İçinde ık olan 7 harfli 348 kelime var. İçerisinde IK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ık olan kelimeler listesine ya da Sonu ık ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AKBALIK
-
-
[isim]
Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılan bir balık (Leuciscus)
-
Akya balığı
-
[isim]
Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılan bir balık (Leuciscus)
- ASIKLIK
- ...
- MAYIŞIK
- ...
- SICACIK
-
-
[sıfat]
Yeter derecede ve hoşa giden bir sıcaklığı olan
-
İçten, samimi, hoş, sevimli, güzel
- "Rustik barlarda her şey sıcacık tahtadır." (Çetin Altan)
-
[sıfat]
Yeter derecede ve hoşa giden bir sıcaklığı olan
- ÇAKIŞIK
-
-
[sıfat]
Çakışmış olan
- "Çakışık üçgenler."
-
[sıfat]
Çakışmış olan
- YANIKSI
-
-
[sıfat]
Biraz yanık olan
-
[sıfat]
Biraz yanık olan
- ASANLIK
- ...
- DOLAMIK
-
-
[isim]
Bir tür ağ, bir tür avcı tuzağı
-
[isim]
Bir tür ağ, bir tür avcı tuzağı
- ŞURACIK
-
-
[isim]
Yakın ve belirli bir yer
-
[isim]
Yakın ve belirli bir yer
- TIKIŞIK
-
-
[sıfat]
Tıkışmış olan
-
[sıfat]
Tıkışmış olan
- ADCILIK
-
-
[isim]
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm
-
[isim]
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm
- KAŞIKÇI
-
-
[isim]
Kaşık yapan veya satan kimse
-
Şimşir, kemik, bağa vb.nden kaşık oyan, süsleyen zanaatçı
-
[isim]
Kaşık yapan veya satan kimse
- DADILIK
-
-
[isim]
Dadı olma durumu veya dadının yaptığı iş
- "Elli yaşlarında bir adam, konaklarda dadılık eden bir kadının erkeğidir." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Dadı olma durumu veya dadının yaptığı iş
- KAYIKÇI
-
-
[isim]
Kayıkla insan veya yük taşıyan kimse
- "Kayıkçım Duran sırığı suya daldırdı." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Kayıkla insan veya yük taşıyan kimse
- YIVIŞIK
-
-
[sıfat]
Islak, kaygan, yapışkan
-
Yılışık
-
[sıfat]
Islak, kaygan, yapışkan
- KABARIK
-
-
[sıfat]
Kabarmış olan
- "Kabarık göğsündeki, parlak kıvılcımlı tüyleri, altından bir zırh gibiydi." (Ömer Seyfettin)
-
Çıkıntısı olan, tümsekli
-
[sıfat]
Kabarmış olan
- YAKALIK
-
-
[isim]
Erkek gömleklerinin üzerine takılan eğreti yaka
- "Karıları incik boncuk içinde, erkekler ekseri yakalık bile alıp takmıyorlar." (Halide Edip Adıvar)
-
İlköğretim öğrencilerinin önlüklerinin üzerine taktıkları yaka
-
[isim]
Erkek gömleklerinin üzerine takılan eğreti yaka
- AŞIKANE
- ...
- AYLIKLI
-
-
[sıfat]
Aylık alan (kimse), maaşlı
- "Aylıklı bir görevli."
-
Karşılığı aylıkla ödenen
- "Aylıklı bir iş."
-
[sıfat]
Aylık alan (kimse), maaşlı
- LİRALIK
-
-
[sıfat]
Herhangi bir lira değerinde olan
- "Beş milyon liralık alışveriş. On milyon liralık kumaş."
-
[isim]
Lira
-
[sıfat]
Herhangi bir lira değerinde olan