İçinde şl olan 5 harfli 22 kelime var. İçerisinde ŞL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şl olan kelimeler listesine ya da sonu şl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EŞLEK

  1. [isim, coğrafya] Bakınız Ekvator
EŞLEM

  1. [isim] Bakınız kopya
MUŞLU

  1. [isim] Muş ilinden olan kimse
DİŞLİ

  1. [sıfat] Dişleri olan
  2. [isim] Dişleri olan çark
  3. [isim, hayvan bilimi] Bakınız kaya balığı
  4. [isim] Ayakkabıcıların sayayı kalıba çekmek için kullandıkları kerpeten gibi bir araç
  5. [mecaz] Sözünü geçiren, istediğini yaptırabilen, güçlü (kimse)
    • "Tekel Bakanı gibi dişli, partinin ön sıralarında yeri olan bir bakanın kendi söyleyeceklerini önemsemeyeceğini bilirler." (Necati Cumalı)
  6. [mecaz] Beklenmedik düzeyde olan
EŞLİK

  1. [isim] Eş olma durumu
  2. Birlikte, beraber olma durumu
    • "Mesela hoca eşliğinde yapılan çift kişilik uçuşa tandem uçuş deniliyormuş." (Neslihan Gedik)
  3. [müzik] Belirli bir modeli ile armoni oluşturan ve bir veya birkaç partiye bölüştürülen sesler bütünü
TAŞLI

  1. [sıfat] İçinde taş olan, taş karışmış olan (tahıl, bakliyat vb.)
    • "Yağsız köpüklü ayranlar içmiş, taşlı bulgur pilavı yemişler." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Üzerinde taş bulunan
    • "Taşlı yol"
  3. Üzerinde süs taşı bulunan
    • "Taşlı yüzük."
KAŞLI

  1. [sıfat] Herhangi bir nitelikte kaşı olan
BAŞLI

  1. [sıfat] Başı olan
    • "O zaman kırmızı başlı kibritler vardı ya." (Peyami Safa)
  2. Bakınız yaralı
  3. Yarım kalmış, başlandığı hâlde bitmemiş olan
    • "Matematik ödevim başlı duruyor."
KIŞLA

  1. [isim, askerlik] Askerlerin toplu olarak barındıkları yapılar bütünü
    • "Gece gündüz kışlada kaldığımızdan sivil hayat ile temasımız pek azdı." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [ağızlardan] Koyun ve keçi sürülerinin gecelediği veya kışın barındığı kapalı ağıl
İŞLEM

  1. [isim] Bir işi sonuçlandırmak için yapılan iş veya uygulamaların hepsi; muamele
  2. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol; prosedür
  3. [ekonomi] Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi
  4. [kimya] Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi; muamele
  5. [kimya] Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme; muamele
  6. [matematik] Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi
    • "Her işlem yeni bir sayı bulmaya varır."
İŞLEK

  1. [sıfat] Çok işleyen, canlı, hareketli olan
    • "İki harp esnasında, burası kolay kazançların, vurgunculuğun en işlek merkezlerinden biriydi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Özenmeden, çabuk yazıldığı hâlde okunaklı ve güzel olan (yazı)
    • "İşlek, açık bir yazı. Bir kadın elinden çıkma." (Tarık Dursun K)
İŞLEV

  1. [isim] Bir şey veya kimsenin yapısı veya konumu gereği yaptığı iş, kendine özgü olan iş görme yetisi; görev, fonksiyon
    • "Seçme ve aracılık işlevini yerine getiren dünyanın önünde ise öyle aşılması güç engeller yok gibi." (Adalet Ağaoğlu)
  2. [kimya] Bir deneyi yaparken izlenen yol; izlev
  3. [toplum bilimi] Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü; fonksiyon
ŞİŞLİ

  1. [isim] İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
PEŞLİ

  1. [sıfat] Peş (II) eklenerek genişletilmiş (giysi)
    • "Hacı Kalfa, bugün arkasına dört peşli bir eski zaman entarisi giymiş." (Reşat Nuri Güntekin)
DUŞLU

  1. [sıfat] Duşu olan
BEŞLİ

  1. [sıfat] Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan; muhammes
  2. [isim] İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya taş
  3. Bakınız beşibirlik
  4. Bakınız ata beşibirlik
  5. [isim, edebiyat] Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume; muhammes
  6. [isim, edebiyat] Halk edebiyatında üçlemeli bir bende, konu ile ilgili aynı ölçüde bir çift dizenin bağlanmasıyla oluşan manzume; muhammes
  7. [isim, müzik] Beş ses veya beş müzik aracı için yazılan müzik eseri; kentet, kuintet
  8. [isim, müzik] Beş müzisyenin çaldığı caz orkestrası
FİŞLİ

  1. [sıfat] Fişe yazılmış olan
  2. Fişi olan
  3. Güvenlik kuruluşlarında kaydı bulunan (kimse)
DÖŞLÜ

  1. [sıfat] Döşü olan
AŞLIK

  1. [isim] Aş yapmak için hazırlanan ve saklanan şeyler
  2. Dövüldükten sonra savrularak temizlenen ve kurutulan buğday
  3. Bakınız zahire
TUŞLU

  1. [sıfat] Tuşu olan
    • "Günümüzde bile ısrarla tuşlu telefon kullanmaya devam eden vatandaşlarımız var." (Ali Kılıç)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü