İçinde ğl olan 5 harfli 18 kelime var. İçerisinde ĞL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğl olan kelimeler listesine ya da sonu ğl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OĞLAK
-
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Oğlak Burcu
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Oğlak Burcu
- OĞLAN
-
-
[isim]
Erkek çocuk
- "Biraz sonra oğlan da doğrulup kızın karşısına geçti."
-
Yetişkin erkek
- "Yakışıklı, erkek güzeli olmaya aday bir oğlandı."
-
Bakınız (iskambilde) bacak
-
[kaba konuşmada]
Cinsel bakımdan erkeklerin zevkine hizmet eden
-
Genç erkek hizmetçi
-
Tiyatro ve sinemada birinci derecede erkek karakter
- "Ramp ışığında da dışarıdaki yaşayışta da ‘oğlan’ o olurdu işte."
-
Döl yatağı, rahim
-
[isim]
Erkek çocuk
- BAĞLI
-
-
[sıfat]
Bir bağ ile tutturulmuş olan
- "Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı."
-
Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren; vabeste
- "Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı"
-
Sınırlanmış, sınırlı olan
- "Tüzüğe bağlı bir işlem."
-
Kapatılmış olan
- "Bağlı geçit."
-
Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan
- "Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun bağlı kuruluşlarını ziyaret ettim."
-
Birinin emri altında bulunan, onun hâkimiyeti altında olan; tabi (I)
-
Bakınız köyaltı
-
[mecaz]
Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan
- "Çocuklarına bağlı ana."
-
[ağızlardan]
Halk inanışına göre büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek)
-
[sıfat]
Bir bağ ile tutturulmuş olan
- DAĞLI
-
-
[sıfat]
Dağlık bölge halkından olan
- "Kolağası Celil Efendi, dağlı milletinin kasaba yerinden nasıl korktuğunu bilmez değildi."
-
Dağa ait
-
[mecaz]
Kaba saba, görgüsüz
- "Batıl itikatlara inanmış, dağlı, cahil bir kızcağızdı."
-
[sıfat]
Dağlık bölge halkından olan
- TUĞLA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Balçığın kalıplara dökülüp güneşte kurutulduktan sonra özel ocaklarda pişirilmesiyle yapılan ve duvar örmekte kullanılan yapı malzemesi
- "Çocuklar taşları, kırılmamış briketleri, tuğlaları çarçabuk bir yana yığdılar."
-
[isim]
Balçığın kalıplara dökülüp güneşte kurutulduktan sonra özel ocaklarda pişirilmesiyle yapılan ve duvar örmekte kullanılan yapı malzemesi
- TUĞLU
-
-
[sıfat]
Tuğu olan
-
[sıfat]
Tuğu olan
- İĞLİK
-
-
[sıfat]
İçinde herhangi bir sayıda iğ bulunan
- "1923’te Türkiye’de sadece 7000 iğlik harap durumda pamuk işletmesi vardır."
-
[sıfat]
İçinde herhangi bir sayıda iğ bulunan
- ÇAĞLA
-
-
[isim, bitki bilimi]
Badem, kayısı, erik vb. tek çekirdekli yemişlerin körpeyken yenilebilen ham şekli
- "Kayısı ve şeftali ağaçları birkaç günde çiçek açmış, badem ağaçlarında ise çağlalar belirmeye başlamıştı."
-
[isim, bitki bilimi]
Badem, kayısı, erik vb. tek çekirdekli yemişlerin körpeyken yenilebilen ham şekli
- YAĞLI
-
-
[sıfat]
Üzerinde veya içinde yağı olan
-
Yağı çok olan
- "Yiyecek maddelerinden yağlı bulgur pilavı, un helvası gibi yemekler hazırlanır."
-
Yağla yapılmış
- "Yağlı çörek."
-
Bakınız besili
- "Bir de olaydı şimdi diye yağlı hindi sayıklıyorsun."
-
Yağdan kirlenmiş veya lekelenmiş olan
- "Uzun saçları eski redingotun yağlı yakasına dökülüyor."
-
[mecaz, teklifsiz konuşmada]
Bol ve kolay kazanç sağlayan
- "Yağlı bir iş."
-
[sıfat]
Üzerinde veya içinde yağı olan
- MUĞLA
-
-
[isim]
Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
-
[isim]
Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
- EĞLEK
-
-
[isim]
Sürünün yazın öğle sıcağında dinlendiği gölgelik
-
Yolcuların geceyi geçirdikleri yer, han veya konak
-
[isim]
Sürünün yazın öğle sıcağında dinlendiği gölgelik
- LIĞLI
-
-
[sıfat, jeoloji]
Lığdan oluşmuş veya üzerinde lığ birikmiş
- "Lığlı katman."
-
[sıfat, jeoloji]
Lığdan oluşmuş veya üzerinde lığ birikmiş
- AĞLAK
-
-
[sıfat]
Sık sık ağlayan, ağlamayı huy edinmiş olan
- "Bana ne, onun sarı, parlak bir kumaşa sarınmış, ağlak suratlı bodur karısından?"
-
[sıfat]
Sık sık ağlayan, ağlamayı huy edinmiş olan
- BÜĞLÜ
-
Kelime Kökeni: Fransızca bugle
-
[isim, müzik]
Küçük büğlü, soprano büğlü, alto büğlü, bariton büğlü olarak dört türü bulunan, bakırdan, perdeli veya pistonlu müzik araçlarının adı
-
[isim, müzik]
Küçük büğlü, soprano büğlü, alto büğlü, bariton büğlü olarak dört türü bulunan, bakırdan, perdeli veya pistonlu müzik araçlarının adı
- ÖĞLEN
-
-
[isim]
Bakınız öğle
- "Öğlene doğru seyirciler çoğalmaya başladı."
-
[gök bilimi]
Bakınız meridyen düzlemi
-
[isim]
Bakınız öğle
- ÇİĞLİ
-
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
- ZAĞLI
-
-
[sıfat]
Bakınız kılağılı
- "Zağlıdır sizin dilleriniz, hiç istemez onları biletmek."
-
[sıfat]
Bakınız kılağılı
- SIĞLA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız günlük ağacı
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız günlük ağacı