İçinde şm olan 5 harfli 15 kelime var. İçerisinde ŞM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şm olan kelimeler listesine ya da sonu şm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞİŞME
-
-
[isim]
Şişmek işi
-
[isim]
Şişmek işi
- İŞMAR
-
Kelime Kökeni: Ermenice
-
[isim, ağızlardan]
El, göz veya baş ile yapılan işaret
-
[isim, ağızlardan]
El, göz veya baş ile yapılan işaret
- BEŞME
-
-
[isim, ağızlardan]
Her çubuğu ayrı ayrı beş renkte olan, yollu bir kumaş türü
-
Tabaklanmamış ham deri
-
Çıkrıkçı tezgâhının kütüğü
- "Bugünkü Türkçemizde beşme, çıkrıkçı tezgâhının kütüğüdür. Böylece en eski zamandan beri beşe, meşe, mis kelimelerinin ağaç ifade ettiğini anlamış oluruz."
-
[isim, ağızlardan]
Her çubuğu ayrı ayrı beş renkte olan, yollu bir kumaş türü
- AŞMAK
-
-
[-den]
Yüksek, uzak veya geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek
- "İki gündür sarp dağ yollarından aşıyoruz."
-
[-i]
Süre bitmek, sona ermek
-
[-i]
Bakınız geçmek
- "Üstelik çekingenliğin de kaybolmuş hatta sokulganlığı aşarak girişkenlik derecesini bulmuştu."
-
[-e]
Erkek hayvan dişiyle çiftleşmek
-
[nesnesiz, argo]
Görünmeden kaçmak
- "Herif çoktan aşmış."
-
[-den]
Yüksek, uzak veya geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek
- ŞAŞMA
-
-
[isim]
Şaşmak işi; taaccüp
-
[isim]
Şaşmak işi; taaccüp
- EŞMEK
-
-
[-i]
Toprağı veya toprak gibi yumuşak bir şeyi biraz kazmak
- "Bereket versin ateş koydu demin komşu kadın / Üşüyorsan eşiver mangalı, eş, eş de ısın"
-
[mecaz]
Bir olayı ayrıntılarına inerek araştırmak, incelemek
-
[-i]
Toprağı veya toprak gibi yumuşak bir şeyi biraz kazmak
- DEŞME
-
-
[isim]
Deşmek işi
- "Sebebini kurcalamaya, deşmeye lüzum yok."
-
[isim]
Deşmek işi
- COŞMA
-
-
[isim]
Coşmak işi; galeyan
- "Kadın bir izzetinefis coşmasına benzeyen öfke ile gözlerini açtı."
-
[isim]
Coşmak işi; galeyan
- KOŞMA
-
-
[isim]
Koşmak işi; koşu
- "Hamal benim dalgınlığımdan istifade ederek birdenbire bir kedi gibi fırladı ve koşmaya başladı."
-
[denizcilik]
Bir halatı, ağacı pekiştirmek için yanına konulan halat veya ağaç
-
[edebiyat]
Sazla okunmak için hece ölçüsü ile yazılmış, ilk kıtasının birinci, ikinci ve dördüncü dizeleriyle öteki kıtalarının dördüncü dizeleri birbiriyle, kalan dizeler de kendi aralarında uyaklı, konuları sevgi ve doğa olayları olan bir halk şiiri
-
[isim]
Koşmak işi; koşu
- TAŞMA
-
-
[isim]
Taşmak işi
-
Akarsu yatağından çıkarak çevresini kaplama
- "Çayın taşması evler kadar çekekteki motorlar için de tehlikeliydi."
-
[isim]
Taşmak işi
- ÜŞMEK
-
-
[-e, ağızlardan]
Bakınız üşüşmek
- "Üzüm kütükleri filokseradan kurumuş, kuyunun suyu büsbütün çekilmiş, ağaçlara tırtıl üşmüş..."
-
[-e, ağızlardan]
Bakınız üşüşmek
- ÇEŞME
-
Kelime Kökeni: Farsça çeşme
-
[isim]
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı; pınar
- "Çeşmeler yaptırdım sular içmeye / Kavlükarar ettim alıp kaçmaya"
-
[isim]
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı; pınar
- DÜŞME
-
-
[isim]
Düşmek işi; sukut
- "Büyük bir maharetle kurulan pusuya düşmeme bıçaksırtı kalmıştı."
-
[isim]
Düşmek işi; sukut
- REŞME
-
Kelime Kökeni: Arapça reşme
-
[isim, ağızlardan]
Hayvanın başlığı, yuları ve gemi
-
Atların koşum takımlarına gümüş ve altın yaldızlı pullarla yapılan süsleme
-
[isim, ağızlardan]
Hayvanın başlığı, yuları ve gemi
- PİŞME
-
-
[isim]
Pişmek işi
- "Şerafettin'in hanımı böreği fırına yeni sürmüş, daha bir yarım saati varmış pişmeye."
-
[isim]
Pişmek işi