İçinde ştı olan 13 harfli 172 kelime var. İçerisinde ŞTI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ştı olan kelimeler listesine ya da sonu ştı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAYALAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Yolu araç trafiğine kapatıp sadece yayaların kullanımına açmak
-
[-i]
Yolu araç trafiğine kapatıp sadece yayaların kullanımına açmak
- KURAMLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Kuramlaştırmak işi
-
[isim]
Kuramlaştırmak işi
- PAYLAŞTIRILMA
-
-
[isim]
Paylaştırılmak işi; bölüştürülme, üleştirilme
-
[isim]
Paylaştırılmak işi; bölüştürülme, üleştirilme
- SOYUTLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Soyutlaştırmak durumu
- "Freud, şairlerin basitleştirme ve soyutlaştırma yoluyla çalıştıklarını, aynı zamanda buluşlarını konuşma mantığı içinde değil, sembolik bir biçimde ifade ettiklerini söyler."
-
[isim]
Soyutlaştırmak durumu
- YASALAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Yasa durumuna getirmek, yasaya bağlamak; kanunlaştırmak
-
[-i]
Yasa durumuna getirmek, yasaya bağlamak; kanunlaştırmak
- ÇATIŞTIRILMAK
-
-
[nesnesiz]
Çatıştırma işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Çatıştırma işi yapılmak
- ATIŞTIRABİLME
-
-
[isim]
Atıştırabilmek işi
-
[isim]
Atıştırabilmek işi
- ÇOĞULLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Çoğullaştırmak işi
-
[isim]
Çoğullaştırmak işi
- BAĞDAŞTIRILMA
-
-
[isim]
Bağdaştırılmak işi
- "Aslında dış görünüş itibarıyla birbirinin tamamen aksi gibi görünen bu iki içeriğin bağdaştırılma çalışmalarının bir iki yıllık mazisi hatırlanırsa Türk sineması için normal bir gelişimdir."
-
[isim]
Bağdaştırılmak işi
- SAFLAŞTIRILMA
-
-
[isim]
Saflaştırılmak (I) işi
-
[isim]
Saflaştırılmak (I) işi
- KRALLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Kral durumuna getirmek, kral gibi davranmasına sebep olmak
- "Kendisini mest eden, krallaştıran kuvvet, artık kendi başını yiyecek kadar büyümüştü."
-
[-i]
Kral durumuna getirmek, kral gibi davranmasına sebep olmak
- AYNILAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Aynı duruma getirmek
-
Aynı görmek, aynı varsaymak
- "Anılan mektupta yazar, Doğuluların huylarından kolay vazgeçmeyeceklerini anlatmak için tüm Doğuluları birbiriyle aynılaştırarak ‘Türk, Türk olarak kalır’ anlatımını kullanır."
-
[-i]
Aynı duruma getirmek
- AÇIKLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Açık duruma getirmek
- "Şiirin düş kurmaya izin vermesi onun eleştiriyle ilişkisini de açıklaştırmış olur."
-
Rengini açtırmak
-
[-i]
Açık duruma getirmek
- UZLAŞTIRILMAK
-
-
[nesnesiz]
Uzlaştırma işi yapılmak; uylaştırılmak, uyuşturulmak (II)
-
[nesnesiz]
Uzlaştırma işi yapılmak; uylaştırılmak, uyuşturulmak (II)
- ÇATALLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Çatallaştırmak işi
-
[isim]
Çatallaştırmak işi
- BRONZLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Bronzlaştırmak işi
-
[isim]
Bronzlaştırmak işi
- KOLAYLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Kolaylaştırmak işi; teshil
-
[isim]
Kolaylaştırmak işi; teshil
- TABULAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Tabu durumuna getirmek
- "Kutsallaştırmak ve yadsımak, bir şeyi dokunulmaz ve cansız kılmanın, tabulaştırarak öldürmenin iki yoludur."
-
[-i]
Tabu durumuna getirmek
- UZAKLAŞTIRMAK
-
-
[-i, -den]
Uzağa götürmek
- "Allah rızası için şu adamları uzaklaştırın başımdan."
-
Çıkarmak, ayırmak
- "İçtimai hayat bizi hem dış tabiattan hem de kendi varlığımızdan uzaklaştırır."
-
[mecaz]
Yabancılaştırmak, ilgisiz bırakmak; kışkışlamak
- "Sen onu bozmak, işten uzaklaştırmak, züppeleştirmek için bilmezlikle elinden geleni yaptın."
-
[-i, -den]
Uzağa götürmek
- ÇORAKLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Çoraklaştırmak işi
-
[isim]
Çoraklaştırmak işi