İçinde ın olan 6 harfli 114 kelime var. İçerisinde IN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ın olan kelimeler listesine ya da Sonu ın ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BIÇKIN

  1. [isim] Külhanbeyi, kabadayı
    • "Ulan, onlar bey, sen bıçkın." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [sıfat] Korkusuz, gözü pek, yürekli, cesur
    • "Sekiz tane bıçkın, sekiz tane ayağı filarlı pınar başı çocuğuna kim laf dinletebilir ki..." (Sait Faik Abasıyanık)

ZIPKIN

  1. [isim] Büyük balıkları vurup çekmeye yarayan ucu çengelli mızrak

DALGIN

  1. [sıfat] Çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşünceye dalan
    • "Kendi kendine mırıldanır gibiydi, dalgındı." (Tarık Buğra)
  2. Dikkatini belirli bir konu üstünde toplayamayan
  3. [zarf] Kendinden geçmiş bir durumda
    • "Hasta dalgın uyuyor."

IŞINIM

  1. [isim] Işın veya tanecik yayımı, ışıma, radyasyon
  2. Uzayda yayılan bir dalgayı oluşturan ögelerin bütünü, ışıma, radyasyon
  3. Bir enerjinin ışık demeti durumunda yayılması, ışıma, radyasyon
  4. Isının, bir kaynaktan ışın ve dalga hareketi yoluyla yayılması, ışıma, radyasyon

AMANIN

  1. [ünlem] Korkma ve şaşma sözü
    • "Amanın! Nasıl iş o, nasıl yaptın bunu?"

BIKKIN

  1. [sıfat] Çok bıkmış, usanmış, bezmiş

HINZIR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Domuz
  2. [sıfat] Katı yürekli, kötü düşünen, gaddar
    • "Bırak beni ... Şu hınzırı geberteceğim diyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. [sıfat] Genellikle hoşa giden bir davranışta bulunan (kimse)
    • "Dilber'de bir kurum, bir eda. Bir de güzelleşti hınzır." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. [sıfat] Kurnaz, içten pazarlıklı olan

KINAMA

  1. [isim] Kınamak işi, ayıplama, takbih

TIRINK

  1. [isim] Sert bir yüzeye çarpan para vb. metal bir nesnenin çıkardığı ses

DALINÇ

  1. [isim] Kendinden geçercesine sessiz bir coşkuya dalma, istiğrak, meditasyon
  2. Günlük hayatın sıkıntılarından sıyrılmak amacıyla bağdaş kurarak sessiz ve hareketsiz bir biçimde düşüncelerden uzaklaşma, kendini dinleme, istiğrak, meditasyon

KINALI

  1. [sıfat] Kına ile boyanmış olan
  2. Kınanın renginde veya kızıl renkte olan
    • "Bıyıklarının ortası belli ki tütün zifirinden kınalı bir renk almıştı." (Refik Halit Karay)
  3. [isim] Yapıncak

BATINİ
...
KINNAP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kaba şeyler dikmeye, bağlamaya yarayan ince sicim veya kalın iplik
    • "Onları arkadan kınnapla bağlamıştı." (Sait Faik Abasıyanık)

ISINIŞ

  1. [isim] Isınma işi veya biçimi

ÇATKIN

  1. [sıfat] Çatık
    • "Müftü bunu işitince çatkın bir çehre ile geldi." (Reşat Nuri Güntekin)

TINMAK

  1. [nsz] Önemsemek, önem vermek, takmak
    • "Adam hiç tınmadı, cıgarasından derin bir soluk aldı." (Atilla İlhan)
  2. Ses çıkarmak
    • "Onun tınmadığını görünce elini boru yapıp bağırdı." (Haldun Taner)

KIRGIN

  1. [sıfat] Bir kimseye gücenmiş, gönlü kırılmış olan
  2. [isim] Toplu ölümlere yol açan bulaşıcı hastalık

YILGIN

  1. [sıfat] Yılmış, korkmuş olan
    • "Yılgın gözlerle bunlara baktı ve köşedeki tütüncüyü soracak oldu." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bıkmış, usanmış
  3. Morali bozulmuş, çökmüş
    • "Böyle manen bozgun, yılgın ve bedenen bitkin bir hâlde köye varıyoruz." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

BAYGIN

  1. [sıfat] Bayılmış, kendinden geçmiş
    • "İki tarafına sarhoş sarhoş sallanan sandalda balıkçıyı baygın buldu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Süzgün
    • "Baygın bakış."
  3. Gönül vermiş
  4. İnsanı kendinden geçirir gibi olan
    • "Bahçe kapısına varmadan daha / Baygın kokusu ıhlamurun." (Zeki Ömer Defne)
  5. Yığılmış, dökülmüş
    • "Açık eflatun ipek perdeler baygın ve büyük kelebek kanatları hâlinde yere kadar uzanıyordu." (Ömer Seyfettin)

ŞINGIL

  1. [isim] Bir salkımı oluşturan küçük salkımlardan her biri
  2. Küçük ve parlak süs
    • "Gökyüzünü yıldızlar noel ağacının şıngılları gibi süslemiş, pırıldıyorlar." (Refik Halit Karay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü