İçinde ım olan 8 harfli 120 kelime var. İçerisinde IM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ım olan kelimeler listesine ya da Sonu ım ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YALABIMA
-
-
[isim]
Yalabımak işi veya durumu
-
[isim]
Yalabımak işi veya durumu
- BAĞDAŞIM
-
-
[isim]
Tutarlık, tutarlılık, insicam
-
[isim]
Tutarlık, tutarlılık, insicam
- TADIMLIK
-
-
[sıfat]
Bir şeyin tadına bakmaya yeter miktarda olan
- "Doyumluk değil tadımlık."
-
Çok az
-
[sıfat]
Bir şeyin tadına bakmaya yeter miktarda olan
- ŞANZIMAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Motorlu taşıtlarda hız değiştirmek için, motorun yükünü azaltarak arabanın hareket etmesini sağlayan dişliler topluluğu, vites kutusu
-
[isim]
Motorlu taşıtlarda hız değiştirmek için, motorun yükünü azaltarak arabanın hareket etmesini sağlayan dişliler topluluğu, vites kutusu
- SAYIMSAL
-
-
[sıfat]
Sayımlama veya sayım bilimi ile ilgili olan
-
[sıfat]
Sayımlama veya sayım bilimi ile ilgili olan
- KALDIRIM
-
-
[isim]
Yollarda taşlarla yapılan döşeme
- "Araba bozuk kaldırımların üstünde sallanıyor, devrilecek gibi oluyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Kelli felli efendiden adamların hatta sarıklı ulemanın günden güne hırpanileşen kılıklarla, elleri boyunlarında, kaldırımları arşınladıklarını görüyorum." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Yaya kaldırımı
- "Döndük, karşı kaldırıma atladık." (Sermet Muhtar Alus)
- "Bastığı hiçbir eser kaldırıma düşmemişti." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Yollarda taşlarla yapılan döşeme
- KIRKIMCI
-
-
[isim]
Kırkıcı
-
[isim]
Kırkıcı
- AZIMSAMA
-
-
[isim]
Azımsamak işi
-
[isim]
Azımsamak işi
- YARIMADA
-
-
[isim]
Yalnız bir yanından ana karaya bağlı, öbür yanları denizle çevrili kara parçası
- "Anadolu bir yarımadadır. Balkan Yarımadası."
-
[isim]
Yalnız bir yanından ana karaya bağlı, öbür yanları denizle çevrili kara parçası
- BOŞALTIM
-
-
[isim]
Boşaltma işi
-
Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri
-
Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ
-
[isim]
Boşaltma işi
- KALGIMAK
-
-
[nsz]
Sıçramak, fırlamak, şaha kalkmak
- "At kalgıdı."
- "Yunus balıkları kalgıyor."
-
Öfkeyle kalkmak
-
Çapkınlık, serserilik yapmak
-
[nsz]
Sıçramak, fırlamak, şaha kalkmak
- KATIMLIK
-
-
[sıfat]
Bir kezde katılacak miktarda olan
-
[sıfat]
Bir kezde katılacak miktarda olan
- BAKIMEVİ
-
-
[isim]
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş
-
Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim
-
Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina
-
Kademe
-
[isim]
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş
- HISIMLIK
-
-
[isim]
Hısım olma durumu, karabet
-
[isim]
Hısım olma durumu, karabet
- VARSAYIM
-
-
[isim]
Deneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış ancak doğrulanacağı umulan teorik düşünce, faraziye, hipotez
-
[isim]
Deneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış ancak doğrulanacağı umulan teorik düşünce, faraziye, hipotez
- BİRTAKIM
-
-
[sıfat]
Kimi, bazı
- "Aklından son süratle birbirini tutmaz, birtakım düşünceler geçiyordu." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Kimi, bazı
- ŞARKIMSI
-
-
[sıfat]
Şarkıyı andıran, şarkıya benzeyen, şarkı gibi
-
[sıfat]
Şarkıyı andıran, şarkıya benzeyen, şarkı gibi
- SANCIMAK
-
-
[nsz]
Sancı vermek, ağrımak
- "Gözlerimin kökü kazılıyor gibi sancıyor." (Sermet Muhtar Alus)
-
[nsz]
Sancı vermek, ağrımak
- ZIMBASIZ
- ...
- RANDIMAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Verim
- "Orada evin randımanı artıyorsa burada da kulübün randımanı artacak." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
-
[isim]
Verim