İçinde ıl olan 7 harfli 243 kelime var. İçerisinde IL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ıl olan kelimeler listesine ya da Sonu ıl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SAYILIŞ
- ...
- SIKILIŞ
-
-
[isim]
Sıkılma durumu veya biçimi
-
[isim]
Sıkılma durumu veya biçimi
- VIZILTI
-
-
[isim]
Vızıldama sesi
- "Uçan bir sivrisineğin vızıltısı duyuldu." (Halikarnas Balıkçısı)
-
Hafif sesle ve bezdirici biçimde yakınma, sızlanma
- "Gerçi sabahları gene evde iş görüyor, annesinin vızıltısını dinlemeye mecbur oluyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Vızıldama sesi
- AÇILMAK
-
-
[nsz]
Açma işi yapılmak veya açma işine konu olmak
- "Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz." (Anayasa)
-
Renk koyuluğunu yitirmek
- "Perdenin rengi açıldı."
-
Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak
- "Ateşi düşünce hasta açıldı."
-
[-e]
Deniz aracı kıyıdan uzaklaşmak
- "... Türk korsan gemileri, engin denizlere açılmışlardı." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
-
Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak
-
Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak
-
İşini gereğinden veya götürebileceğinden geniş tutmak
- "Fazla açıldığı için iflas etti."
-
Genişlemek, bollaşmak
- "Ayakkabısı açıldı."
-
Delinmek, yırtılmak
- "Pantolonun dizleri açıldı."
-
Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek
- "Belki hava açılıyor." (Refik Halit Karay)
-
Gereken güce ulaşmak
- "Araç uzun yolda açıldı, hızı arttı."
-
[-e]
Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek
- "Hiç kimseye açılmayarak yaşadığım bu altı ay beni bitirdi." (Peyami Safa)
-
[-e]
Pencere, kapı, yol vb. geçit vermek
- "Yol açılmış, biriken vasıtalar sel hâlinde akmaya başlamıştı." (Haldun Taner)
-
Yüzerken kıyıdan uzaklaşmak
- "Ben yüzerken biraz fazla açıldım, kendimi Vardar'ın kuvvetli bir akıntısına kaptırdım." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Ayrıntıya girmek
-
[nsz]
Açma işi yapılmak veya açma işine konu olmak
- ÇAĞILTI
-
-
[isim]
Suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı yansıma ses
- "Yalnız koca arktan akan suyun serin çağıltısı duyuluyordu." (Cahit Uçuk)
-
[isim]
Suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı yansıma ses
- YAKILMA
-
-
[isim]
Yakılmak işi
-
[isim]
Yakılmak işi
- ÇARPILI
-
-
[sıfat]
Çarpı işareti konmuş
-
[isim]
Bir tür olta iğnesi
-
[sıfat]
Çarpı işareti konmuş
- KARILMA
-
-
[isim]
Karılmak işi
-
[isim]
Karılmak işi
- BAKILMA
-
-
[isim]
Bakılmak işi
-
[isim]
Bakılmak işi
- ÇATILIŞ
-
-
[isim]
Çatılma işi veya biçimi
-
[isim]
Çatılma işi veya biçimi
- YAĞILTI
-
-
[isim]
Derideki yağ ve ter bezleri tarafından salgılanan, lifleri bir kılıf gibi sararak dış tesirlerden koruyan madde
-
[isim]
Derideki yağ ve ter bezleri tarafından salgılanan, lifleri bir kılıf gibi sararak dış tesirlerden koruyan madde
- FIŞILTI
-
-
[isim]
Fışırdama sesi
- "... önümdeki denizin fışıltısını duyuyordum." (Halikarnas Balıkçısı)
-
[isim]
Fışırdama sesi
- ILIKLIK
-
-
[isim]
Ilık olma durumu
- "Çocuklarının gönüllerine halim bir kış güneşi ılıklığını veren hatıralarını saydılar." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Ilık olma durumu
- KAPILMA
-
-
[isim]
Kapılmak işi
-
[isim]
Kapılmak işi
- OLASILI
-
-
[sıfat]
Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel
- "Olasılı hesaplarla böyle önemli işlere girişilemez."
-
Belkili
-
[sıfat]
Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel
- AYILMAK
-
-
[nsz]
Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek
-
Aklı başına gelip gerçeği görmek
-
[nsz]
Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek
- SAĞILMA
-
-
[isim]
Sağılmak işi
-
[isim]
Sağılmak işi
- ISTILAH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Terim
-
Herkesin anlamadığı özel anlamda kullanılan söz
-
[isim]
Terim
- ÇIĞILTI
-
-
[isim]
Çığlıkla karışık ses
-
[isim]
Çığlıkla karışık ses
- KILINIŞ
-
-
[isim]
Kılınma işi veya biçimi
-
[isim]
Kılınma işi veya biçimi