İçinde ılma olan 7 harfli 53 kelime var. İçerisinde ILMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ılma olan kelimeler listesine ya da sonu ılma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ilma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I L M
4 Harfli Kelimeler
ALIM
3 Harfli Kelimeler
LAM, MAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AM, LA, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SARILMA
-
-
[isim]
Sarılmak işi
- "İlk büyük kanlı paylaşım sona ermiş, yaralar sarılmaya çalışılıyordu."
-
[isim]
Sarılmak işi
- YIĞILMA
-
-
[isim]
Yığılmak işi; tahaşşüt
-
[isim]
Yığılmak işi; tahaşşüt
- KARILMA
-
-
[isim]
Karılmak işi
-
[isim]
Karılmak işi
- AYILMAK
-
-
[nesnesiz]
Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek; ayıkmak, aymak
-
[mecaz]
Aklı başına gelip gerçeği görmek; ayıkmak, aymak
- "Ayıldı ve Avrupa haşmetinin tesirini silkeledi üzerinden."
-
[nesnesiz]
Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek; ayıkmak, aymak
- ASILMAK
-
-
[-e, nesnesiz]
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak
- "Yan yana asılmış aynı boyda tablolar gördük."
-
Bir yere tutunup sarkmak
-
Tutup çekmek
- "Çocuk annesinin eteğine asıldı."
-
Hızla eline almak
- "Sabah ezanı okunur okunmaz hazırlanarak kimseye görünmeden, yalıdan bir sandala atlayarak küreklere asıldım."
-
[nesnesiz]
Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek; idam edilmek
- "Yeni icat mıdır, ip parasını asılan derbederden üste almak?"
-
[mecaz]
Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek
-
[mecaz]
Sonuna kadar mücadele etmek
- "Ufak tefek onarım işlerine koşacak yardımcılara her zaman ihtiyaç duyulurdu. Bunu bildiğinden daha çok asılıyordu işine."
-
[argo]
Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak; sulanmak
- "Bu kart adam bana asılıyor mu yoksa düşündüğünü dobra dobra söyleyen açık sözlü birisi mi bu adam?"
-
[-e, nesnesiz]
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak
- SIZILMA
-
-
[isim]
Sızılmak işi
-
[isim]
Sızılmak işi
- DAĞILMA
-
-
[isim]
Dağılmak işi; infisah, inhilal
- "Annemle babamın dökülüp dağılmaya hazırlanan karyolaları da buradaydı."
-
[askerlik]
Sınırlı bölgelere toplanmış birlik, gereç ve kuruluşların düşman saldırısına karşı daha iyi korunmalarını sağlamak amacıyla birbirlerinden uzaklaştırılmaları
-
[askerlik]
Bir hedefe aynı silahla atılan mermilerin, barut haklarının ve başka şartların değişmesi yüzünden ayrı ayrı noktalara vurması
-
[isim]
Dağılmak işi; infisah, inhilal
- SATILMA
-
-
[isim]
Satılmak işi
- "Ne var ki dert evin satılması ile bitmeyecekti."
-
[isim]
Satılmak işi
- KATILMA
-
-
[isim]
Katılmak işi; katışma, iltihak, inzimam
- "Kadının üretime dolaysız katılması, ona ekonomik özgürlüğünü sağlamaktır."
-
[toplum bilimi]
İletişim veya ortak davranışta bulunma yoluyla belirli bir toplumsal duruma girme süreci; iştirak
-
[isim]
Katılmak işi; katışma, iltihak, inzimam
- BASILMA
-
-
[isim]
Basılmak işi; tabedilme, tabolunma
- "Oysa tetiğe basılmasıyla merminin bedene saplanması eş zamanlı değildir."
-
[isim]
Basılmak işi; tabedilme, tabolunma
- TIKILMA
-
-
[isim]
Tıkılmak işi
-
[isim]
Tıkılmak işi
- KAÇILMA
-
-
[isim]
Kaçılmak işi
-
[isim]
Kaçılmak işi
- ÇATILMA
-
-
[isim]
Çatılmak işi
-
[isim]
Çatılmak işi
- KASILMA
-
-
[isim]
Kasılmak işi; takallüs
- "Bu kasılma tipinde, kasın boyunda ve bağlı olduğu eklemlerin açısında değişiklik olmaktadır."
-
[isim]
Kasılmak işi; takallüs
- TADILMA
-
-
[isim]
Tadılmak işi
-
[isim]
Tadılmak işi
- YAKILMA
-
-
[isim]
Yakılmak işi
-
[isim]
Yakılmak işi
- SIKILMA
-
-
[isim]
Sıkılmak işi
-
[mecaz]
Utanma ve çekinme duygusu
-
[isim]
Sıkılmak işi
- YAPILMA
-
-
[isim]
Yapılmak işi
- "Bence ahlakın bir ilkesi, bir kökü vardır. Sana yapılmasını istemediğini sen de başkasına yapma."
-
[sıfat]
Yapılmış
- "Eve gelince sokak elbiselerini, yumuşak Fransız flanelinden yapılma ev elbiseleriyle değiştirirdi."
-
[isim]
Yapılmak işi
- ÇIKILMA
-
-
[isim]
Çıkılmak işi
-
[isim]
Çıkılmak işi
- SANILMA
-
-
[isim]
Sanılmak işi; zannedilme, zannolunma
-
[isim]
Sanılmak işi; zannedilme, zannolunma