İçinde şa olan 6 harfli 88 kelime var. İçerisinde ŞA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şa olan kelimeler listesine ya da Sonu şa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PAŞALI

  1. [isim] Paşa sanını alan büyük devlet adamlarının yakın hizmetinde bulunan gedikli ağa

ŞAHİKA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Doruk, zirve
    • "Civar dağların karlı şahikalarını yeni sevgilime gösteriyorum." (Refik Halit Karay)
  2. En üst derece
    • "Sanatın nadir kaydedeceği bir şahikadan gürlemişti." (Halit Fahri Ozansoy)

ŞAŞMAZ

  1. [sıfat] Değişmez ve yanılmaz nitelikte olan
    • "O, gerçekte ne anlatıyorsa o anlattıklarının şaşmaz bir gözlemcisi." (Tarık Dursun K)

ŞAŞULA
...
ŞARKÇI
...
MAŞACI

  1. [isim] Maşa yapan veya satan kimse

ŞAHSEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Kendi (kendim, kendin ...), bizzat
    • "İngiltere sefiri, kendi devletinin prensibini burada şahsen de takip ediyor." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Tanışmadan, dış görünüşü ile, uzaktan
    • "Onu şahsen tanırım, ahbaplığımız yoktur."

KEŞŞAF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bilinmeyen çok önemli bir şeyi keşfeden
  2. Keşif kolu
  3. İzci

YANŞAK

  1. [sıfat] Yersiz ve çok konuşan, geveze

ŞAKİRT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Öğrenci, çırak
    • "Dedeye -yeni şakirdiniz efendim- diyerek çekilip gidince kız odanın ortasında kakıldı kaldı." (Halide Edip Adıvar)

HAŞARI

  1. [sıfat] Çok yaramaz, ele avuca sığmayan (çocuk)
    • "Ben azami derecede haşarı ve uçarı bir çocuktum." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Huysuz, azgın (hayvan)

ŞANTAJ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Herhangi bir çıkar sağlamak amacıyla bir kimseyi, kendisiyle ilgili lekeleyici, gözden düşürücü bir haberi yayma veya açığa çıkarma tehdidiyle korkutma
    • "Bu, bana bir blöften ziyade şantaj gibi görünüyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

MAŞALI

  1. [sıfat] Maşası olan
    • "Maşalı saat."
  2. Maşa ile kıvrılmış (saç)

ŞARTLI

  1. [sıfat] Şarta bağlı, koşullu
  2. Şartlanmış
  3. Şartlanmış olan, koşullu
    • "Şartlı kafalar."
  4. Şart etmiş olan (koca)

KAVŞAK

  1. [isim] Yol vb. uzayıp giden şeylerin kesiştikleri veya birleştikleri yer
  2. Bir ırmağın denize veya başka bir ırmağa döküldüğü, kavuştuğu yer, munsap

ŞAKŞAK

  1. [isim] Çoğunlukla hokkabazların kullandıkları, hafifçe vurulduğunda hızla vurulmuş gibi "şak" diye ses çıkaran tahta maşa

KUŞANE

  1. [isim] Yayvan küçük tencere

ŞALUPA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Küçük bir gemi gibi kullanılabilen büyük sandal

ŞAHTUR

  1. [isim] İnce donanma gemilerinden biri

KAYŞAT

  1. [isim] Kayşama sonucu yerinden kopmuş parça

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü