İçinde ırma olan 9 harfli 98 kelime var. İçerisinde IRMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ırma olan kelimeler listesine ya da Sonu ırma ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A I M R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ARI, IRA, RAM

2 Harfli Kelimeler

AM, AR, IR, MA, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BASTIRMAK

  1. [-i] Basma işini yaptırmak
    • "Çok güçlüydü, bastırdı, omuzlarını yatağa yapıştırdı âdeta." (Tarık Dursun K)
  2. Zararlı bir olayı önlemek
    • "Yangını bastırmak."
  3. Durdurmak
    • "İsyanı bastırmak."
  4. Üstünlüğünü göstermek
    • "Şişman, kısa boylu bir yüzbaşı usulsüzlükte, şarlatanlıkta, inatta hepimizi bastırıyor." (Ömer Seyfettin)
  5. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek
  6. Gidermek
    • "Heyecanını bir türlü bastıramıyor." (Nezihe Araz)
  7. Hemen söylemek
    • "Cevabı bastırdı."
  8. [nsz] Ansızın birinin yanına gitmek
    • "Ama bir evi tek başına çeviren, o evin düzeninden sorumlu kadınlar ansızın bastıran konuktan her zaman tedirgin olurlar." (Oktay Rifat)
  9. [nsz] Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek
    • "Tipi birdenbire bastırmış." (Sait Faik Abasıyanık)
  10. [-e] Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek
    • "Köyün ihtiyarları da Feyziye'nin babasına bastırmışlar, onları bağışlatmışlar." (Erhan Bener)
  11. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak

KIZDIRMAK

  1. [-i] Kızmasına neden olmak, kızmasını sağlamak
  2. Isıtmak
  3. Öfkelenmesine neden olmak, öfkelendirmek, sinirlendirmek
    • "Onları kızdıracak bir kötülük mü yaptın?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

YIĞDIRMAK

  1. [-i] Yığma işini yaptırmak

AÇINDIRMA

  1. [isim] Açındırmak işi

CAYDIRMAK

  1. [-i] Cayma işini yaptırmak

ILIŞTIRMA

  1. [isim] Ilıştırmak işi

KANDIRMAK

  1. [-i] Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek
    • "Bu arkadaşları da ben kandırdım." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Aldatmak
    • "Kızcağızı yaşadığı muhitteki sabıkalılar kandırarak bir şebekeye sokmuş." (Refik Halit Karay)
  3. İçme, yeme isteğini karşılamak

SINDIRMAK

  1. [-i] Kırmak, parçalamak
  2. Yenerek bozmak, mağlup etmek
  3. Sindirmek

YANDIRMAK

  1. [-i] Yanmasına sebep olmak, yakmak

SARDIRMAK

  1. [-i] Sarma işini yaptırmak
  2. Sürekli olarak bir konuyu düşünmek

HAYKIRMAK

  1. [nsz] Telaş, şikâyet vb. sebeplerle yüksek sesle bağırmak
    • "Bana katil diye haykıracak zannettiğim çehrenin parlaklığına aynada bakamadım." (Halide Edip Adıvar)
  2. Çağırmak, seslenmek
    • "Kahkahayla karışık bir sesle merdivenden aşağı haykırdım." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Bir durum veya nitelik çok belirgin olarak görünmek

SALDIRMAK

  1. [-e] Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek
    • "Bugün şu dakikada onlar hâlâ düşmana saldırıyorlardı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Bir şey veya kimse üzerine saldırı yapılmasına sebep olmak
  3. [-den] Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek
  4. Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak
  5. Etkisiyle eritmek
    • "Asitler madenlere saldırır."

ANIŞTIRMA

  1. [isim] Anıştırmak işi
  2. Telmih

CIRMALAMA

  1. [isim] Cırmalamak işi

HAPŞIRMAK

  1. [nsz] Aksırmak
    • "Aksi gibi benim hiç durmadan esneyeceğim geliyor, hapşırmak istiyordum." (Ömer Seyfettin)

SAYDIRMAK

  1. [-i] Sayma işini yaptırmak, sayısını buldurmak, sayı belirterek sonuç almak
  2. Sözünü dinletmek, saygı gösterilmesini sağlamak
    • "Şimdiye kadar hoşlandığı her kadına kendini sevdirmemişse bile saydırmıştır." (Memduh Şevket Esendal)

TAKTIRMAK

  1. [-i] Takma işini yaptırmak
    • "Çocukken ön dudaklarından fırlayan iri dişi söktürmüş, yerine iki altın diş taktırmıştı." (Reşat Nuri Güntekin)

ÇATTIRMAK

  1. [-i] Çatma işini yaptırmak

ÇIRPTIRMA

  1. [isim] Çırptırmak işi

YILDIRMAK

  1. [-i] Gözdağı vermek
    • "Lüzumsuz taşkınlıklarla biz orta yaşlıların gözünü yıldırırlardı." (Reşat Nuri Güntekin)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü