İçinde ıt olan 6 harfli 41 kelime var. İçerisinde IT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ıt olan kelimeler listesine ya da Sonu ıt ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PITRAK
-
-
[isim]
Dikenli tohumları hayvanların kıllarına ve insanların giysilerine takılan bir yıllık otsu bir bitki (Xantium spinosum)
-
[sıfat]
Çok taneli, sık
- "Seher, ela gözlerinden pıtrak gibi yaşlar dökerek ayrılık sahnesini düşündü." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Dikenli tohumları hayvanların kıllarına ve insanların giysilerine takılan bir yıllık otsu bir bitki (Xantium spinosum)
- ZILGIT
-
-
[isim]
Korkutma, çıkışma, gözdağı, azarlama
- "Şehrin büyükleri otelciye adamakıllı bir zılgıt vermişler." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Biraz evvel babamdan yediğim zılgıttan sonra..." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin bazı yerlerinde genellikle düğünlerde eğlenmek amacıyla dili ağız içinde değişik bir biçimde oynatarak ahenkli bir ses çıkarma
-
[isim]
Korkutma, çıkışma, gözdağı, azarlama
- IŞITIM
-
-
[isim]
İçine yağ konularak ucundaki fitil sayesinde ışık elde edilen kandil
-
[isim]
İçine yağ konularak ucundaki fitil sayesinde ışık elde edilen kandil
- TANITI
-
-
[isim]
İletişim araçları yoluyla tanıtma işi
-
Duvar duyurusu
-
[isim]
İletişim araçları yoluyla tanıtma işi
- ZABITA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Belediye hizmetlerinin güvenliğini sağlamakla görevli yönetim
- "Bir kaza veya bir cinayet müstesna, karısını kaybeden bir kocanın zabıtaya müracaatı kadar elim bir gülünçlük var mıdır?" (Aka Gündüz)
-
Belediye zabıtası
-
[isim]
Belediye hizmetlerinin güvenliğini sağlamakla görevli yönetim
- VASITA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Araç
- "Millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek millî ülkümüzdür." (Atatürk)
-
Aracı
- "Geçim bakımından da aynı yolu tutanlar vardır; memur kayırmak, mümkünse vasıta olmak suretiyle!" (Refik Halit Karay)
-
Aracılık
-
Taşıt
-
[isim]
Araç
- ANITLI
-
-
[sıfat]
Anıtı olan
-
[sıfat]
Anıtı olan
- ILITMA
-
-
[isim]
Ilıtmak işi
-
[isim]
Ilıtmak işi
- KITAVİ
- ...
- ARITIM
-
-
[isim]
Petrol, yağ vb. maddeleri arıtma işi, rafinaj
-
[isim]
Petrol, yağ vb. maddeleri arıtma işi, rafinaj
- AĞITÇI
-
-
[isim]
Ölüye ağıt söylemek için para ile getirilen kimse, sagucu, mersiyehan
-
[isim]
Ölüye ağıt söylemek için para ile getirilen kimse, sagucu, mersiyehan
- ITTILA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bilgi edinme
-
[isim]
Bilgi edinme
- SIZGIT
-
-
[isim]
Kavrulmuş et, kavurma
-
[isim]
Kavrulmuş et, kavurma
- KITLIK
-
-
[isim]
Kıt olma durumu, ihtiyaca yetmeyecek kadar azlık, az ve zor bulunma
- "Toprak darlığı, ham madde kıtlığı ve nüfus artışı..." (Falih Rıfkı Atay)
-
Kuraklık, savaş vb. nedenlerle ürünün yetişmemesi ve bundan doğan açlık
- "Memleketi kavuran kıtlık buranın semtine uğramamıştır." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Yiyecek maddelerinde görülen darlık
-
Duygu, söz vb.nde azlık
-
[isim]
Kıt olma durumu, ihtiyaca yetmeyecek kadar azlık, az ve zor bulunma
- ARITIŞ
-
-
[isim]
Arıtma işi veya biçimi
-
[isim]
Arıtma işi veya biçimi
- KARŞIT
-
-
[sıfat]
Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast
-
[sıfat]
Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast
- ÇITLIK
-
-
[isim]
Çitlembik
-
[isim]
Çitlembik
- ANITSI
-
-
[sıfat]
Anıtı andıran, anıta benzeyen, anıt gibi, abidemsi
-
[sıfat]
Anıtı andıran, anıta benzeyen, anıt gibi, abidemsi
- ITIRLI
-
-
[sıfat]
Güzel kokulu, muattar, ıtri
-
[sıfat]
Güzel kokulu, muattar, ıtri
- RABITA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bağlayan şey, bağ
- "Bu dünya öyle bir dünya ki zengin ile fakir arasında kardeşlik rabıtaları bile kalmıyor." (Reşat Nuri Güntekin)
-
İki şeyi birbirine bağlayan ip
-
İlgi, ilişki
- "Bu rabıtamı sizden gizlemek pek fazla azap veriyor, bu his beni tamamıyla değiştirdi, bambaşka bir insan yaptı." (Peyami Safa)
-
Birbirini tutma, tutarlık
-
Düzen, sıra
-
Birbirine geçmeli tahtadan bir döşeme türü
-
Tarikatlarda müridin şeyhi aracılığıyla kalbini Allah'a bağlaması
-
[isim]
Bağlayan şey, bağ