İçinde şme olan 8 harfli 102 kelime var. İçerisinde ŞME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şme olan kelimeler listesine ya da sonu şme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Şme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E M Ş
3 Harfli Kelimeler
ŞEM
2 Harfli Kelimeler
EM, EŞ, ME, ŞE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SÜZÜŞMEK
-
-
[-le]
Birbirlerini karşılıklı süzmek
-
[-le]
Birbirlerini karşılıklı süzmek
- ÖRTÜŞMEK
-
-
[-le]
Aynı noktalarda ve düzlemlerde kesişmek
-
[mecaz]
İki görüş, düşünce, sözcük, cümle birbiriyle tam olarak uyuşmak
- "Ancak çarpık bir felsefe anlayışı felsefe ile dünya görüşünün örtüştüğünü savunabilir."
-
[-le]
Aynı noktalarda ve düzlemlerde kesişmek
- GİCİŞMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Kaşınmak, kaşıntı duymak; gidişmek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Kaşınmak, kaşıntı duymak; gidişmek
- İSTEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Karşılıklı sevgi belirtileri göstermek; flört etmek
- "Daha kızken, isteşirlerken, Hasan bahçeye girer, pencerenin altına gelir, bir iki kere Kezban diye seslenirdi."
-
[nesnesiz]
Karşılıklı sevgi belirtileri göstermek; flört etmek
- İKİLEŞME
-
-
[isim]
İkileşmek işi
-
[isim]
İkileşmek işi
- GEÇİŞMEK
-
-
[nesnesiz, -le]
Birbirinin içine geçip karışmak; tedahül etmek
-
[nesnesiz, -le]
Birbirinin içine geçip karışmak; tedahül etmek
- BÖLÜŞMEK
-
-
[-i, -le]
Bakınız paylaşmak
- "Paraları elleri titreyerek, gözleri parlayarak, nefeslerini burundan alarak bölüştüler."
-
[-i, -le]
Bakınız paylaşmak
- KÜTLEŞME
-
-
[isim]
Kütleşmek işi
-
[isim]
Kütleşmek işi
- GÖRÜŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek
- "Ara sıra görüşelim."
-
[-le]
Dostluk, ahbaplık etmek
- "Komşunuzla görüşüyor musunuz?"
-
[-i]
Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek; müzakere etmek
- "Bu sorunu daha geniş bir zamanda görüşmeli."
-
[nesnesiz]
Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek
- GİRİŞMEK
-
-
[-e]
Bir işi ele almak
-
Bir şeye başlamak
- "Erkek arkadaşları ile sosyal nizam üzerinde sonu gelmeyen tartışmalara girişirdi."
-
Bir işe kalkışmak
-
Birbirine karışmak
-
[mecaz]
Bakınız dövmek
-
[mecaz]
Kavgaya tutuşmak
-
[-e]
Bir işi ele almak
- MELEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Birlikte melemek
-
[nesnesiz]
Birlikte melemek
- YETİŞMEK
-
-
[-e]
Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak
- "Gâvur Ali kahvedeki cemaate hiçbir şey söylemeden küçük çobanla uzaklaştı, bir nefeste ağıla yetişti."
-
Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak
- "Bu giysi yarına yetişmeli."
-
Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak
- "Öteki tünelle gelseler de vapura yetişeceklerini bilirlerdi."
-
Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak
- "Kadınlar, derme çatma ayakkabılarıyla onlara zor yetişebiliyorlardı."
-
Değmek, uzanıp dokunabilmek
- "Ben o dala yetişemem. Bu ip kuyunun dibine yetişmez."
-
Vakit bulmak, yapabilmek
- "Ben bu kadar işe yetişemem."
-
[nesnesiz]
Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek
- "Bu kadar nezaket ve iltifat yetişmez miydi?"
-
Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak
- "Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm."
-
Gelişip büyümek
- "Şu Marmara kıyılarında o sene bol meyve yetişmişti."
-
[-de]
Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek
- "Akşam gazetesi, yurt aydınlarıyla konuşarak bizde niçin yazar yetişmediğinin sebeplerini araştırdı."
-
İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek
-
Yardım etmek, yardımına koşmak
- "Tam o sırada talih imdadıma yetişti."
-
[mecaz]
Ortaya çıkmak
-
[-e]
Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak
- BİNİŞMEK
-
-
[nesnesiz]
İki parçadan biri öbürünün üstünde olmak
-
Kas kirişleri birbiri üstüne binmek
-
Kırık bir kemiğin iki parçası birbiri üstüne gelmek
-
[nesnesiz]
İki parçadan biri öbürünün üstünde olmak
- EĞLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Oyalanmak, eğlenmek; kalmak, tevakkuf etmek
- "Hadi boş yere eğleşme. Git eşeğini ara."
-
Bir yerde oturmak, ikamet etmek
-
[nesnesiz]
Oyalanmak, eğlenmek; kalmak, tevakkuf etmek
- SÖVÜŞMEK
-
-
[nesnesiz, -le]
Bakınız küfürleşmek
- "Bazen dövüşür, sövüşürüz ama karı iyi komşudur, neme lazım."
-
[nesnesiz, -le]
Bakınız küfürleşmek
- CİNLEŞME
-
-
[isim]
Cinleşmek durumu
-
[isim]
Cinleşmek durumu
- NETLEŞME
-
-
[isim]
Netleşmek durumu
-
[isim]
Netleşmek durumu
- PESLEŞME
-
-
[isim]
Pesleşmek durumu
-
[isim]
Pesleşmek durumu
- BÖNLEŞME
-
-
[isim]
Bakınız saflaşma (II)
-
[isim]
Bakınız saflaşma (II)
- ASİLEŞME
-
-
[isim]
Asileşmek işi
-
[isim]
Asileşmek işi