İçinde şı olan 7 harfli 133 kelime var. İçerisinde ŞI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şı olan kelimeler listesine ya da Sonu şı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ELEBAŞI

  1. [isim] Oyunda arkadaşlarına baş olan çocuk
  2. Kötü, olumsuz iş veya hareketlerde önder olan kimse, sergerde
    • "Beni elebaşı olmak üzere gösterip incitici hücumlardan kurtuluyorlar." (Ahmet Rasim)

SAVAŞIM

  1. [isim] Herhangi bir amaca erişmek, bir güce karşı koyabilmek amacıyla bir kişi veya grubun sürekli çabası, mücadele
    • "Bir polemikçi, bir savaşım insanı değildi." (Haldun Taner)
    • "Sen ancak iyi savlar için savaşım vermekte rahat ederdin." (Haldun Taner)

DAĞBAŞI

  1. [isim] Issız yer
    • "Dağ başında gece yarısı beni kim görmek isteyebilir?" (Memduh Şevket Esendal)
  2. Devletin koyduğu yasaların işletilmediği yer

SÜTBAŞI
...
SIVAŞIK
...
ŞIRASIZ

  1. [sıfat] Şırası olmayan

YIĞIŞIK

  1. [sıfat] Üst üste birikmiş

DIŞINLI

  1. [sıfat] Bir şeyin, bir düşüncenin aslında ve gerçeğinde olmayıp onun dışında kalan, öze bağlı olmayıp arızi olan, öz dışı, özünlü karşıtı

TAŞILLI

  1. [sıfat] İçinde taşıl bulunan, fosilli

ŞAŞIRMA

  1. [isim] Şaşırmak işi

TAŞITMA

  1. [isim] Taşıtmak işi

DOLAŞIK

  1. [sıfat] Karışık (saç, ip vb.)
    • "Bir buğday benizli zülfü dolaşık / Gitme diye beni yolda eğler var." (Karacaoğlan)
  2. Dolaşarak giden (yol)
    • "Tozlu ve dolaşık yollar üzerinde saatlerce taban tepmiş." (Ahmet Haşim)
  3. Kolay çözülmeyecek veya içinden çıkılmayacak derecede karışık
    • "Birtakım dolaşık işleri yüzünden istifasını verip çekildi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Amacını doğrudan doğruya değil de dolayısıyla sezdiren
    • "Dolaşık ve tutuk bir dille, yarı anlaşılır yarı anlaşılmaz cümleler mırıldanmaya başladı." (Peyami Safa)

BAKIŞIM

  1. [isim] İki veya daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu, simetri
  2. Eksen olarak alınan bir doğrudan, benzer noktaları karşılıklı olarak aynı uzaklıkta bulunan iki benzer parçanın birbirine göre olan durumu, tenazur, simetri

KARŞICI

  1. [isim] Karşılamaya çıkan kimse, karşılayıcı
    • "Bursa mebusları sabahleyin erkenden otomobillere atladılar, karşıcı gittiler." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. [sıfat] Karşı düşüncede olan

YAPIŞIK

  1. [sıfat] Bir yere yapışmış olan
    • "Zarfa yapışık pullar."
  2. Fizyolojik yönden birbirlerine bağlı olarak doğan
  3. Sürekli bir arada bulunan
    • "Yapışık hemşireler gibi dünyaya beraber gelmişlerdi." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  4. Dokunan, değen
    • "Lavabonun duvara yapışık kıyısının üstüne konmuş bir diş fırçası gösteriyordu." (Çetin Altan)

TAŞINIŞ

  1. [isim] Taşınma işi veya biçimi

ŞAŞILMA

  1. [isim] Şaşılmak işi

AŞIKANE
...
GÖZYAŞI

  1. [isim] Gözyaşı bezlerinin salgıladığı, bazı etkilerle akan duru sıvı damlacıklarından her biri, yaş (II)
    • "Her kadının gözyaşını dindireceğine kaniydi." (Peyami Safa)

GÜNAŞIK
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü