İçinde ğl olan 13 harfli 20 kelime var. İçerisinde ĞL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğl olan kelimeler listesine ya da sonu ğl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SAĞLANABİLMEK

  1. [nesnesiz, -den] Sağlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Meclisteki kaynaşmalar yatıştı ve normal bir durum sağlanabildi mi?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ÇAĞLAYANCERİT

  1. [isim] Kahramanmaraş iline bağlı ilçelerden biri
YAĞLAYABİLMEK

  1. [-i] Yağlama ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Yağlamaya gücü yetmek
BAĞLANABİLMEK

  1. [-e, nesnesiz] Bağlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Denize öyle bağlıdırlar ki ancak bir ülkü adamı ülküsüne böyle bağlanabilir." (Nâzım Hikmet)
DAĞLAYABİLMEK

  1. [-i] Dağlama ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Dağlamaya gücü yetmek
YEĞLEYEBİLMEK

  1. [-e, -i] Yeğleme ihtimali veya imkânı bulunmak
BAĞLATTIRILMA

  1. [isim] Bağlattırılmak işi
EĞLENCESİZLİK

  1. [isim] Eğlencesiz olma durumu
ÇAĞLAYABİLMEK

  1. [nesnesiz] Çağlama ihtimali veya imkânı bulunmak
HİNOĞLUHİNLİK

  1. [isim] Hinoğluhin olma durumu
    • "Bir an yazı müdürünün telkininde bir hinoğluhinlik olabileceğini düşündü." (Attilâ İlhan)
ÇAĞLAYIVERMEK

  1. [nesnesiz] Çabucak veya ansızın çağlamak
BAĞLAYABİLMEK

  1. [-e, -i] Bağlama ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Büyük bir sevinç içinde olan Mevlâna, artık onu muhitine bağlayabilmek için bir çare düşünmüştü." (Asaf Halet Çelebi)
  2. Bağlamaya gücü yetmek
    • "O gün lakayıt gibi bir şey olmuş idiyse de bugün mektupları helecanından tıkana tıkana, bayılmaya ramak kalmak bir hâlde olarak bağlayabildi." (Ahmet Midhat Efendi)
DAĞLANIVERMEK

  1. [nesnesiz] Çabucak dağlanmak
BAĞLAYIVERMEK

  1. [-e, -i] Çabucak bağlamak
    • "Hüseyin Ağa, sağlam konuşmasıyla sarsılan gönülleri kendine bağlayıverdi." (Kemal Bilbaşar)
BAĞLANIVERMEK

  1. [-e, nesnesiz] Çabucak bağlanmak
    • "Önüme düşenler, benden önce baş salladılar ve iş de kaşla göz arasında iyi bir sonuca bağlanıverdi." (Süleyman Edip Balkır)
SAĞLAYABİLMEK

  1. [-i, nesnesiz] Sağlama ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Sağlamaya gücü yetmek
    • "Günlük, bazen da en çok bir haftalık gıdamızı sağlayabilecek kadar bir para veriliyordu." (Adalet Ağaoğlu)
DAĞLAYIVERMEK

  1. [-i] Çabucak dağlamak
TEKİRDAĞLILIK

  1. [isim] Tekirdağlı olma durumu
BAĞLATABİLMEK

  1. [-i] Bağlatma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Onu, herhangi bir vali, bir emniyet amiri bir polise, bir jandarmaya tutturup ellerini bağlatabilir." (Tahsin Demiray)
  2. Bağlatmaya gücü yetmek
    • "İsteyen müracaat ederek kok kömüründen elde edilen hava gazını evine bağlatabilir ve böylece evinde gaz ocağı kullanmaktan kurtulurdu." (Ertuğrul Erol Ergir)
BAĞLANTILILIK

  1. [isim] Bağlantılı olma durumu; irtibatlılık
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü