İçinde ıcı olan 11 harfli 43 kelime var. İçerisinde ICI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ıcı olan kelimeler listesine ya da sonu ıcı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KILAĞICILIK
-
-
[isim]
Kılağıcının yaptığı iş; zağcılık
-
[isim]
Kılağıcının yaptığı iş; zağcılık
- KARŞILAYICI
-
-
[isim]
Karşılama işini yapan kimse
- "Bütün ticaret yolları boyunca bu yapılar bize kapılarını açtı, oradaki bekçilerin ve karşılayıcıların selamlarıyla kendimize geldik."
-
[isim]
Karşılama işini yapan kimse
- YIKAYICILIK
-
-
[isim]
Yıkayıcının yaptığı iş
-
[isim]
Yıkayıcının yaptığı iş
- AKTARICILIK
-
-
[isim]
Aktarıcının yaptığı iş
-
[isim]
Aktarıcının yaptığı iş
- KIRICILAŞMA
-
-
[isim]
Kırıcılaşmak durumu
-
[isim]
Kırıcılaşmak durumu
- YARATICILIK
-
-
[isim]
Yaratıcı olma durumu
- "Yaratıcılığımızı sürdürelim, daha iyi bir dünya için var gücümüzle çalışalım."
-
Yaratma yeteneği
-
[ruh bilimi]
Her bireyde var olduğu kabul edilen, bir şeyi yaratmaya iten farazi yatkınlık
-
[isim]
Yaratıcı olma durumu
- YAPIŞTIRICI
-
-
[isim]
Yapıştırma özelliği olan, yapıştırmaya yarayan nesne; yapışkan
-
[sinema]
Filmlerin yapıştırılması işinde kullanılan cihaz
-
[isim]
Yapıştırma özelliği olan, yapıştırmaya yarayan nesne; yapışkan
- ÇALIŞTIRICI
-
-
[isim, spor]
Bir spor dalında, sporcuyu eğiten, yetiştiren ve çalıştıran kişi; antrenör, koç (II)
-
[isim, spor]
Bir spor dalında, sporcuyu eğiten, yetiştiren ve çalıştıran kişi; antrenör, koç (II)
- YATIŞTIRICI
-
-
[sıfat]
Yatıştırma özelliği olan, yatıştıran, sakinleştiren
-
Bakınız sakinleştirici
-
[sıfat]
Yatıştırma özelliği olan, yatıştıran, sakinleştiren
- BEYAZLATICI
-
-
[sıfat]
Kumaş, cilt, diş vb.nin renk tonlarını açan; ağartıcı
- "Beyazlatıcı krem satın aldım."
-
[isim, kimya]
Daha beyaz duruma getiren kimyasal madde; ağartıcı
-
[sıfat]
Kumaş, cilt, diş vb.nin renk tonlarını açan; ağartıcı
- YAPAĞICILIK
-
-
[isim]
Yapağıcının yaptığı iş; yapakçılık
-
[isim]
Yapağıcının yaptığı iş; yapakçılık
- YAYINDIRICI
-
-
[isim, fizik]
Işığın yayınmasını sağlamak için ışık kaynağı önüne konulan, değişik yapılarda olabilen yüzey
-
[isim, fizik]
Işığın yayınmasını sağlamak için ışık kaynağı önüne konulan, değişik yapılarda olabilen yüzey
- ABARTICILIK
-
-
[isim]
Abartıcı olma durumu; abartmacılık, mübalağacılık
- "Yunanlılar için ‘Galip sayılır bu yolda mağlup’ demekte abartıcılık payı olamazdı."
-
[isim]
Abartıcı olma durumu; abartmacılık, mübalağacılık
- GICIRDATMAK
-
-
[-i]
Gıcırtı çıkarmasına yol açmak
- "Merdivenleri gıcırdatmadan indi, kadının kapısı önünde durdu."
-
[-i]
Gıcırtı çıkarmasına yol açmak
- SALGILAYICI
-
-
[isim]
Salgı üreten organ veya doku
-
[isim]
Salgı üreten organ veya doku
- AYDINLATICI
-
-
[sıfat]
Aydınlatma işini yapan
-
Bakınız cilt parlatıcı
-
[sıfat]
Aydınlatma işini yapan
- BULAŞICILIK
-
-
[isim]
Bulaşıcı olma durumu
-
[isim]
Bulaşıcı olma durumu
- GICIKLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Gıcık oluşmak
- "Boğazım gıcıklanıyor."
-
[mecaz]
Kuşkulanmak, huylanmak
- "Kız doktorun bakışından gıcıklanıyormuş gibi güldü."
-
[mecaz]
Cinsel istek uyanmak
-
[nesnesiz]
Gıcık oluşmak
- TARAYICILIK
-
-
[isim]
Tarayıcının yaptığı iş
-
[isim]
Tarayıcının yaptığı iş
- DOLANDIRICI
-
-
[isim]
Birini aldatarak mal veya parasını alan kimse; ayyar, tokatçı
- "Tükürük müfettişi meğer meşhur bir dolandırıcı imiş."
-
[isim]
Birini aldatarak mal veya parasını alan kimse; ayyar, tokatçı