İçinde ıld olan 8 harfli 18 kelime var. İçerisinde ILD bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ıld olan kelimeler listesine ya da sonu ıld ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AKILDANE

Kelime Kökeni: Arapça ʿāḳil + Farsça dānā

  1. [isim] Akıl veren kimse
YILDIZSI

  1. [sıfat] Yıldızı andıran, yıldıza benzeyen, yıldız gibi; yıldızımsı
    • "Seni düşünürken tenden içeri / İçimde yıldızsı bir şeyler akar" (Bahaettin Karakoç)
ŞIPILDAK

  1. [sıfat] Şıpıldama sesi çıkaran
    • "Ön yüzündeki balığa bakıyor uzun uzun. Şişman, şıpıldak bir balık kırmızılı, yeşilli." (Selim İleri)
ŞAKILDAK

  1. [isim] Bir çeşit çocuk oyuncağı
YILDIZLI

  1. [sıfat] Üzerinde yıldız bulunan
  2. Bulutsuz, duru, açık (gökyüzü)
    • "Bir yaz gecesi, bir cumartesi akşamı, bir sayfiye yeri, ılık mı ılık, yıldızlı mı yıldızlı, durgun mu durgun." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Yıldızlarla kaplı (gökyüzü)
IŞILDAMA

  1. [isim] Işıldamak işi; ışılama
    • "Eğer karşısında bir ayna olsaydı, deniz mavisi gözlerinin içinde iki güneş damlasının ışıldamaya başladığını görecekti." (Nâzım Hikmet)
BAĞILDAK

  1. [isim] Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ; bağırdak
  2. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez; bağırdak
  3. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş; bağırdak
ÇAKILDAK

  1. [isim] Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça
  2. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı
  3. [ağızlardan] Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik
ÇILDIRMA

  1. [isim] Çıldırmak işi
PIRILDAK

  1. [isim] Işık açıp kapamak yoluyla işaretler vererek anlaşmayı sağlayan araç
CIBILDAK

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız çıplak
  2. [zarf] Çıplak olarak
    • "Öğlen olduğunda öylesine ter içinde kalmıştı ki tüm fistanı, donu saçlarıyla cıbıldak suya batmıştı." (Yaşar Kemal)
FIRILDAK

  1. [isim] Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı
  2. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç
  3. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılan şapka
  4. [mecaz] Bakınız düzen
  5. [sıfat, mecaz] Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse)
YILDIRIM

  1. [isim] Gök gürültüsü ve şimşekle görülen, hava ile yer arasındaki elektrik boşalması; saika
  2. [sıfat] Çok hızlı yapılan, olan
KILDIRMA

  1. [isim] Kıldırmak işi
KILDIRIŞ

  1. [isim] Kıldırmak işi
YILDIRMA

  1. [isim] Yıldırmak işi
    • "Herkesin sustuğu o yıldırma devrinde gerçeği söyleyen bu iki yazarın sesi..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ÇILDIRIŞ

  1. [isim] Çıldırmak işi
    • "İşte o zaman sular işkenceye uğramış gibi kıvranışlar, çığlıklar ve çıldırışlarla yaman bir kaçışa koyuldular." (Halikarnas Balıkçısı)
YILDIRAK

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız Süheyl
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü