İçinde ı olan 4 harfli 195 kelime var. İçerisinde I harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ı harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ı harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALIŞ
-
-
[isim]
Alma işi veya biçimi
-
[isim]
Alma işi veya biçimi
- CADI
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak
-
Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın
-
Çok güzel göz
-
[isim]
Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak
- AĞLI
-
-
[sıfat]
Ağı bulunan
-
[sıfat]
Ağı bulunan
- FIRT
-
-
[isim]
Bir solukta veya bir yudumda içilebilecek miktarda sigara veya içki
- "Çek bir fırt."
-
[isim]
Bir solukta veya bir yudumda içilebilecek miktarda sigara veya içki
- FIÇI
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Bir araya getirilerek çemberlerle tutturulmuş ensiz tahtalardan yapılan, yuvarlak, karnı şişkin ve altı üstü düz kap
- "Su, kocaman fıçılara doldurulup arabalarla Beykoz'a getirilir." (Salâh Birsel)
-
[sıfat]
Bu kabın alabileceği miktarda olan
-
[isim]
Bir araya getirilerek çemberlerle tutturulmuş ensiz tahtalardan yapılan, yuvarlak, karnı şişkin ve altı üstü düz kap
- ILIK
-
-
[sıfat]
Soğukla sıcak arası, ne soğuk ne sıcak
- "Ilık, parlak bir güneş her tarafı ısıtıyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Soğukla sıcak arası, ne soğuk ne sıcak
- AHIR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Evcil büyükbaş hayvanların barındığı kapalı yer, hayvan damı
-
[isim]
Evcil büyükbaş hayvanların barındığı kapalı yer, hayvan damı
- ATIL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Tembel
-
İşsiz, aylak
-
Etkisiz, işe yaramaz
-
Süreduran
-
[sıfat]
Tembel
- KATI
-
-
[sıfat]
Sert, yumuşak karşıtı
- "Bu hâl, onu ilk defa giyilen katı gömlek gibi sıkıyordu." (Falih Rıfkı Atay)
-
Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim
- "Katı yürekli. Katı davranış."
-
Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan
-
Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp
-
[zarf]
Çok, aşırı derecede
- "Susadım ol dem hararetten katı / Sundular bir cam dolusu şerbeti." (Süleyman Çelebi)
-
[sıfat]
Sert, yumuşak karşıtı
- SIRF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Yalnızca
- "Sırf vazife diye yaptığım bu ufak tefek hizmetler boşa gitti." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Tümüyle, bütün olarak, büsbütün
- "Kâhinliğimin sırf bir tesadüfe dayandığı oy birliği ile kabul edildi." (Haldun Taner)
-
[zarf]
Yalnızca
- AĞIŞ
-
-
[isim]
Ağma işi veya biçimi
- "Gençlikten orta yaşa, orta yaştan yaşlılığa ağışını birlikte yaşadığım bu ev..." (Adalet Ağaoğlu)
-
Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı
-
[isim]
Ağma işi veya biçimi
- ALIM
-
-
[isim]
Alma işi
-
Kurum, çalım, gurur
-
Çekicilik
- "O ne eda, o ne alım, o ne çalım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Alma işi
- SIPA
-
-
[isim]
Eşek yavrusu
-
[isim]
Eşek yavrusu
- HACI
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Din buyruklarını yerine getirmek için hacca gitmiş Müslüman
-
Kudüs, Efes vb. kutsal bir yeri ziyaret etmiş olan Hristiyan
-
[isim]
Din buyruklarını yerine getirmek için hacca gitmiş Müslüman
- BATI
-
-
[isim]
Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, günindi, garp, doğu karşıtı
- "En batıda sarı, iki yüksek tepeli bir dağ." (Halide Edip Adıvar)
-
Bulunulan yere göre güneşin battığı yönde olan bölge, garp
-
Güneşin 22 Martta ve 23 Eylülde battığı nokta
-
[isim]
Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, günindi, garp, doğu karşıtı
- AĞRI
-
-
[isim]
Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı
- "Sabah yataktan müthiş bir omuz ağrısı ile kalkmıştı." (Haldun Taner)
-
[isim]
Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı
- SIVI
-
-
[isim]
Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi
-
[isim]
Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi
- KİĞI
- ...
- ILIM
-
-
[isim]
İstek ve tutkularda ölçülü davranma erdemi, ölçülülük, itidal
-
Gün tün eşitliği
-
[isim]
İstek ve tutkularda ölçülü davranma erdemi, ölçülülük, itidal
- KAÇI
-
-
[zamir]
Ne kadarı, kaç kişi
- "Bunların kaçı sana ait?"
- "Kaçına belge verilecek?"
-
[zamir]
Ne kadarı, kaç kişi