İçinde şti olan 11 harfli 65 kelime var. İçerisinde ŞTİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şti olan kelimeler listesine ya da Sonu şti ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
T İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İŞ, İT, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GEÇİŞTİRİCİ
-
-
[sıfat]
Tedavi edici etkisi olmayan, ağrı ve sızıları geçici olarak azaltan, dindiren (ilaç vb.)
-
[sıfat]
Tedavi edici etkisi olmayan, ağrı ve sızıları geçici olarak azaltan, dindiren (ilaç vb.)
- DÜZLEŞTİRME
- ...
- MİTLEŞTİRME
-
-
[isim]
Mitleştirmek işi
-
[isim]
Mitleştirmek işi
- DEĞİŞTİRGEÇ
-
-
[isim]
Röle
-
[isim]
Röle
- ÜLEŞTİRİLME
-
-
[isim]
Üleştirilmek işi
-
[isim]
Üleştirilmek işi
- KÖRLEŞTİRİŞ
-
-
[isim]
Körleştirme işi veya biçimi
-
[isim]
Körleştirme işi veya biçimi
- DEĞİŞTİRİCİ
-
-
[isim]
Değiştirme işini yapan nesne veya kimse
-
[isim]
Değiştirme işini yapan nesne veya kimse
- BENZEŞTİRME
-
-
[isim]
Benzeştirmek işi
-
[isim]
Benzeştirmek işi
- DEPREŞTİRME
-
-
[isim]
Depreştirmek işi
-
[isim]
Depreştirmek işi
- PEKLEŞTİRME
-
-
[isim]
Pekleştirmek işi
-
[isim]
Pekleştirmek işi
- ÖZLEŞTİRMEK
-
-
[-i]
Öz durumuna getirmek, özlü durum kazandırmak, arılaştırmak
-
Özleştirmecilik yapmak
-
[-i]
Öz durumuna getirmek, özlü durum kazandırmak, arılaştırmak
- DEĞİŞTİRMEK
-
-
[nsz]
Birini bırakıp başkasını kullanmak
- "O zamanlar şöyle öğleye doğru otele bir başvurup çamaşır değiştireceği varsa değiştiriyor." (Ercüment Ekrem Talu)
-
Başka bir duruma, başka bir görünüme getirmek
- "Tuvalet onu ne değiştirmiş, gençliğinin cazibesini, vücudunu, gözlerinin rengini nasıl belli etmişti!" (Peyami Safa)
-
Anlatıma yeni bir içerik vermek
-
[-i]
Başka bir biçime sokmak, değişikliğe uğratmak
- "Bulunduğu vaziyeti öteki ayağını berikinin üstüne koyarak değiştirdi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Bir şey veya kimseyi bulunduğu yerden başka bir yere almak
-
[nsz]
Bir şey verip yerine başka bir şey almak
- "Bu ayakkabı sana küçük, değiştir."
-
[nsz]
Birini bırakıp başkasını kullanmak
- DERİŞTİRMEK
- ...
- BİLEŞTİRMEK
-
-
[-i]
Bileşmesini sağlamak
-
İki veya daha çok vektörün, paralel kenar kuralına uygun olarak geometrik toplamını almak
-
[-i]
Bileşmesini sağlamak
- BİRLEŞTİRME
-
-
[isim]
Birleştirmek işi veya durumu
- "Sen yardımla menfaati birleştirmenin usulünü bulmuşsun." (Mahmut Yesari)
-
[isim]
Birleştirmek işi veya durumu
- SEVİŞTİRMEK
- ...
- YERLEŞTİRME
-
-
[isim]
Yerleştirmek işi
-
Yurtlandırma, iskân
-
[isim]
Yerleştirmek işi
- DİKLEŞTİRME
-
-
[isim]
Dikleştirmek işi veya durumu
-
[isim]
Dikleştirmek işi veya durumu
- PEKİŞTİRMEK
-
-
[-i]
Sertleşmek, katılaştırmak
-
Sağlamlaştırmak, tahkim etmek
-
Güçlendirmek
-
[-i]
Sertleşmek, katılaştırmak
- YETİŞTİRMEK
-
-
[-i]
Birini, bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak
-
Vaktinde hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek
- "Kitabı önümüzdeki aya yetiştireceğim."
-
Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek
- "Hastayı doktora yetiştirmek."
-
[nsz]
Üretmek, büyütmek, geliştirmek
- "Evlerinin bahçesinde bir iki elma, erik ağacı yetiştirirler." (Necati Cumalı)
-
İletmek, duyurmak
- "Müjdeyi komşu hanımlara yetiştirmeye koşmuştu." (Halit Fahri Ozansoy)
-
Sağlayıp vermek
- "Sigara yakmak isteyenlere kibrit yetiştirir." (Haldun Taner)
-
[-i]
Yetmesini sağlamak
- "Cephemiz susuz, kuru ekmek ve benzini güç yetiştiriyoruz." (Falih Rıfkı Atay)
-
[-e]
Söylenmemesi gereken bir şeyi hemen söylemek
- "Hiç kalır mı? Ertesi gün valiye yetiştirdiler." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-i]
Çocuğun gelişip büyümesine özen göstermek
- "Munise'yi güzel ahlaklı bir kadın olarak yetiştirecektim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Eğitim, öğrenim sağlamak
-
[-i]
Birini, bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak