İçinde şm olan 8 harfli 260 kelime var. İçerisinde ŞM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şm olan kelimeler listesine ya da sonu şm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İLETİŞME

  1. [isim] Bakınız haberleşme
ÇÖLLEŞME

  1. [isim] Çölleşmek işi
TARTIŞMA

  1. [isim] Bir konuyla ilgili karşıt düşünceleri karşılıklı savunma
    • "Karşısındakilerin tartışmaları çabuk bıraktıklarına da dikkat etmedi." (Tarık Buğra)
  2. Karşılıklı ağır sözler söyleyerek yapılan çekişme; münakaşa
    • "Erkekler arasında sahte kadın olup olmadığı üstüne tartışmalar kızıştı." (Lâtife Tekin)
  3. Bir sorun üzerine sözle veya yazılı olarak karşılıklı, bazen de sertçe savunma
    • "Bu açıklamalar ilginç tartışmalara yol açtı ve düşündürücü sorunlar çıktı ortaya." (Melih Cevdet Anday)
KIYIŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] Karşılıklı sözleşmek, anlaşıp karar vermek
  2. Biriyle yarışmaya kalkmak
    • "Sen onunla kıyışamazsın."
  3. [ağızlardan] Yüreklilik göstermek, cesaret etmek
DANIŞMAN

  1. [isim] Kurum ve kuruluşlarda danışmanlık yapmak üzere görevlendirilen, alanında uzman kimse; müşavir
  2. Yükseköğretim kurumlarında yüksek lisans ve doktora tezlerini yöneten öğretim üyesi
SOĞUŞMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Toprak suyu içine çekip kabarmak, şişmek
  2. Meyvenin suyu çekilmek
ÖLÇÜŞMEK

  1. [nesnesiz, -le] Biriyle yan yana gelerek boy bakımından ölçülmek
  2. Yarışmak, müsabaka yapmak
  3. [mecaz] Karşılaştırmak, mukayese etmek
YILIŞMAK

  1. [nesnesiz] Yapmacık davranışlarla hoş görünmeye çalışmak
    • "Ben ne kadar şiddetli hareket edersem o da o kadar yılışıyor, pısırık pısırık gülüyor." (Etem İzzet Benice)
KUBAŞMAK

  1. [nesnesiz, -le, ağızlardan] İmece ile iş yapmak, yardımlaşmak
SOKUŞMAK

  1. [-e] Dar bir yere sokulmak
  2. Usulcacık araya girmek
DANIŞMAK

  1. [-e, -i] Bir iş için bilgi veya yol sormak, görüş almak; istişare etmek, müracaat etmek, meşveret etmek
    • "Doktor, bugün size ben asıl başka mesele danışmak için geldim." (Halide Edip Adıvar)
UYLAŞMAK

  1. [nesnesiz, -le, ağızlardan] Bakınız uzlaşmak
YAKLAŞMA

  1. [isim] Yaklaşmak işi; yakınlama, iktirani mukarenet
    • "Bununla birlikte babasına yaklaşması pek kolay olacağa benzemiyordu." (İhsan Oktay Anar)
ANTLAŞMA

  1. [isim] İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu; ahit, muahede, ahitleşme, pakt
    • "... 1928 Haziran’ında imzalanan bir protokolle 1926 antlaşması daha etkili bir hâle getirildiği gibi 23 Ocak 1932'de de bir uzlaşma, Adli Tesviye ve Hakem Antlaşması imzalandı ve sınır da kesin olarak tespit edildi." (Fahir Armaoğlu)
  2. Bu durumu belirten belge
BİNİŞMEK

  1. [nesnesiz] İki parçadan biri öbürünün üstünde olmak
  2. Kas kirişleri birbiri üstüne binmek
  3. Kırık bir kemiğin iki parçası birbiri üstüne gelmek
BULUŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] Uzun bir ayrılıktan sonra birbirini görmek, birbirine kavuşmak
    • "Arada sırada da olsa böyle buluşup konuşmak çok güzel oluyor, insanın çevresi genişliyor." (Tahsin Yücel)
  2. [-de] Önceden belirlenmiş bir yer ve zamanda bir araya gelmek
    • "Ertesi gün yine pastacıda buluştular." (Peyami Safa)
  3. Bir araya gelmek
    • "Yâr ile buluşsak bir tenha yerde / Duyarlar rakipler söz olur gider"
KUÇUŞMAK

  1. [nesnesiz, -le, ağızlardan] Bakınız kucaklaşmak
ÇÖKÜŞMEK

  1. [-e] Birlikte çökmek
    • "Bolu Dağı Tüneli, hem geliş hem de gidiş istikametinde iki ayrı noktada çöküştü." (Doğan Sofracıoğlu)
  2. Bir şeyin başına çöküp toplanmak
    • "Leş kargaları koskoca Osmanlı milletinin başına çöküşmüşler…" (Vedat Sağlam)
BOZUŞMAK

  1. [-le] Araları açılmak
    • "Karısı ile barıştı lakin Zühtü ile bozuştu." (Burhan Felek)
KELLEŞME

  1. [isim] Kelleşmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü