İçinde ıv olan 8 harfli 41 kelime var. İçerisinde IV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ıv olan kelimeler listesine ya da Sonu ıv ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SIVATMAK
-
-
[-e]
Sıvama işini yaptırmak
-
[-e]
Sıvama işini yaptırmak
- AŞIVERME
-
-
[isim]
Aşıvermek işi
-
[isim]
Aşıvermek işi
- KIVRILMA
-
-
[isim]
Kıvrılmak işi, bükülme
- "Babasına dille değil, sancıdan ölüyor gibi birkaç kıvrılma, burkulma ile karşılık verdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Yer kabuğunun içten gelen etkenlerle dalgalı bir biçim alması
-
[isim]
Kıvrılmak işi, bükülme
- ATIVERME
-
-
[isim]
Atıvermek işi
-
[isim]
Atıvermek işi
- KIVAMSIZ
-
-
[sıfat]
Kıvamlı olmayan
-
[sıfat]
Kıvamlı olmayan
- KIVIRMAK
-
-
[-i]
Herhangi bir şeyi bükmek
- "Fino, beni görünce kuyruğunu kıvırıp düşmanca havlaya havlaya beyaz dişlerini gösterdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Kenarından katlamak
-
Bir giysinin veya kumaşın kenarını bükerek tersinden dikmek
-
Kalçalarını iki yana sallayarak oynamak veya yürümek
-
Uydurup söylemek
- "Gene yalanları kıvırmaya başladı."
-
[-e]
Sapmak
- "Araba birdenbire sağa kıvırdı."
-
[nsz]
Yapmak istememek, yan çizmek
-
[nsz]
Başarmak, başa çıkmak, becermek, hakkından gelmek
- "Hâlbuki Nahit onu odasına çekip de baş başa prova yaptığı zamanlarda pek âlâ kıvıracağa benziyordu." (Tarık Buğra)
-
[-i]
Herhangi bir şeyi bükmek
- SIVANMAK
-
-
[nsz]
Sıvama işi yapılmak
- "Harç duvara sıvandı. Çocuğun elleri mürekkeple sıvandı."
-
[nsz]
Sıvama işi yapılmak
- CIVITMAK
-
-
[-i]
Cıvık duruma getirmek
-
[nsz]
Bir işi yakışık almayacak bir duruma getirmek
- "Ali Rıza içince cıvıtırdı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[nsz]
Ciddiyetten uzaklaşmak
-
[-i]
Cıvık duruma getirmek
- KIVIRCIK
-
-
[isim]
Genellikle Trakya ve Marmara'da yetiştirilen, beyaz tüylü, ince kuyruklu bir tür koyun, kıvırcık koyun
-
Bu koyunun eti
-
Kıvırcık marul
-
[sıfat]
Küçük küçük kıvrımları olan
- "Altı yaşlarında sarı, kıvırcık saçlı bir kız çocuğu, tepine tepine ağlıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Genellikle Trakya ve Marmara'da yetiştirilen, beyaz tüylü, ince kuyruklu bir tür koyun, kıvırcık koyun
- KIVRANIŞ
-
-
[isim]
Kıvranma işi veya biçimi
-
[isim]
Kıvranma işi veya biçimi
- BAHÇIVAN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Bir bahçenin düzenlenmesi ve bakımıyla görevli kimse
- "İleride iki büklüm eğilmiş, elindeki çapayla tarhlarda çalışan bahçıvan, otomobilin gelişini görünce ağır ağır doğruldu." (Halide Edip Adıvar)
-
Geçimini bahçe ürünlerini yetiştirip satmakla sağlayan kimse
-
[isim]
Bir bahçenin düzenlenmesi ve bakımıyla görevli kimse
- ZIVANALI
-
-
[sıfat]
Zıvanası olan
-
[sıfat]
Zıvanası olan
- SIVAŞMAK
-
-
[-e]
Bulaşmak, üstüne sürülmek
-
[nsz]
Sıvık veya sıvışık bir duruma gelmek
-
[-e]
Bulaşmak, üstüne sürülmek
- ASIVERME
-
-
[isim]
Asıvermek işi
-
[isim]
Asıvermek işi
- SIVIŞMAK
-
-
[-e]
Bulaşmak, yayılmak, sıvaşmak
-
Haber vermeden sessizce gidivermek, kaçmak
- "Yalnız biriniz kapısını tutsun ki polis geldiğinde bir yere sıvışmış olmasın." (Haldun Taner)
-
[-e]
Bulaşmak, yayılmak, sıvaşmak
- AKIVERME
-
-
[isim]
Akıvermek işi
-
[isim]
Akıvermek işi
- KIVRIMLI
-
-
[sıfat]
Kıvrımı olan
-
[sıfat]
Kıvrımı olan
- ALIVERME
-
-
[isim]
Alıvermek işi
-
[isim]
Alıvermek işi
- KIVRINTI
-
-
[isim]
Kıvrım
-
Kıvrılan yer, dönemeç
- "Yolun kıvrıntısında."
-
[isim]
Kıvrım
- KIVRACIK
-
-
[sıfat]
Derli toplu ve işi kolay
- "Kıvracık bir ev."
-
Ayağına çabuk, hamarat
- "Helal süt emmiş, kıvracık, eli yüzü düzgün, terbiyeli, edepli kızcağız." (Ercüment Ekrem Talu)
-
[sıfat]
Derli toplu ve işi kolay