İçinde şma olan 8 harfli 155 kelime var. İçerisinde ŞMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şma olan kelimeler listesine ya da Sonu şma ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A M Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
MAŞ, ŞAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AŞ, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- VURUŞMAK
-
-
[nsz]
Birbirini vurmak, dövüşmek
-
Savaşmak, çarpışmak
-
[nsz]
Birbirini vurmak, dövüşmek
- KIRLAŞMA
-
-
[isim]
Kırlaşmak işi
-
[isim]
Kırlaşmak işi
- ÇAKIŞMAK
-
-
Birbirine geçip kenetlenmek, takılmak
-
[nsz]
Aynı zaman dilimine denk gelmek
- "İki sınıfın dersleri çakıştı."
-
[nsz]
Söz yarışı etmek
- "Saz şairleri çakışıyor."
-
Doğru, açı, yüzey vb. geometrik biçimler üst üste konulduklarında birbirini bütünüyle örterek eşit olmak
-
Birbirine geçip kenetlenmek, takılmak
- TARTIŞMA
-
-
[isim]
Birbirine karşıt düşünceleri karşılıklı savunma
- "Karşısındakilerin tartışmaları çabuk bıraktıklarına da dikkat etmedi." (Tarık Buğra)
- "İki yandan gelen arabaların orada yolu tıkadığı tartışma götürmez." (Salâh Birsel)
- "Ateşli tartışmalara girdiği zaman bile ölçüyü kaçırmazdı." (Haldun Taner)
-
Ağız kavgası, münakaşa
- "Belki de komşulardan çekindiğinden tartışmayı kesmek gereğini duyuyor." (Haldun Taner)
-
Bir sorun üzerine sözle veya yazılı olarak karşılıklı, bazen de sertçe savunma
- "Bir yazarın eserini anlamak için onun kişiliği üzerine bilgi edinmek gerekir mi sorunu öteden beri edebiyatçılar arasında geniş tartışmalara yol açmıştır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Birbirine karşıt düşünceleri karşılıklı savunma
- UZLAŞMAK
-
-
[nsz]
Aralarındaki düşünce veya çıkar ayrılığını, karşılıklı ödünlerle kaldırarak uyuşmak, karşılıklı anlaşmak ve mutabık kalmak, antant kalmak
- "O vakit politika ile mücerret ilmi birbiriyle gayet kolay uzlaşır şeyler sanıyordum." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[nsz]
Aralarındaki düşünce veya çıkar ayrılığını, karşılıklı ödünlerle kaldırarak uyuşmak, karşılıklı anlaşmak ve mutabık kalmak, antant kalmak
- OTURUŞMA
-
-
[isim]
Oturuşmak işi
-
[isim]
Oturuşmak işi
- HIRLAŞMA
-
-
[isim]
Hırlaşmak işi
-
[isim]
Hırlaşmak işi
- SIĞIŞMAK
-
-
[nsz]
Ancak sığmak, güçlükle sığmak
- "Bir başka fotoğrafı ona doğru tuttum; çerçeve içine sığışmak için herkes birbirine yapışmıştı sanki." (Tarık Dursun K)
-
[nsz]
Ancak sığmak, güçlükle sığmak
- SAYIŞMAK
-
-
[nsz]
Ödeşmek, hesaplaşmak, hesabına saymak, takas etmek
-
Çocuk oyunlarında sayı sayarak ebeyi belirlemek
-
[nsz]
Ödeşmek, hesaplaşmak, hesabına saymak, takas etmek
- BUZLAŞMA
-
-
[isim]
Buzlaşmak işi
-
[isim]
Buzlaşmak işi
- BOŞLAŞMA
-
-
[isim]
Boşlaşmak işi
-
[isim]
Boşlaşmak işi
- KASLAŞMA
-
-
[isim]
Kaslaşmak durumu
-
[isim]
Kaslaşmak durumu
- TANIŞMAK
-
-
[nsz]
Birbirini tanır duruma gelmek
- "Bu sefer, bir sürü aktör ve tiyatroseverle tanıştı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[nsz]
Birbirini tanır duruma gelmek
- ÇATIŞMAK
-
-
[nsz]
Birbirine çatmak veya çatılmak
- "Ulu denizin üstünü çatışan, şimşeklenen kara bulutlar sardı." (Yahya Kemal)
-
Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak
-
Karşılıklı vuruşmak
-
Kavga etmek
-
Deve ve köpek çiftleşmek
-
[nsz]
Birbirine çatmak veya çatılmak
- OYDAŞMAK
-
-
[nsz]
Düşünce birliği içerisinde olmak
-
[nsz]
Düşünce birliği içerisinde olmak
- YOKLAŞMA
- ...
- DARLAŞMA
-
-
[isim]
Darlaşmak işi
-
[isim]
Darlaşmak işi
- ŞİŞMANCA
-
-
[sıfat]
Biraz şişman
- "Aşağı bahçe kapısından bir kolunda kızı, bir kolunda torunu şişmanca bir yaşlı kadın sallana sallana gelir." (Burhan Felek)
-
[sıfat]
Biraz şişman
- KAYNAŞMA
-
-
[isim]
Kaynaşmak işi
- "Atmosfer karşılıklı anlayış ve kaynaşma atmosferi idi." (Haldun Taner)
-
Kalabalığın çok olduğu bir yerde kıpırdanma, hareketlilik
-
Huzursuzluk
- "Meclisteki kaynaşmalar yatıştı ve normal bir durum sağlanabildi mi?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Kaynaşmak işi
- BOZUŞMAK
-
-
Araları açılmak
- "Karısı ile barıştı lakin Zühtü ile bozuştu." (Burhan Felek)
-
Araları açılmak