İçinde ırt olan 7 harfli 51 kelime var. İçerisinde IRT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ırt olan kelimeler listesine ya da Sonu ırt ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
I R T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
TIR
2 Harfli Kelimeler
IR
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SAKIRTI
-
-
[isim]
Korkudan veya soğuktan titreme
-
[isim]
Korkudan veya soğuktan titreme
- HAŞIRTI
-
-
[isim]
Haşırdarken çıkan ses
-
[isim]
Haşırdarken çıkan ses
- ŞAKIRTI
-
-
[isim]
Şakırdayan bir şeyin çıkardığı ses, şakır şakır ses çıkarma
- "Sokakta nal şakırtılarıyla bir araba durdu." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Şakırdayan bir şeyin çıkardığı ses, şakır şakır ses çıkarma
- PIRTLAK
-
-
[sıfat]
Pırtlamış, dışarı fırlamış, patlak
- "Zatî Bey ellerini çırptı, pırtlak gözlü hafiye odaya girdi." (Halide Edip Adıvar)
-
Kolayca kabuğundan dışarı çıkabilen
- "Pırtlak üzüm."
-
[sıfat]
Pırtlamış, dışarı fırlamış, patlak
- ISIRTMA
-
-
[isim]
Isırtmak işi
- "Evde bacağımı ısırtmaya çalışırken, köpek kızıp neferin elini ısırmaz mı?" (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Isırtmak işi
- ÇITIRTI
-
-
[isim]
Çıtırdama sesi
- "Yanımda bir dal çıtırtısı duydum." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Çıtırdama sesi
- KIPIRTI
-
-
[isim]
Hafif ve sürekli kımıldanma, kımıltı
-
[isim]
Hafif ve sürekli kımıldanma, kımıltı
- HIŞIRTI
-
-
[isim]
İnce cisimler hışırdarken çıkan ses, hışırdama sesi
- "Sade dalgaların sesini veya yaprakların hışırtısını duyayım." (Haldun Taner)
-
[isim]
İnce cisimler hışırdarken çıkan ses, hışırdama sesi
- GICIRTI
-
-
[isim]
Sert nesnelerin birbirine sürtünmesi sonucu çıkan ses, gıcır gıcır
- "Kapının tokmağı kuvvetli bir gıcırtıyla bir daha döndü, kanat oynadı." (Peyami Safa)
-
İleri geri söylenme, tepki gösterme, protesto
- "Mahallenin huzurunu bozan bu efendinin evden çıkarılması için ahali gıcırtıya başlar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Sert nesnelerin birbirine sürtünmesi sonucu çıkan ses, gıcır gıcır
- YIRTMAK
-
-
[-i]
Kâğıt, kumaş gibi bükülüp katlanan şeyleri parçalamak
- "Yürürken sert bir şey paçamı yırttı, çepeçevre dikenli bir tel..." (Falih Rıfkı Atay)
-
Vücudu kanatacak kadar derin çizmek
- "Kedi çocuğun elini yırttı."
-
Yok etmek, bastırmak
-
Sağrısını mahmuzla yaralayarak binek hayvanını alıştırmak
-
Zorlamak
- "Gırtlağımı yırtarcasına haykırırken odaya efendim pürtelaş girdi." (Refik Halit Karay)
-
Bir işi yapmaktan kurtulmak
-
Köşeyi dönmek
-
[-i]
Kâğıt, kumaş gibi bükülüp katlanan şeyleri parçalamak
- FIŞIRTI
-
-
[isim]
Fışırdama sesi
-
[isim]
Fışırdama sesi
- CIRTLAK
-
-
[sıfat]
Hoşa gitmeyen, keskin ve çiğ, tiz (ses)
-
Olgunluktan ezilebilecek duruma gelmiş (meyve, sebze)
-
[sıfat]
Hoşa gitmeyen, keskin ve çiğ, tiz (ses)
- YIRTICI
-
-
[sıfat]
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan)
-
Kan dökmekten, insan öldürmekten zevk alan (kimse)
- "Uzun bir müddet insanın yırtıcı hayvanat cinsinden bir mahluk olduğunu ispat için binbir dereden su getirdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Tiz, yüksek (ses)
- "Bir sabah ev halkı, aşçı Şerife Hanım'ın yırtıcı çığlıklarıyla uyandı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
İş bitiren, mahir
- "Buraların en çalışkan, en becerikli, en yırtıcı ve zengin adamıdır." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan)
- ŞIPIRTI
-
-
[isim]
Şıpırdama sesi
- "İçeride hafif su damlaları şıpırtılarına benzeyen belirsiz gürültüler vardı." (Peyami Safa)
-
[isim]
Şıpırdama sesi
- SIRTLIK
-
-
[isim]
Sırt dayayacak yer
-
[isim]
Sırt dayayacak yer
- PITIRTI
-
-
[isim]
Çok hafif patırtı, hafif gürültü
-
[isim]
Çok hafif patırtı, hafif gürültü
- PATIRTI
-
-
[isim]
Herhangi bir biçimde veya ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü
-
Pat pat çıkan ses
- "Dışarıdan akseden birtakım motosiklet patırtılarıyla ikimiz birden yerimizden fırlayıp merdiven başına koştuk." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Gürültülü çatışma, arbede
- "Bütün bu patırtının içinde, arkadaşıma bir sokak başında rastladım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Herhangi bir biçimde veya ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü
- ANIRTMA
-
-
[isim]
Anırtmak işi
-
[isim]
Anırtmak işi
- LAKIRTI
-
-
[isim]
Söz, laf
- "Biz burada lakırtıya başlayalı iki dakika ya oldu ya olmadı." (Peyami Safa)
- "Sonra tahsisat yoktur, gelecek sene bütçesine para konulacak diye lakırtı çıkardılar." (Memduh Şevket Esendal)
- "Bir gün sinirli olur da ters bir lakırtı ederse ben susarım." (Memduh Şevket Esendal)
- "Birbirine lakırtı yetiştirmeye, cevap bulmaya çalışıyorlar ." (Memduh Şevket Esendal)
-
Boş söz, dedikodu, laf
- "Lakırtıdır o, aldırma!"
-
[isim]
Söz, laf
- YIRTMAÇ
-
-
[isim]
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
-
[isim]
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık