İçinde ıc olan 8 harfli 51 kelime var. İçerisinde IC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ıc olan kelimeler listesine ya da sonu ıc ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GICIKLIK
-
-
[isim, argo]
Gıcık olma durumu
-
[isim, argo]
Gıcık olma durumu
- TAŞIYICI
-
-
[isim]
Taşıma işini yapan kimse veya şey; yükçü
-
Yükü havadan veya yerden taşımaya yarayan ve kapalı devre çalışan alet; konveyör
-
Bakınız hamal
-
Bakınız aktarıcı
- "Her insan, kâinatı dolduran varlığın bir özü ve âlemşümul düşüncenin bir taşıyıcısıdır."
-
[tıp]
Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığın sebebi olan mikrobu vücudunda taşıyan canlı; portör
-
[isim]
Taşıma işini yapan kimse veya şey; yükçü
- YANKICIL
-
-
[sıfat, hayvan bilimi]
Yankıdan yararlanarak yönünü bulan (hayvan)
-
[sıfat, hayvan bilimi]
Yankıdan yararlanarak yönünü bulan (hayvan)
- KAFALICA
-
-
[zarf]
Kafalı bir biçimde
-
[zarf]
Kafalı bir biçimde
- BULAŞICI
-
-
[sıfat]
Birinden bir başkasına geçen, bulaşan; geçici, sâri
-
[sıfat]
Birinden bir başkasına geçen, bulaşan; geçici, sâri
- GICIRLIK
-
-
[isim]
Gıcır olma durumu
-
[isim]
Gıcır olma durumu
- SIMSICAK
-
-
[sıfat]
Pek sıcak; sıpsıcak
-
Çok samimi, çok duygulu
- "Siz hiç her satırı sımsıcak, yepyeni bir özle dolu şiirler hatırlar mısınız?"
-
[zarf]
Çok sıcak olarak, sıcak bir biçimde
-
[sıfat]
Pek sıcak; sıpsıcak
- BICIRGAN
-
-
[isim, ağızlardan]
Boru biçimindeki maden parçalarının içini düzleştirip parlatmakta kullanılan alet
-
[isim, ağızlardan]
Boru biçimindeki maden parçalarının içini düzleştirip parlatmakta kullanılan alet
- YAPAĞICI
-
-
[isim]
Yapağı alıp satan kimse; yapakçı
-
[isim]
Yapağı alıp satan kimse; yapakçı
- AYICILIK
-
-
[isim]
Ayıcının yaptığı iş
-
[mecaz]
Çevresindekilere kaba ve sert davranarak şaka yapma işi
- "Bizimkisi, ayı şakası denilen şakalardan; şaka değil, gerçek ayıcılık..."
-
[isim]
Ayıcının yaptığı iş
- UFACICIK
-
-
[sıfat]
Bakınız küçücük
- "Kenarı fıstık çamlarıyla süslenmiş bir ufacıcık akçıl kayalık Lübnan köyü."
-
[sıfat]
Bakınız küçücük
- KILICINA
-
-
[zarf]
Kalas, cetvel tahtası gibi kalınlığı eninden az olan şeyler keskin ve dar tarafı yukarı gelmek üzere; kılıçlama
- "Kirişleri kılıcına yerleştirmeli."
-
[zarf]
Kalas, cetvel tahtası gibi kalınlığı eninden az olan şeyler keskin ve dar tarafı yukarı gelmek üzere; kılıçlama
- PARALICA
-
-
[sıfat]
Epey parası olan
- "O, bizim arkadaşı oraya dilber Çingene kızları ile gönlünü eğlendirmeye gelmiş, paralıca bir delikanlı sanıyordu."
-
[sıfat]
Epey parası olan
- BATILICA
-
-
[sıfat]
Bakınız alafranga
-
[sıfat]
Bakınız alafranga
- ISLATICI
-
-
[isim]
Yapıştırmadan önce pulları, zarfları, etiketleri ıslatmaya yarayan araç
-
[isim]
Yapıştırmadan önce pulları, zarfları, etiketleri ıslatmaya yarayan araç
- TARAYICI
-
-
[isim]
Kâğıt üzerindeki resim, yazı vb. simgeleri tanıyıp bilgisayar ortamına aktaran araç
-
Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçiren veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit eden kimse
-
[isim]
Kâğıt üzerindeki resim, yazı vb. simgeleri tanıyıp bilgisayar ortamına aktaran araç
- ARICILIK
-
-
[isim]
Arıcının yaptığı iş
-
[isim]
Arıcının yaptığı iş
- AŞICILIK
-
-
[isim]
Aşıcının yaptığı iş
- "Sanatları aşıcılık olan birçok kocakarı var."
-
[isim]
Aşıcının yaptığı iş
- FARKLICA
-
-
[sıfat]
Biraz farklı; ayrımlıca
- "Birinci bölüm de orijinalinden farklıca."
-
[zarf]
Farklı bir biçimde; ayrımlıca
-
[sıfat]
Biraz farklı; ayrımlıca
- AĞLATICI
-
-
[sıfat]
Ağlatan, insanı ağlatacak kadar duygulandıran
-
[sıfat]
Ağlatan, insanı ağlatacak kadar duygulandıran