İçinde ırm olan 9 harfli 99 kelime var. İçerisinde IRM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ırm olan kelimeler listesine ya da sonu ırm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Irm Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I M R

2 Harfli Kelimeler

IR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ACINDIRMA

  1. [isim] Acındırmak işi
    • "Bütün bunlar görünürde pazarlama taktiği ama aslında bir acındırma, kandırma seansı idi." (Üstün Dökmen)
ARINDIRMA

  1. [isim] Arındırmak işi
AZIŞTIRMA

  1. [isim] Azıştırmak işi
KIYDIRMAK

  1. [-e, -i] Kıyma işini yaptırmak
KARDIRMAK

  1. [-e, -i] Karma işini yaptırmak
İNANDIRMA

  1. [isim] İnandırmak işi
BASTIRMAK

  1. [-i] Basma işini yaptırmak
    • "Kitap bastırmak."
  2. Basma işini yapmak
    • "Çok güçlüydü, bastırdı, omuzlarını yatağa yapıştırdı âdeta." (Tarık Dursun K)
  3. Zararlı bir olayı önlemek
    • "Yangını bastırmak."
  4. Bakınız durdurmak
    • "Oradaki ayaklanmaları bastırdık, yığınla şehit verdik! Bulgaristan’da, Sırbistan’da, Karadağ’da bütün ayaklanmaları bastırdık." (Necati Cumalı)
  5. Üstünlüğünü göstermek
    • "Şişman, kısa boylu bir yüzbaşı usulsüzlükte, şarlatanlıkta, inatta hepimizi bastırıyor." (Ömer Seyfettin)
  6. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek
  7. Bakınız gidermek
    • "Heyecanını bir türlü bastıramıyor." (Nezihe Araz)
  8. Hemen söylemek
    • "Cevabı bastırdı."
  9. [nesnesiz] Bir yere beklenmedik bir anda kalabalık hâlde gelmek
    • "Ama bir evi tek başına çeviren, o evin düzeninden sorumlu kadınlar ansızın bastıran konuktan her zaman tedirgin olurlar." (Oktay Rifat)
  10. [nesnesiz] Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek
    • "Kış bastırdığında bu sıcağa rahmet okursunuz." (Ayşe Kulin)
  11. [-e] Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek
    • "Köyün ihtiyarları da Feyziye'nin babasına bastırmışlar, onları bağışlatmışlar." (Erhan Bener)
  12. [ağızlardan] Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak
SIKTIRMAK

  1. [-i] Sıkma işini yaptırmak
ULAŞTIRMA

  1. [isim] Ulaştırmak işi; isal
    • "Aralarında düşmanlık oluşturan olayları hep birlikte oturup karar alarak çözüme ulaştırmaya çalışırlardı." (Yeşim Kerigan)
  2. İnsanların, malların, haberlerin ulaşmasını sağlayan işlerin ve araçların tümü; münakalat
  3. [askerlik] Orduda malzeme ve personel taşıma işlerini sağlayan sınıf
AÇINDIRMA

  1. [isim] Açındırmak işi; düzlemleştirme
SARDIRMAK

  1. [-e, -i] Sarma işini yaptırmak
    • "Eski kahverengi ayakkabılarını sardırdı, parasını ödeyip çıktı." (Yusuf Atılgan)
  2. [mecaz] Sürekli olarak bir konuyu düşünmek
ILINDIRMA

  1. [isim] Ilındırmak işi
SAĞDIRMAK

  1. [-e, -i] Sağma işini yaptırmak
  2. Sağmasına sebep olmak
HIÇKIRMAK

  1. [nesnesiz] Boğazdan hıçkırık sesi çıkarmak
  2. İçini çekerek ağlamak
    • "Anası köşe bucak kaçıyor, tenha bir yer buldukça hıçkırıyordu." (Reşat Enis Aygen)
KAYDIRMAK

  1. [-e, -i] Kaymasını sağlamak, kaymasına yol açmak
    • "Sokağa çıkıp tahta kızağıyla onu kaydırmak istedim." (Reha Mağden)
SAVDIRMAK

  1. [-e, -i] Savma işini yaptırmak
SAYDIRMAK

  1. [-e, -i] Sayma işini yaptırmak, sayısını buldurmak, sayı belirterek sonuç almak
    • "Garsonu çağırır, yemekleri bir de garsona yüksek sesle saydırır." (Dursun Akçam)
  2. Sözünü dinletmek, saygı gösterilmesini sağlamak
    • "Şimdiye kadar hoşlandığı her kadına kendini sevdirmemişse bile saydırmıştır." (Memduh Şevket Esendal)
  3. [argo] Sövüp saymak
    • "Zidan açtı ağzını yumdu gözünü, saydırdı da saydırdı." (Erkan İşeri)
FIŞKIRMAK

  1. [-den] Gaz veya sıvılar bir yerden basınç etkisiyle yukarıya doğru birdenbire ve hızla çıkmak
    • "Suya en başköşeyi ayırmalarının nedeni de iyi suyun, hemen hemen memleketimizin dört bucağından fışkırmasıdır." (Salâh Birsel)
  2. Bitkiler toplu hâlde, gür olarak yetişmek
    • "Kaldırım taşları arasından fışkırmış otların bütün sokağı bürüyeceği muhakkak!" (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. [mecaz] Bir şey bir yerde bol bol görülmek
    • "Ölümsüzlerden fışkıran ışık, karanlıkları bir anda dağıttı." (Cemil Meriç)
YAYDIRMAK

  1. [-e, -i] Yayma işini yaptırmak, yayılmasını sağlamak
ILIŞTIRMA

  1. [isim] Ilıştırmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü