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
I K Ş
3 Harfli Kelimeler
KIŞ, ŞIK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAKLAŞIK
-
-
[sıfat]
Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan; takribî
- "Yaklaşık bir hesap. Yaklaşık bir sayı."
-
[sıfat]
Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan; takribî
- TOPLAŞIK
-
-
[sıfat]
Bir araya getirilmiş, toplu hâle getirilmiş
-
[sıfat]
Bir araya getirilmiş, toplu hâle getirilmiş
- KAYNAŞIK
-
-
[sıfat]
Birbirine kaynamış, kaynaşmış
-
[ağızlardan]
Bakınız fingirdek
-
[sıfat]
Birbirine kaynamış, kaynaşmış
- ÇAPRAŞIK
-
-
[sıfat]
Bakınız girift
- "Çapraşık akıntılar birden düz yön aldı."
-
[mecaz]
Anlaşılması, çözülmesi veya içinden çıkılması güç
- "Benimseyemediği çapraşık bir dünyanın binbir dolabı içinde bunalmış genç bir öğrenciyi hatırlatıyordu."
-
[sıfat]
Bakınız girift
- KAŞIKLIK
-
-
[isim]
İçine kaşık, çatal, bıçak vb. konulan kap
-
[sıfat]
Kaşık yapmaya elverişli
- "Gidengelmez Dağı’nda kestiği kaşıklık ağacı sırtında taşırken bir yardan düştü öldü."
-
[sıfat]
Kaşığın alabileceği ölçüde
- "İki kaşıklık reçel."
-
[isim]
İçine kaşık, çatal, bıçak vb. konulan kap
- KARMAŞIK
-
-
[sıfat]
İçinde aynı cinsten birçok öge bulunan, birbirine az çok aykırı birçok şeyden oluşan
- "Kendisi gökyüzünde siyah nokta gibi görünüyordu; ancak ormanda, bu kadar karmaşık yerde, saklanan sincabı nasıl görebildi?"
-
[kimya]
Çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan (iyon veya birleşik); kompleks
-
[teknoloji]
Üstün teknolojisi olan; sofistike
-
[mecaz]
Ögelerinin veya gerekli işlemlerin sayısının çokluğu, çeşitliliği yüzünden anlaşılması, yapılması güç olan; komplike
- "Gerçi olaylar örgüsü, karmaşık olmasına burada da karmaşıktır."
-
[mecaz]
Anlaşılması güç olan (durum); ağdalı, sofistike
-
[sıfat]
İçinde aynı cinsten birçok öge bulunan, birbirine az çok aykırı birçok şeyden oluşan
- SARMAŞIK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan küçük köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki (Hedera helix)
- "Rüzgârın balkon sarmaşıklarında ıslıklar çaldığı bir akşamdı."
-
[isim, bitki bilimi]
Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan küçük köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki (Hedera helix)
- BAĞLAŞIK
-
-
[sıfat]
Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk); müttefik
- "Bağlaşık orduların Türkiye’de geçirdikleri zaman içerisinde önemli bir zarara yol açmadıkları dönem, Varna’da bulundukları süreye rastlar."
-
Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim)
- "Teknoloji matrisi A’nın (8,2) ve (8,2’) koşullarını tatmin eden verimli ve bağlaşık bir matris olduğunu kabul ediyoruz."
-
[sıfat]
Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk); müttefik
- KAŞIKÇIN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Ördekgillerden, gagası kaşık biçiminde, tüyleri ak, kara, kahverengi, ayakları kırmızı bir kuş (Spatula clypeata)
-
[isim, hayvan bilimi]
Ördekgillerden, gagası kaşık biçiminde, tüyleri ak, kara, kahverengi, ayakları kırmızı bir kuş (Spatula clypeata)
- IŞIKLAMA
-
-
[isim]
Işıklamak işi
-
[sinema, televizyon]
Çevirim sırasında, aydınlatılmış olan konunun görüntüsünün duyar kat üzerine belirli bir süre düşerek etkilemesi
-
[isim]
Işıklamak işi
- YOZLAŞIK
-
-
[sıfat]
Yozlaşmış
- "Yeni yetişen nesil bu betonlaşmayı kırıp yozlaşık durumu reddedecek bilinçten ve pratikten yoksundur."
-
[sıfat]
Yozlaşmış
- ŞIKLATMA
-
-
[isim]
Şıklatmak işi
-
[isim]
Şıklatmak işi
- BAĞDAŞIK
-
-
[sıfat]
Birbirlerine benzer karakterlere veya yapıya sahip parça veya birimlerden oluşan (bütün veya topluluk); mütecanis, homojen
- "Kimlik ögeleri birbiriyle ne kadar uyumlu ve bağdaşık ise ulusal ve toplumsal kimlik de bugün ve gelecek için o kadar güven vericidir."
-
[sıfat]
Birbirlerine benzer karakterlere veya yapıya sahip parça veya birimlerden oluşan (bütün veya topluluk); mütecanis, homojen
- SIRNAŞIK
-
-
[sıfat]
Can sıktığına, rahatsız ettiğine aldırmadan bir kimseden sürekli, yalvarırcasına istekte bulunan ve bu isteğinde direnen (kimse)
-
Rahatsız eden, sıkıntı veren
-
[sıfat]
Can sıktığına, rahatsız ettiğine aldırmadan bir kimseden sürekli, yalvarırcasına istekte bulunan ve bu isteğinde direnen (kimse)
- ŞIKLAŞMA
-
-
[isim]
Şıklaşmak işi
-
[isim]
Şıklaşmak işi