İçinde ırma olan 9 harfli 98 kelime var. İçerisinde IRMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ırma olan kelimeler listesine ya da Sonu ırma ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A I M R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ARI, IRA, RAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AR, IR, MA, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BASTIRMAK
-
-
[-i]
Basma işini yaptırmak
- "Çok güçlüydü, bastırdı, omuzlarını yatağa yapıştırdı âdeta." (Tarık Dursun K)
-
Zararlı bir olayı önlemek
- "Yangını bastırmak."
-
Durdurmak
- "İsyanı bastırmak."
-
Üstünlüğünü göstermek
- "Şişman, kısa boylu bir yüzbaşı usulsüzlükte, şarlatanlıkta, inatta hepimizi bastırıyor." (Ömer Seyfettin)
-
Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek
-
Gidermek
- "Heyecanını bir türlü bastıramıyor." (Nezihe Araz)
-
Hemen söylemek
- "Cevabı bastırdı."
-
[nsz]
Ansızın birinin yanına gitmek
- "Ama bir evi tek başına çeviren, o evin düzeninden sorumlu kadınlar ansızın bastıran konuktan her zaman tedirgin olurlar." (Oktay Rifat)
-
[nsz]
Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek
- "Tipi birdenbire bastırmış." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[-e]
Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek
- "Köyün ihtiyarları da Feyziye'nin babasına bastırmışlar, onları bağışlatmışlar." (Erhan Bener)
-
Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak
-
[-i]
Basma işini yaptırmak
- KIZDIRMAK
-
-
[-i]
Kızmasına neden olmak, kızmasını sağlamak
-
Isıtmak
-
Öfkelenmesine neden olmak, öfkelendirmek, sinirlendirmek
- "Onları kızdıracak bir kötülük mü yaptın?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[-i]
Kızmasına neden olmak, kızmasını sağlamak
- YIĞDIRMAK
-
-
[-i]
Yığma işini yaptırmak
-
[-i]
Yığma işini yaptırmak
- AÇINDIRMA
-
-
[isim]
Açındırmak işi
-
[isim]
Açındırmak işi
- CAYDIRMAK
-
-
[-i]
Cayma işini yaptırmak
-
[-i]
Cayma işini yaptırmak
- ILIŞTIRMA
-
-
[isim]
Ilıştırmak işi
-
[isim]
Ilıştırmak işi
- KANDIRMAK
-
-
[-i]
Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek
- "Bu arkadaşları da ben kandırdım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Aldatmak
- "Kızcağızı yaşadığı muhitteki sabıkalılar kandırarak bir şebekeye sokmuş." (Refik Halit Karay)
-
İçme, yeme isteğini karşılamak
-
[-i]
Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek
- SINDIRMAK
-
-
[-i]
Kırmak, parçalamak
-
Yenerek bozmak, mağlup etmek
-
Sindirmek
-
[-i]
Kırmak, parçalamak
- YANDIRMAK
-
-
[-i]
Yanmasına sebep olmak, yakmak
-
[-i]
Yanmasına sebep olmak, yakmak
- SARDIRMAK
-
-
[-i]
Sarma işini yaptırmak
-
Sürekli olarak bir konuyu düşünmek
-
[-i]
Sarma işini yaptırmak
- HAYKIRMAK
-
-
[nsz]
Telaş, şikâyet vb. sebeplerle yüksek sesle bağırmak
- "Bana katil diye haykıracak zannettiğim çehrenin parlaklığına aynada bakamadım." (Halide Edip Adıvar)
-
Çağırmak, seslenmek
- "Kahkahayla karışık bir sesle merdivenden aşağı haykırdım." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Bir durum veya nitelik çok belirgin olarak görünmek
-
[nsz]
Telaş, şikâyet vb. sebeplerle yüksek sesle bağırmak
- SALDIRMAK
-
-
[-e]
Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek
- "Bugün şu dakikada onlar hâlâ düşmana saldırıyorlardı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
Bir şey veya kimse üzerine saldırı yapılmasına sebep olmak
-
[-den]
Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek
-
Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak
-
Etkisiyle eritmek
- "Asitler madenlere saldırır."
-
[-e]
Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek
- ANIŞTIRMA
-
-
[isim]
Anıştırmak işi
-
Telmih
-
[isim]
Anıştırmak işi
- CIRMALAMA
-
-
[isim]
Cırmalamak işi
-
[isim]
Cırmalamak işi
- HAPŞIRMAK
-
-
[nsz]
Aksırmak
- "Aksi gibi benim hiç durmadan esneyeceğim geliyor, hapşırmak istiyordum." (Ömer Seyfettin)
-
[nsz]
Aksırmak
- SAYDIRMAK
-
-
[-i]
Sayma işini yaptırmak, sayısını buldurmak, sayı belirterek sonuç almak
-
Sözünü dinletmek, saygı gösterilmesini sağlamak
- "Şimdiye kadar hoşlandığı her kadına kendini sevdirmemişse bile saydırmıştır." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-i]
Sayma işini yaptırmak, sayısını buldurmak, sayı belirterek sonuç almak
- TAKTIRMAK
-
-
[-i]
Takma işini yaptırmak
- "Çocukken ön dudaklarından fırlayan iri dişi söktürmüş, yerine iki altın diş taktırmıştı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Takma işini yaptırmak
- ÇATTIRMAK
-
-
[-i]
Çatma işini yaptırmak
-
[-i]
Çatma işini yaptırmak
- ÇIRPTIRMA
-
-
[isim]
Çırptırmak işi
-
[isim]
Çırptırmak işi
- YILDIRMAK
-
-
[-i]
Gözdağı vermek
- "Lüzumsuz taşkınlıklarla biz orta yaşlıların gözünü yıldırırlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Gözdağı vermek