İçinde ş olan 7 harfli 1265 kelime var. İçerisinde Ş harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ş harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ş harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARŞİDÜK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Avusturya'da imparator ailesi prenslerine verilen unvan
-
[isim]
Avusturya'da imparator ailesi prenslerine verilen unvan
- ÇATIŞKI
-
-
[isim]
Yasaların veya önermelerin kendi aralarında çelişikliği, antinomi
-
[isim]
Yasaların veya önermelerin kendi aralarında çelişikliği, antinomi
- DÜŞÜRÜŞ
-
-
[isim]
Düşürme işi veya biçimi
-
[isim]
Düşürme işi veya biçimi
- İŞLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek
-
[nsz]
İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak
- "Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar, şüphesiz, sanatının âşığıydı." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-e]
İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek
- "O uzun ve derin bakış genç adamın ta yüreğine kadar işlemişti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[nsz]
İyi çalışmak, müşterisi bol olmak
-
Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak
-
Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek
-
Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek
- "Ali Rıza Bey bu ilk çocuğu ile, bir çiçek meraklısı, bahçesiyle oynar gibi oynamış, onu ancak kendi hayalinde yaşayan mükemmel insan maddelerine göre işlemişti." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-den]
İşlek, etkin durumda olmak
- "Lütfügiller büyücek bahçelerinin ana yola açılan kapısından işlerlerdi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[nsz]
Çıban, olgunlaşma yolunda olmak
-
[nsz]
Yara, kapanmamak
-
[nsz]
Gidip gelmek
- "Şimdi otomobillerin, otobüslerin işledikleri asfalt caddeden bir zamanlar ne kervan ne insan geçerdi." (Sermet Muhtar Alus)
-
Hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak
- "Tayın çizelgelerini düzenliyorum, ambar defterini işliyorum." (Erhan Bener)
-
Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek
-
[-i]
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek
- KOŞULMA
-
-
[isim]
Koşulmak işi
-
[isim]
Koşulmak işi
- ÖRTÜLÜŞ
- ...
- PEŞİNAT
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Bir alışveriş veya hizmet için önceden verilen bir miktar para
- "Peşinat ne kadar?"
-
[isim]
Bir alışveriş veya hizmet için önceden verilen bir miktar para
- ŞAPKACI
-
-
[isim]
Şapka yapan veya satan kimse
-
[isim]
Şapka yapan veya satan kimse
- GÜMÜŞÇÜ
-
-
[isim]
Gümüşü işleyen sanatçı veya gümüşten yapılmış eşya satıcısı
-
[isim]
Gümüşü işleyen sanatçı veya gümüşten yapılmış eşya satıcısı
- İŞGÜDER
-
-
[isim]
Maslahatgüzar
-
[isim]
Maslahatgüzar
- ŞİŞLEME
-
-
[isim]
Şişlemek işi
- "Ondan sonra kâh baldırından, kâh omuzundan adam şişleme devam etmişti." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Şişlemek işi
- ŞUURSUZ
-
-
[sıfat]
Bilinçsiz
- "Bir darağacı önünde gibi şuursuz, dilsiz, külçe hâlindeyim." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Bilinçsiz
- TIRAŞÇI
-
-
[sıfat]
Yalan, asılsız, bıktırıcı sözlerle karşısındakini rahatsız eden (kimse), palavracı
-
[isim]
Karşısındakini bıktırıncaya kadar lafa tutma huyu olan kimse
-
[sıfat]
Yalan, asılsız, bıktırıcı sözlerle karşısındakini rahatsız eden (kimse), palavracı
- AYARTIŞ
-
-
[isim]
Ayartma işi veya biçimi
-
[isim]
Ayartma işi veya biçimi
- AZALTIŞ
- ...
- DÖNÜŞME
-
-
[isim]
Dönüşmek işi, tahavvül
-
Benzeşme
-
[isim]
Dönüşmek işi, tahavvül
- DÜŞÜRÜM
-
-
[isim]
Düşürme işi veya durumu
-
Mallarda yapılan genel ucuzluk
-
[isim]
Düşürme işi veya durumu
- EŞLENME
-
-
[isim]
Eşlenmek işi
-
[isim]
Eşlenmek işi
- GÖRÜŞME
-
-
[isim]
Görüşmek işi, mülakat, müzakere
-
[isim]
Görüşmek işi, mülakat, müzakere
- İŞLENTİ
-
-
[isim]
İşleme yöntemi
-
[isim]
İşleme yöntemi