İçinde ıt olan 8 harfli 73 kelime var. İçerisinde IT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ıt olan kelimeler listesine ya da Sonu ıt ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAŞYAPIT
-
-
[isim]
Şaheser
- "Sinan şimdi sağ olsaydı, ne başyapıtlar yaratırdı acaba?" (Aydın Boysan)
-
[isim]
Şaheser
- ÇAŞITLIK
-
-
[isim]
Çaşıt olma durumu, casusluk
-
[isim]
Çaşıt olma durumu, casusluk
- DAĞITICI
-
-
[isim]
Mektup, gazete vb. şeyleri dolaşarak dağıtan kimse, müvezzi
-
Motorlarda yüksek gerilimli akımı çalışma sırasına göre bujilere yayıp gönderen aygıt, distribütör
-
[isim]
Mektup, gazete vb. şeyleri dolaşarak dağıtan kimse, müvezzi
- KITLAŞMA
-
-
[isim]
Kıtlaşmak işi
-
[isim]
Kıtlaşmak işi
- TAŞITMAK
-
-
[-i]
Taşıma işini yaptırmak
- "Bir gün gelip ölülerimizi parayla taşıtacağımızda şüphe yok, diye düşünüyordum." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-i]
Taşıma işini yaptırmak
- DAĞITMAK
-
-
[-i]
Toplu durumda bulunanları birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak
- "Düşman ordusunu çil yavrusu gibi dağıtırlardı." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[nsz]
Belli bir orana göre bölüştürmek, pay etmek, tevzi etmek
- "Muhacir kümeleri arasında ekmek dağıtmakla uğraşan yaşlıca bir adama seslendi." (Peyami Safa)
-
Herhangi bir şeyi ayrı ayrı kimselere vermek
-
Bir şeyin veya bir yerin düzenini bozmak
- "Odayı dağıtmak. Kâğıtları dağıtmak."
-
Güçlü bir vuruşla büyük bir zarara yol açmak
- "Bir yumrukta beynini dağıttı."
-
[nsz]
İletmek, ulaştırmak
- "Selamlar dağıtarak telaşsız ve yorgun bana doğru yürüyordu." (Refik Halit Karay)
-
Bir topluluğun varlığına son vermek, feshetmek
- "Kooperatifi dağıttılar."
-
Kurulu bir düzeni bozmak
-
Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek
-
[nsz]
Ne yaptığını bilmeyecek kadar içip kendinden geçmek
-
[nsz]
Değişik sebeplerle kendini koyuvermek, beklenmedik davranışlarda bulunmak
-
[-i]
Toplu durumda bulunanları birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak
- AĞRITMAK
-
-
[-i]
Ağrımasına yol açmak
- "Bu koku başımı ağrıttı."
-
[-i]
Ağrımasına yol açmak
- AKITILMA
- ...
- KANITSIZ
-
-
[sıfat]
Kanıtı olmayan
-
[sıfat]
Kanıtı olmayan
- YANSITIŞ
- ...
- ACITILMA
-
-
[isim]
Acıtılmak işi veya durumu
-
[isim]
Acıtılmak işi veya durumu
- DAMITMAK
-
-
[-i]
Gaz ürünler elde etmek için, bazı katı nesneleri ısı yoluyla temel ögelerine ayrıştırmak, imbikten çekmek, taktir etmek
-
Sıvı karışımlarda, karmaşık, değişken birleşimleri oluşturan ögeleri, özellikleri belirli ürünlere ayırmak
-
[-i]
Gaz ürünler elde etmek için, bazı katı nesneleri ısı yoluyla temel ögelerine ayrıştırmak, imbikten çekmek, taktir etmek
- ISITILMA
-
-
[isim]
Isıtılmak işi
-
[isim]
Isıtılmak işi
- CIVITMAK
-
-
[-i]
Cıvık duruma getirmek
-
[nsz]
Bir işi yakışık almayacak bir duruma getirmek
- "Ali Rıza içince cıvıtırdı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[nsz]
Ciddiyetten uzaklaşmak
-
[-i]
Cıvık duruma getirmek
- SITMALIK
-
-
[isim]
Sıtmaya çok yakalanılan yer
-
[isim]
Sıtmaya çok yakalanılan yer
- TANITICI
-
-
[sıfat]
Tanıtma işini yapan, tanıtan
- "Tanıtıcı yayınlar."
-
[isim]
Piyasaya yeni çıkarılmış ilaç, kitap vb. şeyleri tanıtan kimse, propagandist
-
[sıfat]
Tanıtma işini yapan, tanıtan
- YANSITIM
- ...
- FITRATEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Yaradılıştan
- "Okuyup yazması da ötekilerden fazla, fıtraten de müsait." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[zarf]
Yaradılıştan
- TANITSIZ
-
-
[sıfat]
Tanıtlanmamış, tanıta dayanmayan
-
[sıfat]
Tanıtlanmamış, tanıta dayanmayan
- VASITALI
-
-
[sıfat]
Araçlı
-
Dolaylı
- "Vasıtalı vergi."
-
[sıfat]
Araçlı