İçinde ş olan 4 harfli 168 kelime var. İçerisinde Ş harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ş harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ş harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MAŞA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Ateş veya kızgın bir şey tutmaya, korları karıştırmaya yarayan iki kollu metal araç
    • "Kahveci ocaktan maşayı kapmış, o da fırlamıştı dışarı." (Çetin Altan)
  2. Çok küçük şeyleri tutmaya yarayan küçük, kollu araç
    • "Saatçi maşası."
  3. Saçları kıvırmak, düzeltmek için elektrik veya ateşle ısıtılan maşa biçiminde alet
    • "Maşa ile kıvrılmış gibi dalgalı saçları vardı." (Peyami Safa)
  4. Başkasının isteklerine, amaçlarına alet olan kimse
  5. Bisiklet çatısının ön ve arkasındaki çatal biçiminde, tekerleklerin takıldığı parça

İŞBA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Doyurma
  2. Doyma

OYUŞ

  1. [isim] Oyma işi veya biçimi

DİŞİ

  1. Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey)
  2. Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki)
    • "Dişi kedi."
  3. [isim] Kadın
  4. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan
    • "Dişi klişe. Dişi kalıp."
  5. Yumuşak, kolay işlenen (maden)
  6. Şuh, işveli, çekici

ŞANO

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Tiyatro sahnesi
    • "Bir sevdiğim, şanoda şarkı söyler / Biri yanı başımda / İçer içer, ötekini kıskanır." (Orhan Veli Kanık)

ŞERH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Açma, ayırma
  2. Bir anlatım veya kitabı açıklama, yorumlama
  3. Bir şeyi açıklamak amacıyla yazılmış kitap
  4. Açık ve ayrıntılı anlatma

RAŞİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Rüşvet veren kimse
    • "Rüşvet yiyene mürteşi, rüşvet verene de raşi denir." (Burhan Felek)

BİŞİ

  1. [isim] Çörek, tatlı bir ekmek türü

KÖŞE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Birbirini kesen iki çizginin, iki düzlemin oluşturduğu açı, zaviye
    • "Kutunun sivri köşesi."
    • "Kemanın ince gıy gıylarına boş mağaralardaki ses akisleri gibi öten pes perdeden bir öksürük köşe tutuyor." (Halide Edip Adıvar)
    • "Böyle bir köşeye atılmak, iktidardan uzak kalmak, diri diri gömülmekti benim için." (Turan Oflazoğlu)
    • "Bir köşeye çekilip ölümü beklemek." (Ömer Seyfettin)
  2. İki duvarın birleştiği girintili veya çıkıntılı yer
    • "Seniha Hanım parmağını odanın köşesine uzattı." (Peyami Safa)
  3. İki sokağın veya caddenin kesiştiği yer
    • "Türk kadınları alacalı bir ipek kumaş gibi köşeye birikmişlerdi." (Ömer Seyfettin)
  4. Bölüm, yer veya yan
    • "Burgaz'ın sokaklarında her köşeden Türkçe işitiliyor." (Yahya Kemal Beyatlı)
  5. Kuytu, tenha veya ücra yer
  6. Kimsenin kolay kolay uğramadığı yer
    • "İlk adımda otel, han, kahve köşeleri bulmak ihtiyacı baş gösterecek." (Refik Halit Karay)
  7. Futbol alanını oluşturan yan ve kale çizgilerinin kesişme noktalarından her biri, korner

ŞULE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Alev, yalım
    • "Bütün ordunun kalbini Duatepe'den çıkan kurtuluş şulesi aydınlatmış." (Halide Edip Adıvar)

HİŞT

  1. [ünlem] "Hey, bana bak, sana söylüyorum" anlamında bir seslenme sözü, hiş

ŞOKE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] "Birdenbire şaşırmak, hoşa gitmeyecek bir şey yapmak" anlamlarındaki şoke etmek ve "birdenbire şaşırmak, hoşa gitmeyecek bir şeyle karşılaşmak" anlamlarındaki şoke olmak deyimlerinde kullanılan bir söz

AGUŞ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Kucak
    • "Seniha'ya sarıldı, aguşuna alıp onu tekrar şımarttı." (Ercüment Ekrem Talu)

MEŞK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir öğretmenin, aynısını yazmaları için öğrencilerine verdiği yazı örneği
    • "Her sabah saatlerce keman meşk ederek yanık birtakım havalar çalarmış." (Abdülhak Şinasi Hisar)
    • "Esasen hemen onun meşk vereceği kızları getirmiş, ona takdim etmişti." (Halide Edip Adıvar)
  2. Yazı veya müzikte alışmak ve öğrenmek için yapılan çalışma, el alıştırması
  3. Yazı veya müzik dersi

ŞİFA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bedensel veya ruhsal bir hastalığın son bulması, hastalıktan kurtulma, onma
    • "Hastalara türlü maceralarla şifa vermesini ben bilirim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Aksırık öksürük derken kızcağız şifayı kapmış." (Atilla İlhan)

TEŞT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Çamaşır leğeni

ULAŞ
...
MEŞE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Kayıngillerden, üç yüz kadar türü arasında, kış yaz yapraklarını dökmeyenleri de bulunan, kerestesi dayanıklı bir orman ağacı (Quercus)
  2. [sıfat] Bu ağaçtan yapılmış olan

OLUŞ

  1. [isim] Olma işi veya biçimi, vuku
  2. Oluşma, teşekkül, tekevvün
  3. Bir durumdan öteki duruma geçiş

ŞİLE

  1. [isim] Mercanköşk

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü