İçinde ırd olan 8 harfli 13 kelime var. İçerisinde IRD bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ırd olan kelimeler listesine ya da sonu ırd ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ird Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D I R

2 Harfli Kelimeler

IR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞIRDAK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız bağıldak
    • "Bağırdak, yirmi beş otuz santim eninde, bir metre boyunda, astarlı ve kıymetli ipek ve sırma işlemeli bir kumaştır." (Musahipzade Celal)
KIPIRDAK

  1. [sıfat] Çok hareketli, yerinde duramayan, canlı
KAKIRDAK

  1. [isim] Kuyruk yağının eritildikten sonra kalan gevrek posası
KIKIRDAK

  1. [isim, anatomi] Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu
    • "Kulak kıkırdağı."
  2. Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça
KITIRDAK

  1. [sıfat] "Kıtır" diye ses çıkaran
    • "Alaca karanlık kış sabahlarında döşekten bir yay gibi fırlayıp bahçede kıtırdak karlarla..." (Safiye Erol)
CIRDAVAL

  1. [isim, ağızlardan] Eskiden savaşlarda da kullanılan, meşe dalından yapılan ucu demirli, uzun cirit değneği
FIRDÖNDÜ

  1. [isim] Biri döndüğünde ötekinin de dönmesini engellemek için uç uca getirilerek serbest bir eksenle bağlanmış çift halka
  2. Topaç gibi çevrilerek oynanan, tunçtan, altı köşeli bir kumar aracı
  3. [denizcilik] Bir ipe bağlı olarak birden fazla çıpa atıldığında çıpaların karışmaması için tekne zinciri ile parçaların bağlandığı zincir arasına konulan metal araç
  4. [mecaz] Belirli bir görüş veya düşünce sahibi olmayan kimse
    • "Sen de amma fırdöndüsün!"
HIRDAVAT

Kelime Kökeni: Farsça ḫurde + Arapça -āt

  1. [isim] Kilit, tel, çivi vb. metal eşya
  2. Önemsiz, ufak tefek eşya, gereksiz eşya
    • "Tezgâhın ardındaki raflarda defter, kâğıt, kalem, silgi ve bir sürü hırdavat." (Oktay Rifat)
KIRDIRMA

  1. [isim] Kırdırmak işi
  2. [ticaret] Süresi dolmamış bir senedin, faiz ve komisyonu düşürülerek karşılığından eksiğine alınması; iskonto
FIKIRDAK

  1. [sıfat] Bakınız fingirdek
DIRDIRCI

  1. [sıfat] Bezdirici söz etme alışkanlığı olan, geveze, yerli yersiz konuşan (kimse)
    • "Bir kere dırdırcı bir tabiatı vardı. Bir şeyden memnun olmaz, vara yoğa söylenirdi." (Reşat Nuri Güntekin)
SINIRDAŞ

  1. [isim] Ortak sınırları olanlardan her biri; hemhudut
SIRDAŞÇA

  1. [zarf] Sırdaşa yakışır bir biçimde
    • "Baş başa verip birbirlerine sırdaşça bir şeyler fısıldıyorlar." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü