İçinde şme olan 7 harfli 57 kelime var. İçerisinde ŞME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şme olan kelimeler listesine ya da Sonu şme ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E M Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ŞEM
2 Harfli Kelimeler
EM, EŞ, ME, ŞE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖPÜŞMEK
-
-
[nsz]
Birbirini öpmek
- "Çok göreceğim geldi diye boynuna sarıldı, öpüştüler..." (Burhan Felek)
-
Nesnelerin parçaları birbiriyle tam olarak yan yana bulunmak, teması olmak
- "Parmaklıklı demir kapılar birbiriyle tam öpüşmemişti." (Çetin Altan)
-
[nsz]
Birbirini öpmek
- DEYİŞME
- ...
- REŞMECİ
- ...
- GÜLÜŞME
-
-
[isim]
Gülüşmek işi
- "Biz çıkarken arkamızdan onların yılışık gülüşmeleri vardı." (Peyami Safa)
-
[isim]
Gülüşmek işi
- DİDİŞME
-
-
[isim]
Didişmek işi
- "Ne milletlerarasındaki kanlı anlaşmazlıklar ne siyasi partilerin sinsi ve amansız didişmeleri ne tarih ne ilim..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Didişmek işi
- ERİŞMEK
-
-
[-e]
Varılması zamana, emeğe bağlı olan veya uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak
- "Genç yaşında üne erişmiş, yönettiği oyunlar afişlerden inmemiş." (Necati Cumalı)
-
Bir yere ulaşmak, varmak
- "Boyu bir elli beş olduğu için eli ancak on beşinci düğmeye erişebilmektedir." (Haldun Taner)
-
[nsz]
Bitkiler veya bunların ürünleri olgunlaşmak
- "Yemişler bu yıl çabuk erişti."
-
[nsz]
Zaman gelip çatmak
- "Vakit erişti. Bahar erişti."
-
[-e]
Varılması zamana, emeğe bağlı olan veya uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak
- YETİŞME
-
-
[isim]
Yetişmek işi
-
[isim]
Yetişmek işi
- DEĞİŞME
-
-
[isim]
Değişmek işi
- "Bu kadar büyük değişme için mutlaka bir kadın parmağı lazım." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Değişim
-
[isim]
Değişmek işi
- ÖDEŞMEK
-
-
[nsz]
Birbirine olan borçları ödeyip alacak verecek bırakmamak
-
Karşılık olarak benzer iş, hareket yapıp veya bir şey verip borçlu kalmamak
- "İçinden, yarın paydosu biraz erken çalar, ödeşiriz, diye düşündü." (Haldun Taner)
-
[nsz]
Birbirine olan borçları ödeyip alacak verecek bırakmamak
- ÇÖKÜŞME
-
-
[isim]
Çöküşmek işi
-
[isim]
Çöküşmek işi
- EŞLEŞME
-
-
[isim]
Eşleşmek işi
-
[isim]
Eşleşmek işi
- PEKİŞME
-
-
[isim]
Pekişmek işi
-
[isim]
Pekişmek işi
- SEVİŞME
-
-
[isim]
Sevişmek işi
-
[isim]
Sevişmek işi
- DÖNÜŞME
-
-
[isim]
Dönüşmek işi, tahavvül
-
Benzeşme
-
[isim]
Dönüşmek işi, tahavvül
- SÜZÜŞME
- ...
- ÜLEŞMEK
-
-
[nsz]
Bölüşmek, paylaşmak
-
[nsz]
Bölüşmek, paylaşmak
- ÖTÜŞMEK
-
-
[nsz]
Birlikte veya karşılıklı ötmek
- "Bir dakika evvel yaprakların arasında ötüşen kuşlar susuyor, gece oluyordu." (Memduh Şevket Esendal)
-
[nsz]
Birlikte veya karşılıklı ötmek
- EĞLEŞME
-
-
[isim]
Eğleşmek, oyalanmak işi, tevakkuf
-
[isim]
Eğleşmek, oyalanmak işi, tevakkuf
- DERİŞME
-
-
[isim]
Derişmek işi
-
Yoğunlaşma
-
[isim]
Derişmek işi
- TEPİŞME
-
-
[isim]
Tepişmek işi
-
[isim]
Tepişmek işi