İçinde ış olan 6 harfli 86 kelime var. İçerisinde IŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ış olan kelimeler listesine ya da Sonu ış ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UTANIŞ
-
-
[isim]
Utanma durumu veya biçimi
-
[isim]
Utanma durumu veya biçimi
- ALIŞMA
-
-
[isim]
Alışmak işi
- "Sonra alışma, tanışma, doyuşma ve ... kakışma gelir arkasından." (Haldun Taner)
-
[isim]
Alışmak işi
- YANLIŞ
-
-
[isim]
Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata
- "Sen hayatımdaki bir yanlışmışsın, keşke seni hiç tanımasaydım." (Nazlı Eray)
-
[sıfat]
Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı
- "Yanlış ve mantıksız hareketim bu suretle cezalanmalı." (Aka Gündüz)
-
[zarf]
Hatalı bir biçimde
- "Evime gitmek için, yanlış söyledim, gitmemek için vapurun kaçmasını bekliyordum." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan
-
[isim]
Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata
- KALKIŞ
-
-
[isim]
Kalkma işi veya biçimi
-
[isim]
Kalkma işi veya biçimi
- APIŞAK
-
-
[sıfat]
Bacaklarını açarak yürüyen, ayrık bacaklı
-
[sıfat]
Bacaklarını açarak yürüyen, ayrık bacaklı
- ULANIŞ
- ...
- AYIRIŞ
-
-
[isim]
Ayırma işi veya biçimi
-
[isim]
Ayırma işi veya biçimi
- ISIRIŞ
- ...
- DIŞARI
-
-
[isim]
Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı
- "Dışarıda yağmur yağıyor." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Nevin ikisini de köpekler gibi kapıdan dışarıya atabilirdi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Kişinin konutundan ayrı olan yer
- "Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı." (Atilla İlhan)
-
Yurt dışı
- "Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az kalsın birleşecek kadar sıkı fıkı idik." (Burhan Felek)
-
[zarf]
Dışa, dış çevreye
- "Artık komutanlardan başka hiç kimse dışarı çıkmazdı." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı
- SARKIŞ
-
-
[isim]
Sarkma işi veya biçimi
-
[isim]
Sarkma işi veya biçimi
- ALINIŞ
-
-
[isim]
Alınma işi veya biçimi
-
[isim]
Alınma işi veya biçimi
- AĞARIŞ
- ...
- TARTIŞ
-
-
[isim]
Tartma işi veya biçimi
-
[isim]
Tartma işi veya biçimi
- IŞILTI
-
-
[isim]
Hafif ışık, ışıntı, parıltı
- "Bu kâğıtlara gözleri tuhaf bir ışıltı ile parlayarak baktığına dikkat etti." (Halide Edip Adıvar)
-
Bir şeyin ışıldarken saçtığı ışık
- "Hâlâ yeni bir sır aramakta / Yıldızlar ışıltıyla uzakta." (Orhan Seyfi Orhon)
-
[isim]
Hafif ışık, ışıntı, parıltı
- ACIYIŞ
-
-
[isim]
Acıma işi veya biçimi
-
[isim]
Acıma işi veya biçimi
- ABANIŞ
-
-
[isim]
Abanma işi
-
[isim]
Abanma işi
- ARATIŞ
-
-
[isim]
Aratma işi veya biçimi
-
[isim]
Aratma işi veya biçimi
- DIŞRAK
-
-
[sıfat]
Herkesin öğrenmesinde sakınca görülmeyen, gizli kapalı olmayan (her türlü bilgi, öğreti), içrek karşıtı
-
[sıfat]
Herkesin öğrenmesinde sakınca görülmeyen, gizli kapalı olmayan (her türlü bilgi, öğreti), içrek karşıtı
- KIŞLAK
-
-
[isim]
Kışın barınılan yer
-
Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer
-
[isim]
Kışın barınılan yer
- IŞINTI
-
-
[isim]
Işıltı
-
[isim]
Işıltı