İçinde ıcı olan 14 harfli 18 kelime var. İçerisinde ICI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ıcı olan kelimeler listesine ya da sonu ıcı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TATLANDIRICILI
-
-
[sıfat]
İçinde tatlandırıcı bulunan
- "Tatlandırıcılı sakız."
-
[sıfat]
İçinde tatlandırıcı bulunan
- TAMAMLAYICILIK
-
-
[isim]
Tamamlayıcı olma durumu
-
[isim]
Tamamlayıcı olma durumu
- YASAKLAYICILIK
-
-
[isim]
Yasaklayıcı olma durumu
-
[isim]
Yasaklayıcı olma durumu
- BUHARLAŞTIRICI
-
-
[isim]
Buharlaşma işlemini gerçekleştiren alet
-
[isim]
Buharlaşma işlemini gerçekleştiren alet
- ÇALIŞTIRICISIZ
-
-
[sıfat, spor]
Çalıştırıcısı olmayan; antrenörsüz
-
[sıfat, spor]
Çalıştırıcısı olmayan; antrenörsüz
- YATIŞTIRICILIK
-
-
[isim]
Yatıştırıcı olma durumu
-
[isim]
Yatıştırıcı olma durumu
- BALTALAYICILIK
-
-
[isim]
Baltalayıcı olma durumu; sabotajcılık
- "Birincisi, kötümserlikle hatta baltalayıcılıkla bile suçlanıldı."
-
[isim]
Baltalayıcı olma durumu; sabotajcılık
- ULUSLARARASICI
-
-
[sıfat]
Uluslararasındaki ilişkileri benimseyen, uluslararasındaki ilişkilerden yana olan; milletlerarasıcı, beynelmilelci, enternasyonalci, enternasyonalist
- "Olof Palme’nin önderliğindeki İsveç, küreselci, uluslararasıcı ve yansız bir çizgi izlemeye çalıştı."
-
[sıfat]
Uluslararasındaki ilişkileri benimseyen, uluslararasındaki ilişkilerden yana olan; milletlerarasıcı, beynelmilelci, enternasyonalci, enternasyonalist
- UZLAŞTIRICILIK
-
-
[isim]
Uzlaştırıcının yaptığı iş; ara buluculuk
-
[isim]
Uzlaştırıcının yaptığı iş; ara buluculuk
- KIVAMLAŞTIRICI
-
-
[isim]
Sıvı bir maddeyi kıvamına getirmeyi sağlayan alet
-
[isim]
Sıvı bir maddeyi kıvamına getirmeyi sağlayan alet
- DOLANDIRICILIK
-
-
[isim]
Dolandırıcı olma durumu; ayyarlık, tokatçılık
- "Bankaları büyük mikyasta kurulan dolandırıcılık dolabı sanırdı."
-
Dolandırıcının yaptığı iş; ayyarlık, ketenpere, tokatçılık
-
[isim]
Dolandırıcı olma durumu; ayyarlık, tokatçılık
- DENİZALTICILIK
-
-
[isim]
Denizaltıcının yaptığı iş
-
[isim]
Denizaltıcının yaptığı iş
- UYGARLAŞTIRICI
-
-
[sıfat]
Uygar duruma getiren, uygarlaşmayı sağlayan; medenileştirici
- "Sermayenin muazzam uygarlaştırıcı etkisi buradan kaynaklanır."
-
[sıfat]
Uygar duruma getiren, uygarlaşmayı sağlayan; medenileştirici
- ÇALIŞTIRICILIK
-
-
[isim, spor]
Çalıştırıcının yaptığı iş; antrenörlük, koçluk
-
[isim, spor]
Çalıştırıcının yaptığı iş; antrenörlük, koçluk
- KARIŞTIRICILIK
-
-
[isim]
Bakınız fitnecilik
-
[isim]
Bakınız fitnecilik
- YAPIŞTIRICILIK
-
-
[isim]
Yapıştırıcı olma durumu
-
[isim]
Yapıştırıcı olma durumu
- KARŞILAYICILIK
-
-
[isim]
Karşılama işini yapma
-
[isim]
Karşılama işini yapma
- BAĞIŞLAYICILIK
-
-
[isim]
Bağışlayıcı olma durumu
-
[isim]
Bağışlayıcı olma durumu