İçinde ıt olan 9 harfli 57 kelime var. İçerisinde IT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ıt olan kelimeler listesine ya da Sonu ıt ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TANITILIŞ
-
-
[isim]
Tanıtılma işi veya biçimi
-
[isim]
Tanıtılma işi veya biçimi
- KISITLAMA
-
-
[isim]
Kısıtlamak işi
- "Öteden beri kısıtlamalarla iç içe yaşamaya alıştığımızdan bunu da anlayışla kabul ediyoruz." (Tomris Uyar)
-
Kısıt
-
[isim]
Kısıtlamak işi
- PITIRDAMA
-
-
[isim]
Pıtırdamak işi
-
[isim]
Pıtırdamak işi
- YALITIMLI
-
-
[sıfat]
Hava, ısı, ses vb.ni geçirmeyen, hermetik
-
[sıfat]
Hava, ısı, ses vb.ni geçirmeyen, hermetik
- KAYITLAMA
-
-
[isim]
Kayıtlamak işi, takyit
-
[isim]
Kayıtlamak işi, takyit
- TANITMACI
-
-
[isim]
Tanıtma işiyle görevli kimse, takdimci
-
[isim]
Tanıtma işiyle görevli kimse, takdimci
- ANITKABİR
-
-
[isim]
Tarihsel değeri olan kişilerin mezarı olarak yapılan anıt değerindeki yapı
-
[isim]
Tarihsel değeri olan kişilerin mezarı olarak yapılan anıt değerindeki yapı
- ARITIMEVİ
-
-
[isim]
Rafineri
-
[isim]
Rafineri
- YANSITMAK
-
-
[-i]
Işık, ses, görüntü vb.ni geri göndermek, yansımasını sağlamak, aksettirmek
- "Ayna ışığı yansıtır. Kubbe sesi yansıtır."
-
İletmek, duyurmak, aktarmak
- "Palyaço, yaşamın sorunlarını lafsız, az lafla, ukalalığa kaçmadan yansıtmak durumundadır." (Haldun Taner)
-
[-i]
Işık, ses, görüntü vb.ni geri göndermek, yansımasını sağlamak, aksettirmek
- ÇARPITMAK
-
-
[-i]
Çarpık duruma getirmek
- "Sağ gözünü şakağa doğru gerip çarpıtarak korkunç bir şekle sokmuştur." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Yanlışa ve kötü duruma götürmek
- "Örnek tutarlı olmazsa kimseyi düzeltemez / Tutarlı olmayan örnek herkesi çarpıtır." (Turan Oflazoğlu)
-
Gerçek anlamından saptırmak
-
[-i]
Çarpık duruma getirmek
- BAĞITLAMA
-
-
[isim]
Bağıtlamak işi
-
[isim]
Bağıtlamak işi
- ÇITLATMAK
-
-
[-i]
Bir şeyden "çıt" sesi çıkarmak
- "Asabiyetle parmaklarını çıtlattı." (Aka Gündüz)
-
Antep fıstığının kabuğunu aralamak
-
İş parçalarının bazı yerlerini oyup çıkarmadan makasla kesmek
-
[-i]
Bir kimseye, bilmediği bir şeyden ancak sezdirecek kadar söz etmek
- "Kim bana bu sevdanın sonu çıkmaz olduğunu hafif yollu çıtlatacak olsa kırılarak karşı çıkıyor, çıtlatana düşman kesiliyordum." (Necati Cumalı)
-
[-i]
Bir şeyden "çıt" sesi çıkarmak
- ZITLAŞMAK
-
-
[nsz]
Birbirine karşı ters davranmak
-
Birbirine karşıt olmak
-
[nsz]
Birbirine karşı ters davranmak
- ÜÇKAĞITÇI
- ...
- YALITILMA
-
-
[isim]
Yalıtılmak işi
- "O yüce ülkülerin romandan yalıtılması, eleştirmenlerimize aykırı gelecek." (Selim İleri)
-
[isim]
Yalıtılmak işi
- TANITILMA
-
-
[isim]
Tanıtılmak işi
-
[isim]
Tanıtılmak işi
- KANITLAMA
-
-
[isim]
Kanıtlamak işi
-
[isim]
Kanıtlamak işi
- BİLVASITA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Birinin aracılığıyla, doğrudan doğruya olmayarak, dolaylı olarak
-
[zarf]
Birinin aracılığıyla, doğrudan doğruya olmayarak, dolaylı olarak
- CIVITILMA
-
-
[isim]
Cıvıtılmak işi
-
[isim]
Cıvıtılmak işi
- DAĞITIMCI
-
-
[isim]
Dağıtım işiyle uğraşan kimse veya kuruluş
-
[isim]
Dağıtım işiyle uğraşan kimse veya kuruluş